logo

reklam

Laiklik ve Anayasa Tartışmalarına Dair;


Kamil TABAK
tabakkamil@hotmail.com

TBMM Başkanı bir konuşmasında ‘Yeni anayasada laiklik olmamalı. Dindar bir anayasa olmalı’ demiş.

Laikliğin; marazi uygulaması diyebileceğimiz ve Cumhuriyetten bu yana Türkiye’de uygulanmakta olan statükocu, otoriteryan “Kemalist Jakoben Laiklik” örneği üzerinden okunması, tanımlanması yetersiz olmaktan öte yanlıştır.

Laiklik; devletin ve bütün kamu kuruluşlarının dinsel inançlar, felsefi kabuller karşısında yansız olması, eşit mesafede ve hoşgörülü olmasıdır. Laik Devlet inançlarından dolayı birini kayıramaz ya da onları cezalandıramaz. Laik Devlet dinleri baskı altına alamaz, bilakis dinlere karşı hoşgörülüdür. Bireyler laik devlette, kendi inanç ve felsefi kabulleriyle kamusal alanda hür, özgür ve eşit olurlar..

Darülaceze’de cami ile birlikte kilise ve havranın da aynı anda yer aldığı düşünülürse, birilerinin “le sultan rouge / kızıl sultan, baskıcı” olarak karalamaya çalıştığı Abdülhamit’in bile günümüz “Müslüman aydınlar”dan çok daha ileri bir din ve laiklik anlayışına sahip olduğunu görürüz.

Bununla beraber her inanç gurubu kendi hukukunu seçebilmelidir. Bunun en bariz örneğini Medine Vesikasında görmekteyiz.

Yeni Türkiye’nin ihya ve inşasında; ‘çoğunlukçu’ demokrasiden ‘çoğulcu (plüralizm)’ demokrasiye geçiş er geç olacaktır, olmalıdır da. Bu yönüyle laikliğin var olması, başta Müslümanlar olmak üzere her inanç ve düşüncede olanlar için olmazsa olmaz bir zarurettir. Hele ki; “katli vaciplerin, tekfirlerin hava uçuştuğu, marazi bir selefiliğin İslam(!) olarak yayılmaya çalışıldığı günümüzde” bu zaruret kendini daha da hissettirmektedir.

Yeni anayasaya gelince; Anayasalar toplumsal bir sözleşmedir. Dini, dili, mezhebi, felsefi yaklaşımı, siyasi görüşü, ideolojisi farklı kesimlerin ortak vatandaşlık/millet bilinciyle, hep birlikte barış ve huzur içerisinde yaşama hakkını garanti altına alan, ortak bir metindir. Doğuştan gelen temel hakları gözeten, koruyan, devletin düşünceleri itibariyle vatandaşlarına uyguladığı her türlü baskıyı gayrimeşru sayan, eşitlik ve özgürlük temelli, bireyi önceleyen sözleşmedir.

Böyle bir anayasa zaten İslam’ın da öngördüğü bir anayasadır. Yani Sn Meclis Başkanının ifadesiyle “dindar anayasa”dır.

Hal böyle iken Sn Meclis Başkanının söz konusu beyanatı; olası yeni anayasa çalışmalarının kısır tartışmalara kurban edilmesi bakımından son derece yersiz olmakla beraber, teknik olarak da doğru değildir…

Etiketler:
Share
1109 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Laiklik ve Anayasa Tartışmalarına Dair;” için 2 Yorum

  1. Kemal : diyor ki:

    İlamın öngördüğü anlamda ‘laiklik’ uygulamasına evet ama bunun adi laiklik olmamalı. Bu kavram,geçmişten sabıkalı uygulamaları inançlı kesimin üzerinde unutulmaz acılar ve olumsuz hatıraları var…

  2. hasan : diyor ki:

    Kamil Bey görüş ve düşüncelerinize katılıyorum. Sorun Laikliğin doğru tanımlanması ve doğru olarak uygulanmasıyla ilgilidir! Bu haliyle,yani geçmişte uygulana geldiği şekliyle büyük bir sorun olarak ortada durmaktadır. Sizin de bahsettiğiniz anlamda anlaşılması iç barışa katkı sağlayacaktır. Ayrıca Laiklik ve İslam arasında nasıl bir ilişki var. Ortak noktaları gibi konularda İslami kesimin bilgillenmeye, aydınlanmaya ihtiyaç olduğu kanaatindeyim!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR

    29 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ey İman Edenler Zina Etmeyin, Gençligini Zinadan Koruyana Cennet Vardır (Kaynak Beyheki) .. GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR Süleyman bin Yesâr, bir arkadaşıyla “Ebva” denen yerde konaklamışlardı. Arkadaşı yakındaki alışveriş yerinden bir şeyler almak üzere çadırdan ayrıldığı sırada Süleyman’ı geriden gözetleyen bir bedevi kadını hemen çadırın kapısına gelerek: – Buraya kadar gelir misin? diye seslendi. Süleyman, serili sofradan yiyecek isteyeceğini düşünerek bazı şeyleri alıp da kadına doğru yürürken kadının ikazı farklı oldu: – Ben yiyecek fa...
  • ÇOCUĞU ORTADAN KESİN

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " ÇOCUĞU ORTADAN KESİN Hz. Davud zamanında genç bir kadın , çocuğunu alıp gezmeye çıkarmıştı . Dinlenmek amacıyla yeşillik bir yer bulup oraya oturdular. Bu sırada yanlarına başka bir kadın gelmişti . O kadının da yanında bir çocuğu vardı . Çocuklar hemen hemen aynı yaştalardı . Kadınlar tanıştılar . Sonradan gelen kadın diğer kadına nazaran yaşça büyüktü ve onun ablası konumundaydı . Aralarında konuşurlarken çocuklar da önlerinde oynuyorlardı . Bu sırada büyük kadının çocuğu çalılıkların arkasına girip gözden kaybolmuştu . Annesi bunun far...
  • Günaydın!!!

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Misak ı Milli nin sınır taşı olan ve halkın % 70' i türkmen ve araplardan oluşan Kerkük şehrinde artık Kürdistan bayragı esiyor ve Maşallah istihbaratımız yeni anladı galiba... Kerkük Irak petrolünün % 40 ını üretiyor, Dünya'da petrol üretiminin önemli bir kaynağını Kerkük üretiyor. Misak ı Mili nin çizilmemesi için elinden geleni yapan İngiliz'in şımarık prensi Barzani bölgeyi yeni bir kavgaya doğru sürüklüyor. Bölgede zaten söz sahibi olan Kürdistan Irak Federe eyaletinin bu hareketi, bölgenin gerçek hakimi Arapları ve Türkleri hem birleşt...
  • TERÖR SİVİLLERİ VURMAKTADIR

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TERÖR     SİVİLLERİ   VURMAKTADIR Dünya üzerinde, terör olayları alabildiğine, devam etmektedir. Dünyayı yöneten güçler; sözde, kınamalar, yapsalar da; terörün devam etmesinden, mutlu gibi gözükmektedirler. Şu an Güney sınırımızdaki, tüm olaylar bunun en güzel delilidir. O coğrafyaya, kilometrelerce uzakta olan tüm güçler; sahne alabilmek için; bir birleri ile yarışmaktadırlar. Sonuçta; tüm Dünyaya silah satan ve o, satıştan yüklü bir miktarda para kazanan devletler; Dünyayı yönetmeye talip olan, devletlerdir. Üstelik, o bölgenin yer altı ze...
UA-36507442-2