logo

reklam

MAREV’DE TARİHİ BİR GÜN


facebook
Müslüm AKTÜRK
muslumakturk@hotmail.com

Hasar gören DNA’larımızın nasıl onarıldığını bulduğu için bütün dünyada saygı gören ve başta Mardinliler olmak üzere bütün ülkemize büyük sevinç, onur yaşatan Nobel ödüllü ilk Türk bilim adamı Aziz Sancar’ın hemşerileriyle bir araya gelmesiyle, Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı’nın Ataşehir’deki Genel Merkezi’nde tarihi bir gün yaşandı.  

Yaklaşık 5 yıldan beri MAREV’deki etkinlikleri takip ederim. Bugüne kadar gördüğüm en heyecanlı toplantının bu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. En azından benim katıldığım programların en heyecanlısı, en coşkulusu “budur” diyebilirim…

İnsanlar, Sayın Aziz Sancar’la konuşmak, elini tutmak, birlikte fotoğraf çektirebilmek için birbiriyle yarıştı. Bu sevgi, haliyle Aziz Hoca’ya da sirayet etti. Konuşmakta zorlandığını kürsüde dile getirdi. Hemşehrileriyle buluşmaktan büyük keyif aldığını anlattı. Ancak çok yorgun olduğu çok belirgindi. Dolayısıyla ne Aziz Hoca’nın hemşehrilerine, ne de hemşehrilerinin Aziz Hoca’ya doyduklarını söyleyemeyiz…

Buluşma kısa sürdü, tadımlıktı ama hafızalarda uzun süre kalacak türden anılar bıraktı…

MAREV Genel Başkanı Sayın Haluk Eldem’in konuşmasında vurguladığı gibi, keşke hem mekan hem de Aziz Hoca’nın zamanı biraz daha geniş olsaydı da daha fazla Mardinli, hemşehrileri Aziz Sancar Hoca ile görüşüp hasbihal edebilseydi.

Ama, “Her şeye rağmen MAREV güzel bir etkinliğe imza attı” diyebiliriz. Ziyaret programını düşünen, gerçekleştiren, bu etkinliğe emeği geçen herkesi tebrik etmek lazım…

ORGANİZASYONDA ÜZERİNE

Organizasyonla ilgili herkes kendine göre bir eleştiri getirebilir. Ben de, bir başkası hatta ve hatta MAREV’in yönetimi bile “Şurada şöyle yapsaydık daha iyi olurdu” gibi söylemde bulunabilir. Her organizasyonda mutlaka göze batan olumsuzluklara rastlanabilir. Ancak daima bardağın dolu tarafını görmemiz lazım. Önemli olan organizasyonlarda iyi niyetle hareket edilmesidir…

MAREV, dünyanın saygı gösterdiği bir bilim adamını konuk etmişse bundan memnuniyet duymak gerekir. İster vakıf, ister federasyon ister se dernek olsun, Mardin adına faaliyet gösteren her kurum Mardinliler tarafından motive edilmeli, varsa bir eksiklik, bir yanlışlık o da yapıcı bir şekilde, “tribünlere oynanmadan” dile getirilmeli, mümkünse ilgili muhataba direkt iletilmeli…

 

KISSADAN HİSSE

 

Yazımızı, bir çoğumuzun bildiği kıssadan hisse bir hikayeyi paylaşarak tamamlayalım.

Bir gün adamın biri, oğlunu eşeğe bindirmiş kendisi arkasından ağır ağır yürüyerek köye gidiyorlarmış. Yolda bunları görenler:

– Dünya tersine döndü galiba! Baksana hâle, ihtiyar adam yürüyor da parmak kadar çocuk eşeğin üzerinde. Ne ayıp şey değil mi? diye söylenmeye başlamışlar.

Bu sözleri duyan baba, merkepten oğlunu indirip kendisi binmiş. Biraz gidince bir kaç kişiye daha rastlamışlar. Onlar da:

– Şu hâle bakın siz! Koskoca adam binmiş eşeğe, parmak kadar çocuk arkasından yetişeyim diye ter döküyor, insanoğlu işte hep kendini düşünür, diye konuşmaya başlamışlar.

Bunun üzerine baba:

– Oğlum gel beraber binelim de kimse laf etmesin, demiş.

Baba önde oğlu arkada giderken birkaç kişi daha görmüş onları ve:

– Şu insanoğlunda merhamet diye bir şey kalmadı. Yürüseler ölecekler mi? Azıcık Allah korkusu olan kimse böyle yapmaz, gibi sözler söyleyerek uzaklaşmışlar.
Baba bu sefer:

– Oğlum en iyisi mi, ikimizde yürüyelim, öyle ettik olmadı böyle ettik olmadı. Bir de bu şekil deneyelim, demiş.

Eşek önlerinde, onlar arkada yollarına devam ederlerken, birkaç kişi daha görmüş bunları. Onlar da:

– Şunların ki de akıl mı yani? Eşek önlerinde bomboş gidiyor da her ikisi de şu sıcakta yürüyorlar. İnsan, boş eşek olur da binmez mi hiç? demişler. Bu sözleri duyan baba, sonunda oğlu ile birlikte eşeği omuzlayıp taşımaya başlamışlar. Tabii ki yine eleştiriden kurtulamamışlar.

Baba, bakmış ne yapsa kimseye yaranamıyor:

– Gördün ya oğul, her kafadan bir ses çıkıyor. Ne yapsan beğenmiyorlar. En iyisi bildiğinden şaşmayacaksın. Elin ağzı torba değil ki, büzesin! şeklinde öğütte bulunmuş…

Share
446 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
  • Güneş durdu yerinde

    24 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Güneş durdu yerinde Şam şehrinde medfun Evliyadan Seyyid Muslihiddin Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselamdan bahsederken şunu anlattı sevdiklerine: Peygamber efendimiz bir gün evlerinde otururken hazret-i Ali de “radıyallahü teâlâ anh” yanlarındaydı. O esnada Cebrail aleyhisselam bir vahiy getirdi. Efendimiz aleyhisselam, vahyin ağırlığından mübarek başlarını hazret-i Ali’nin dizine koydular. Vakit, ikindiyle akşam arasıydı. Ve güneş batana kadar kaldıramadılar başlarını. ...
  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
UA-36507442-2