logo

Kutlu Doğum ile Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V)


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

İnsanlığı içinde bulunduğu şu karanlık dünyadan kurtarmak ve de onlara adeta kılavuzluk yaparak yollarını aydınlatmakla birlikte ışıklar saçan bir kandil olarak seçilmiş ve de vazifelendirilmiş olan Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) dünyaya teşriflerinin kutlanıldığı Kutlu Doğum Haftası’na ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Yüce Yaradanımızın, “Ey güzel Peygamberim Muhammed Mustafa (S.A.V), ey habibim, sen ki olmasaydın alemleri yaratmazdım” güzel hitabına mazhar olmuş sevgili Peygamberimizin ümmetiyle olmakla birlikte şereflendirilmiş olan biz Müslüman Alemi için, bütün kainatın yaratılışından şuan ki ve de gelecek bütün zamanlar içerisine kadar yaşanmış olan eşsiz, tek, en parlak ve de en önemli hadise şüphesizdir ki Yüce Yaradan Resulü’nün (S.A.V) kutlu doğumudur.

Yüce Peygamberimiz yaratılmamış olsaydı, hiçbir şey yaratılmayacaktı. Eğer ki o yaratılmasaydı, hiçbir şeyin yaratılmasının anlamı, manası kalmayacaktı. Peygamber Efendimizin üzerinde yaşamadığı bir yeryüzü, bir evren, yaşanmaya değecek bir evren olmayacaktı.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) ve de O’na ayet ayet gönderilen Rehberimiz olan Kura’nı Kerim’in vazettiği hakikat nurlarının yokluğunu tasavvur edebilseydik, nasıl bir karanlıkla, nasıl berbat bir vahşetle yüz yüze geleceğimizi de hayal edebilirdik.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) olmadığı bir evrende, bütün her şeyin bir hiçlikten çıkıp yeni hiçliklere gömüldüğü, adeta hiçbir anlamı olmayan, manasız olan, dayanıksız ve de çıldırtıcı görüntülerin mahşerinden birer tablo ile ibaret kalacaktı.

Peygamber Efendimizin, Rehberimiz olan Kur’anı Kerimden aldığı güzelim hakikatlerin o nurlu ışığı olmazsa, kainat, bütün evren adeta büyük bir matem evine dönüşürdü. Tüm canlılar, ölümlerin ayrılıkların, sona gelişlerin acımasız tokatlarıyla ağlayan zavallılar olarak kalacaklardı. Öyle ki belki de bütün her şey birbirine adeta düşman olacaktı. Güzel olanı, iyi olanı, doğru olanı ve insanlığı temsil eden hiçbir şey, ayakta kalamayacak, ayakta duramayacak, sınırsızca kötülüklerin ve de çirkinliklerin hükmünü vahşice icra edecekti.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) olmasaydı, kainat adeta taşıdığı tüm sırlarıyla beraber dilsizleşecekti, var edilen hiçbir şey, kendi sırrını insanlara açmayacaktı. Tüm seslerin, halleriyle, hareketleriyle ve de sesleriyle Yaratıcısını her zaman zikreden mevcudatın ortasında insan, adeta sonsuz olan bir körlüğe ve de sağırlığa mahkum kalacaktı.

Ondandır ki Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) “alemlere rahmet” olarak gönderilişi bu yüzdendir.

Bütün kainatın ta ki en başından, Peygamber Efendimizin doğumuna hazırlanması, O’nun o eşsiz muhteşem doğumuyla kainatın ruh kazanması da, adeta yeniden doğması bu sırdandır da diyebiliriz.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) asırlardan beridir ki ümmeti tarafından Şefkat ve de Rahmet Peygamberi olarak her zaman, her saniye hatırlanması, her dakika da her namaz da her dua da selat ve de selam gönderilmesi de bu büyük sırdandır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) sayesinde Müslümanlar ve de insanlık, asırlardır asırlar boyunca hikmetlerini ve de gayelerini, güzel ahlaklı olmalarını, doğruluktan yana olmaları ve de en büyük hakikatlerini Sevgili Peygamberimizin verdiği derslerden öğrendiler uygulamaya başladılar. Peygamber Efendimizin hakikatli ve de güzel olan sözlerinin verdiği o büyüleyici muazzam haberlerin meraklı ve de müştak muhatabı oldular.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V), baştan sona o muazzam büyüleyici ve de Müslümanların pusula olan Kur’an ahlakıyla tamamen güzelleşmiş hayatıyla, Kur’an-ı Kerim hakikatlerine dair verdiği harika derslerle, mübarek olan o sözleriyle, o muhteşem halleriyle bugün de, tüm evrende ki Müslümanlar için yollarını aydınlatan, yollarını güzelliklere çıkaran, her yeri beyazlatan ve de ışıklandıran büyük bir rehberdir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’yı (S.A.V) hakkıyla sevmediğiniz müddetçe tam da iman etmiş sayılmazsınız. Şüphesizdir ki O’nu hakkıyla sevebilmek, O’nu daha iyi tanımakla mümkündür.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V)  salat ve selam olsun…

Selam ve Dua ile…

 

“Mehmet KIZILKAYA”

Share
479 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
  • Kötü Yöneticiler ve Zalimlikleri

    20 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Japon atasözünde şöyle güzel bir söz vardır; “Bin asker toplamak kolay olsa da onlara bir general bulmak çok zordur” der. Bir şirketin binlerce çalışanları olsa dahi iyi bir müdürün, iyi bir liderin, iyi bir üstün yoksa hem artan rekabet ortamlarında, hem çalışma durumlarında her daim başarısızlıklara ve adaletsizliklere imza atar dururlar.  Öyle ki her daim çalışan insanların hakları üstleri tarafından yenilmiş olup, üstleri tarafından her daim tehditler görecek ve çeşitli tehditlere maruz kalacaklardır. Her daim köleleştirme sistem...
  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
UA-36507442-2