logo

reklam

LGBT’lilerin Sonu “Lut Kavmiyle” Aynı


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

 

Neredeyse tüm insanların en çok merak ettiği ve de sorduğu konulardan bir tanesidir. Hem LGBT hem Lut Kavmi konuları. LGBT ve Lut kavmi aynıdır. LGBT de Lut kavmi gibi helak olacaktır inşallah.

 

Yüce Allah bir kavmi helak eder mi, onlara gökten ve de yerden ciddi manada sert azaplar gönderir mi? Onları azabın içine sokar mı, ziftin içerisinde yok eder mi? Azap geldiği vakit o kötü kavmin içerisinde Allah (c.c) yolunda giden samimi insanlara ne oluyor? Tabi bu sorulan bütün soruların cevabı Müslümanların pusulası olan kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim de her şey yazılmıştır.

 

Öncelikli olarak Ad halkını yıkımı uğrattı. Sonrasında Semud’u da. Böylelikle o pis yola baş koyanların hiçbirini yeryüzünde bırakmadı. Tabi burada başka bir kavim olan Nuh kavmi de aynı şekille yok edildi. Çünkü onların hepsinde de aynı zalimlikler ve de azgınlıklar vardı.

 

Altı üstüne gelen şehirlerden ve de kavimlerden bir diğeriyse Lut kavmiydi. Cenabı Allah’ın gazabı onların üstüne yağdı. Onları yerin dibine geçirdi.

 

Yüce Allah (c.c) kutsal kitabımız olan Kuran’ı Kerim’de bütün kavimlere birer uyarıcı gönderildiğinden ve bu uyarıcının onları hak dine davet ettiğinden her daim bahsetmektedir. Lakin Kuran’da bahsedilen Semud, Lut, Ad, Eyke ve Ress kavimleri her türlü azgınlıkta direnen, elçileri her daim öldüren, öldürmeye kalkan, sapkınlıklarında hiçbir zaman sınır tanımayan kavimlerden olmuşlardır. Bunun üzerine de Cenabı Allah’ın (c.c) azabını üzerlerine çekmişlerdir.

 

Kamer Suresinin 33 ve 36 ayeti Kerime de şöyle açıklık getirilmiştir; Lut kavmi de uyarıları tamamen yalanladı. Bizde onların üzerlerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnızca lut ailesini bu felaketten ayrı tuttuk. Onları da bir seher vaktinde kurtardık; Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte şükreden ve de doğru yolda olanları böyle ödüllendiririz. Oysaki andolsun zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştık. Lakin onlar bu uyarıları her daim kuşkuyla karşılayıp yalanlamakta da her daim direttiler.

 

Lut kavminin helak edilişi şu şekilde olmuştur. Hz. Lut peygamber, Hz. İbrahim (a.s) ile aynı dönemde yaşayan peygamberdir. Hz. Lut, Hz. İbrahim’e (a.s) komşu kavimlerden birine elçi olarak gönderilmiştir. Bu kavim, Kuran’ı Kerimde de belirtildiği gibi, o güne kadar yeryüzünde, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş olan bir sapıklığı, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lut, onlara her daim bu sapıklıklardan, bu kötü hareketlerden vazgeçmelerini söylediğinde ve onlara Cenabı Allah’ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu her daim yalanladılar. Yalanlamaya kalkıştılar. O’nun peygamberliğini sürekli olarak inkar etmeye çalıştılar ve sapıklıklarına her daim devam etmeye çalıştılar. Bunun sonucunda da hepimizin okuduğu, bildiği ve de kutsal kitabımız olan Kuran’ı Kerim de yer aldığı gibi kavim, korkunç felaketler sonucunda sonsuza kadar helak edildi.

 

Lut kavmi neden mi bu cezaları aldı, neden mi cezalandırıldılar. Şimdi sizlere biraz daha şeffaf bir şekilde açıklık getireyim.

 

Lut kavmi de, gönderilen elçileri her daim yalanladılar. Hani onlara kardeşleri Lut: “Sakınmaz mısınız?” demişti. “Gerçek şudur ki, ben sizlere elçi olarak gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Yüce Allah’tan korkun, sakının ve bana da itaat edin. Ben sizlerin hiçbirinden herhangi bir şey istemiyorum. İstenilen şeyler sadece alemlerin Rabbine aittir.

 

Sizler insanlardan “cinsel arzuyla” erkeklere mi gidiyorsunuz? Rabbiniz sizler için yaratmış bulunan eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, sizler sınırı çiğneyen çok kötü bir kavimsiniz.” Dediler ki; “Ey Lut, eğer ki bu söylediğin şeylere bir son vermezsen, gerçekten de buradan sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” Dedi ki; “Gerçekten ben, sizin yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım.” (Şuara Suresi, 160-168)

 

Hz. Lut, kavmini her daim doğrulara çağırır ve anlaşılır bir şekilde uyarılar yapıyordu. Fakat kavmi hiçbir şekilde yaptığı uyarıları dikkate almazlar ve Hz. Lut’u inkar etmeye ve onun haber vermekte olduğu azabı da sürekli yalanlamaya devam ediyorlardı.

 

Lut da; hani kavmine demişti: “Sizler gerçekten, sizden önceki kavimlerden, alemlerden hiç kimselerin yapmadığı “çirkin bir utanmazlığı” yapıyorsunuz. Sizler, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve de bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız? Bunu üzerine Lut’un kavminin cevabı sadece: “Eğer ki doğru söylüyorsan, bizlere Allah’ın azabını getir” demek oldu. (Ankebut Suresi, 28-29)

 

Hz. Lut kavmini defalarca kavmini uyarmasına rağmen onların hiçbiri cinsel arzu ve sapkınlıkta her daim direttiler. Bunu üzerine Hz. Lut’a gönderilen elçiler azabın sabahın vakti gerçekleşeceğini şu şekilde bildirdiler:

 

Dediler ki; “Ey Lut, bizler Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle beraber yola çık. Sakın hiçbiriniz arkasına dönüp de bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan azap sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi? (Hud Suresi, 81)

 

Bir sabah vakti Hz. Lut hiçbir şekilde arkasına dahi dönüp bakmadan kavminden uzaklaşırken Cenabı Allah da o azgın insanların üzerine taşlar yağdırdı, Hz. Lut’un karısı da geride kalanların arasında oldu…

 

Derken, tan yerinin de ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkutucu ve de dayanılmaz) çığlıklar yakalayıverdi. Anında yurtlarının üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık. Elbette ki bunda derin bir kavrayışa sahip olanlar için gerçekten de ayetler vardır. O şehir de, gerçekten de bir yo üzerinde halen durduğu görülmektedir. (Hicr Suresinin 73 ve 76 suresinden.)

 

Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık; Rabbinin katında “belli bir şekle sokulmuş, damgalanmış” olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir. (Hud Suresinin 82 ve 83 suresinden.)

 

Sonrasında da geri kalanları da yerle bir ettik. Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık; uyarılıp da korkutulanların yağmuru ne kadar da kötüdür.

 

Evet, dostlar Lut kavminin üzerine yağan taşların kimlerin üzerine geleceği, kimlere isabet edeceği belliydi. Kimin yerine dibine geçirileceği ve de kimlerin kurtarılacağı önceden belliydi. Ne var ki o koskoca kavmin içinden iman eden bir avuç insandan başkası da olmamıştı.

 

İki cihan serveri Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) hadisi şerifin de şöyle buyurmuştur ki: Benden sonra en korktuğum şey ümmetimin Lut kavminin yaptığını yapmalarıdır.”

 

Öyle ya günümüzde içinde bulunduğumuz zaman içerisinde ve de şimdiler de her ne kadar ismi değişmiş “LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Trans) olmuş olsa da yine de Lut kavminin, Semud kavminin yaptıklarının tıpkısının aynısından olan şeytani hareketlerin içerisinde bulunan şeytani bir topluluktur.

 

Cenabı Allah bu hareketlerde bulunanları Lut Kavmi gibi, Semud ve de diğer kavimler gibi helak etmeyi nasip eylesin inşallah. Onların üstüne göklerden beton ve zift yağdırsın inşallah. Onlara destek veren, onlarla beraber yürüyenleri, onlarla beraber olanların tümünü helak etmesi dileğiyle…

 

Lut Kavminin, Semud kavminin ve de LGBT’lilerin yeryüzünde ki ve de ahirette ki ateşleri bol olsun!

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

Sosyal Bağlantılar:

İnstagram: https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

Facebook: https://www.facebook.com/Mehmet-K%C4%B1z%C4%B1lkaya-614033742076452/

 

 

Share
644 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2