logo

reklam

KUTLU DOĞUM HAFTASI İSLAM ÂLEMİNE HAYIRLI, UĞURLU OLSUN.


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Hz. Muhammed (s.a.v) efendimizi anmak için, her yıl Nisan ayında Dil, din, mezhep ve coğrafya ayrımı yapmaksızın tüm dünyada hiç kimseyi ötekileştirmeden bir arada birlikte yaşamak, toplumların barışı için giderek önem kazanmaktadır. Bu itibarla Kutlu Doğum Haftasının teması “Hz. Peygamber, Birlikte Yaşama Ahlâkı ve Hukuku” olarak belirlenmiştir., Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî (Hicri Rebiulevvel ayının 12. gecesi), asırlardır milletimiz tarafından “Mevlid Kandili” olarak kutlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamış, bu düşünce ile de Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)’in doğum yıldönümünün; tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve adalet getirmesi dileğiyle sözlerime başlıyorum. Peygamberimiz; Hz. Muhammed;( s.a.v.)insanlar içinden seçilmiş, inanlara karşı çok şefkatli ve merhametli bir Peygamberdir. Bundan tam 1442 yıl önce insanlık Cahiliye devrini yaşıyordu. İnsanlar hak, adalet, dürüstlük gibi kavramları unutmuştu. Güçlü zayıfı eziyordu. Kız çocuğuna sahip olmak utanç vesilesi olduğundan diri diri toprağa gömülürdü. Yirmi üç yıllık peygamberlik süreci sonunda cahiliye devrinin karanlık günlerinden, karıncayı bile incitmekten çekinen insanlardan oluşan saadet asrının güneşinin tüm dünyayı aydınlattığını görüyoruz. Bu kadar kısa bir zaman diliminde bu kadar büyük değişimin mimarı tabi’i ki âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (sav)’di. Sevgili Peygamberimiz hayatı boyunca insanları aldatmaya yönelik hiçbir iş yapmamıştır. O hiç yalan söylememiş, insanların mallarına el uzatmamış, haksız yere cana kıymamıştır. Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde bu hususu şöyle dile getirmektedir. “Müslüman, insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir”; Özü sözü bir olan peygamberimiz, kendisi için istediğini ümmeti için istemiştir ve bu hususta şöyle demiştir. “Hiçbiriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için istemedikçe (gerçek anlamda) iman etmiş olamaz” Sevgili Peygamberimizin ahlaki vasıflarından biride yapmış olduğu bütün işlerinde merhamet duygusunun olmasıydı. Ağzından hiçbir zaman kaba bir söz çıkmamış, hiç kimsenin kalbini kırmamış, her hareketinde merhameti ön plana çıkarmış ve bizlere merhametli olmamızı öğütlemiştir. Sevgili Peygamberimizin, söylediği ve yaptığı işler hayatı boyunca uyum içinde olduğu için yaşadığı toplumda örnek bir kişi olarak gösterilmiş ve kendisine Muhammed’ül Emin denilmiştir. İnsanlara hangi inançtan olursa olsun sırf insan olduğu için değer vermiştir. Nitekim bir Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalkmış saygı göstermiş, kendisine cenazenin bir Yahudi ye ait olduğu söylendiğinde; o kişinin insan olmasının saygı gösterilmesi için yeter bir sebep olduğunu beyan etmiştir. Medine’ye hicret ettiğinde orada yaşayan Yahudi kabileleri ile vatandaşlık anlaşması yapmış ve farklı inançlara sahip insanların bir arada yaşayabileceğinin en güzel örneklerini bizlere sunmuştur. Her zaman affedici olmuş, Mekke’nin fethinde, daha önce kendisine her türlü eziyeti yapan müşriklere ceza vermek yerine hepsini affetmiştir. Sevgili Peygamberimiz sadece dinin tebliği için vazifelendirilmiş değildir. İslam Dininin yaşantıya aktarılış şeklini, dünyada yaşantımızı nasıl şekillendireceğimizi, hangi prensipleri yerine getirirsek kendimizin, toplumda hayat sürdürdüğümüz insanlarla beraber Rabbimizin razı olacağı bir hayatı yine O’nun hayatından öğrenmekteyiz. Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl. Muhabbet eğer içinde O varsa güzeldir. Evet, bugün bizleri bu güzel ortamda burada buluşturan neden, kendisini anlatmaya kelimelerin kifayetsiz kaldığı sevgililer sevgilisine, şefkat abidesine duyduğumuz sevgi ve özlemdir. Hayatın gayesinin, yaratılışın manasının silindiği yok olduğu, her şeyin manasız görüldüğü bir ortamda başıboşluk ve hüzün girdaplarında boğulmaya yüz tutmuş;21. yy. insanı; maddi anlamda çağlar atlayıp bütün ihtiyaçlarını karşılamış ama ruhunu paslandırmış ve çürütmüştür. İşte biz böyle bir zamanda yaşıyoruz. Peygamber Efendimiz, Yüce Allah’ın elçisi olarak Kur’an-ı Kerim’i tüm zaman ve mekânlara hitaben insanlığa tebliğ etmiştir. Akıllara, kalplere seslenerek güzel ahlak temelinde; bütün dünyaya huzur, barış ve kardeşlik getiren Peygamberimizin anlam ve değer yüklü yaşamı günümüzde de insanlık için önemini korumakta ve gelecek için ihtiyaç duyulan örnekleri içinde barındırmaktadır. Bugün; artık Ruhlar bir şey bekliyor, maneviyata aç gönüllerimiz, her şeyin madde olmadığını anlatan bir nur istiyor. Her şeye rağmen, ruh ve mana kökleri sağlam; fıtratlarındaki saflığı, temizliği barındıran insanoğlu, er ya da geç dönüp dolaşıp O’nun şefkat ve merhamet ikliminde buluşmalı, yeni bir dirilişe ermeli ve dünyaya yeniden sevgiyi, barışı getirmelidir diye düşünüyorum. İnşallah O’nu anmak için tertiplediğimiz bu program okyanusta damla misali de olsa kalplerimizde manevi bir uyanışın oluşmasına, Peygamberimizin sünnetinin hayatımızda yol gösteren bir kandil olmasına ve O’nun bize öğrettiği İslamî prensiplerin zerrelerimize kadar hayatımıza aksederek dünya ve ahİret mutluluğumuza vesile olması dileklerimle. Yunus Emre’nin dilindeki aşk peygamberine, Mevlana’nın dilindeki rahmet peygamberine, Ahmet Yesevi’nin dilindeki hikmet peygamberine, Hacı Beştaş-ı Veli’nin dilindeki sevgi ve şefkat peygamberine selam olsun. Peygamberimizin (s.a.v) kutlu doğumu hepimize güzellikler getirsin. Milletçe dostluk, kardeşlik, birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın daha da arttığı günümüzde, Peygamber Efendimizi daha iyi tanımak, anlamak ve anlatmak için her yıl artan bir heyecanla kutlanan Kutlu Doğum Haftası’nın tüm vatandaşlarımıza ve İslam âlemine hayırlı uğurlu olmasını dileriz. Saygılarımla 13 Nisan 2015 Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yazar.

Share
1356 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
UA-36507442-2