logo

reklam

Kurban Bayramının Ülkemize Barış ve Huzur Yağmurlarını Getirmesi Dileğiyle


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Cenabı Allah, bizleri mübarek olan bayramlara ulaştırması kadar güzel bir şey yoktur.

Mübarek ve de kutsal olan bayramlarda bütün Müslüman Aleminin tüm insanlığa en güzel şekilde barış mesajlarının verildiği bir bayram olmalıdır.

Bizleri, her daim barış ve de sevgi bayramı olan Kurban bayramına eriştiren Yüce Yaradanımız olan Allah’a sonsuz hamd u senalar olsun.

Mübarek ve de kutsal olan bu bayramlara ulaşmamız ve de erişmemiz, Cennet ırmaklarına ulaşmak kadar güzel ve de özeldir. Çünkü bu mübarek bayramlar tüm insanlık için Cenabı Allah tarafından verilen özel bir ikramdır. Yeter ki bizlerde bu mübarek bayramların değerini, kadrini ve de kıymetini en iyi şekilde bilelim.  Kendi olan benliklerimizden sıyrılıp kurtularak, bizlerin benlikleri ve de oluşumu olalım.

Bu mübarek, güzel ve de özel bayram içerisinde dil, din, ırk ayrımı yapmadan Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i ve ulaşabildiğimiz ne kadar dostlarımız, komşularımız, yakınlarımız ve de gönül bağlarımız varsa tekrardan herkesle gönül bağlarımızı en güzel, en sağlam şekilde hep beraber tazelememiz gerekir. Türk, Kürd, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni demeden bütün mümin kardeşlerimizle hep beraber kucaklaşıp birbirimizin bu mübarek ve de kutsal kurban bayramını kutlamamız gerekir. Hep beraber ülkemiz için, kutsal topraklarımız için, kardeşliğimiz için dua etmemiz gerekir. Başka ırklardan olan bütün dostlarımızla, bütün çevremizle, bütün insanlarımızla en iyi şekilde kaynaşıp, hep birlikte dualarımızı etmemiz gerekir.

Bu mübarek ve de kutsal bayramda hep beraber yaşlılarımızı ziyaret edelim, büyüklerimize gidelim, annelerimizin, babalarımızın ve de büyüklerimizin ellerinden öpelim bayramlarını kutlayalım. Kalplerini kırdığımız insanların gönüllerini en iyi şekilde alalım. Küçüklerimize gönüllerimizin sıcacık ve de en narin yerinden şefkatli gülücüklerimizi dağıtalım hep beraber. Annesiz babasız muhtaç minik bedenleri sevelim sevindirelim. Çevremizdeki fakirleri, dostlarımızı, ihtiyaç sahiplerini, komşularımızı her daim kabul edelim. Ayrımcılık yapmadan herkese sıcacık olan gönüllerimizi açmamız gerekir. Irklar arası ayrımları yapmadan herkese eşit bir merhametle yaklaşıp mübarek günlerini en güzel şekilde kutlamalıyız.

Bu mübarek ve de özel günde bütün insanları sevindirelim. Ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, asla ama asla aramama gibi bir durum içerisine girmeyelim. İnsanoğlu şuanda modern iletişim çağında yaşıyor. Sevdiklerimizi, sevenlerimizi, anne, baba ve de bütün insanlarımızı tebriksiz bırakmayalım. Bütün insanlığın bu mübarek ve güzel gününü barış ve de kardeşlik içinde hep beraber kutlayalım.

Cenabı Allah Resulü’nün “ Yüce Yaradana ve de Ahiret Günlerine iman edenler” öncelikli olarak aç olan komşularına hiçbir ırk gözetmeksizin iyilikte bulunmaları gerekir. Yüce Yaradana ve de Ahiret Günlerine iman edenler misafirlerine ikramlarda bulunsunlar ve de her zaman ikramda bulunsunlar. Allah’a ve de Ahiret Günlerine iman edenler akrabalarına, komşularına, yakınlarına, dostlarına, arkadaşlarına, hısımlarına ve de hiçbir ırk, dil, din ayrımı yapmadan muhakkak hepsine ulaşsınlar. Kendilerine ulaşanlara da her zaman müşfik davranılsın.

Kurban Bayramı kapımızı çalıyor. Bugün dargınlıkların, küskünlüklerin, üzüntülerin bitirilmesi gereken mübarek gündür. Kardeşlerin ve de bütün ırkların bir arada Allah rızası için huzur ve barış içerisinde yaşaması gereken özel ve de mübarek bir gündür.

Haksız yahut haklı olanlar aranmadan barışmanın ve de barış içinde yaşamanın, hayatımızda sürekli olarak uygulamamız gereken bir sünneti seniyye olduğunu ne bugün ne yarın ne de hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini bilmemiz gerekir.

Bu mübarek ve de özel günlerde hepimizin öfkelerimizi yutmamız gereken günlerin olduğunu bilmemiz gerekir. Onurumuzu, gururumuzu asla ama asla düşünmeden, haklı ya da haksız olanları aramadan güzellikler içerisinde, barış kardeşlik ve de huzur içerisinde hep beraber adımlar atmalıyız.

Yüce Yaradanımızın rızası için Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i ve de Alevi’si ile hep beraber kucaklaşalım bu güzelim kutsal topraklarda. Bütün ırklar birbirini ziyaret etsin. Kalplerimizin en sıcak duygusunu birbirimize hissettirelim. İhtiyaç sahiplerine sahip çıkalım hep beraber. Hasta ve de muhtaç olan insanlarımızı ziyaret edelim. Kimsesizleri, ihtiyaç sahipleri, yetimleri, yoksulları ve de fakir olan insanlarımızı bu güzel günde hep beraber hatırlayıp onlara hep birlikte destek olalım. O insanlarında sevdirilmeye, sevilmeye, gönüllerinin olduğunu, şefkate layık olan kalplerinin olduğunu; bu imtihan dünyasında onlara kucak açtığımız ve de sevdiğimiz derecede en muhtaç olduğumuz bir günde, Yüce Yaradanın şefkati ile merhametinin de bizlerle olacağını asla ama asla unutmamamız gerekir.

Bu güzel özel ve de mübarek olan günlerde, Müslüman Aleminin üzerinde yoğunlaşan ve de yoğunlaşmakta olan fitnelerin ve de fesatların bir an önce bozulması ve de bertaraf edilmesi için Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i ve de bütün diğer ırklarla beraber Yüce Yaradanımız olan Cenabı Allah’a ellerimizi açıp dua etmemiz gerekir. Hep birlikte dua edelim. İslam coğrafyasının bizim dualarına ihtiyacı olduğunu bilmemiz gerekir ki duadan da başka sarılacak tek bir gücümüz ve de dayanağımız yoktur.

Mübarek Kurban Bayramının Alemi İslamın huzuru, sükunu her türlü fesatlıklardan, fitnelerden uzak kalışı İslam coğrafyasının, Ortadoğu’nun ve de insanlığın barışı için hayırlara vesile olmasını niyaz ederim.

Başta annemin, babamın, ailemin, sevdiğim insanın, akrabalarımın, dostlarımın, arkadaşlarımın ve de bütün insanlığın Mübarek Kurban Bayramını en güzel duygular içerisinde kutluyorum.

Bayramınızı Tebrik Ediyorum.

Vesselam…

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

Share
519 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TÜRK MİLLETİNİN MİSYONU: MİLLİ DİRENİŞ VE MÜCADELE RUHU…

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Büyük bir medeniyetin tarihin mirasçıları olan bizlerin yabancı reçetelerle sağlık bulması mümkün değildir. Çözüm, huzur, mutluluk ve yüceliş, insanüstü bir inancın şekillendirdiği tüm insanların ve kurumların teşkilatlı donanımlı bir yerli sistemi, modeli kurup yaşatmalarına bağlıdır. Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel başkanımız Erdoğan’ın idealizmi ve ilkesi milli, sosyal, ekonomik problemlere çözüm yollarını göstermeleri ve İslam birliğini sağlama gayretleridir. Ülkesini, dünyayı tanımayan, kendine milli İslami kültürü rehber edinmeyen düşü...
  • Hayatın ve Evrenin Kökeni Konferansı-II

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı bir konferansa katılmış, değerli konuşmacıların bilimin ışığında verdikleri yaratılışın açık delillerini sizlerle paylaşmıştım. 21 Mayıs’ta ise Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerler Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı’nın birlikte düzenlediği Hayatın ve Evrenin Kökeni konulu Uluslararası Konferans dizisinin ikincisine katılmak nasip oldu. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yürüttüğü vakıfların tertiplediği bu ikinci konf...
  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
UA-36507442-2