logo

reklam

Kurban Bayramında Kurban Edilen İnsanlık!


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Kurban Bayramında Kurban Edilen İnsanlık!

 

Evet!

 

Uzun bir süreden sonra tekrardan bir bayram arefesine gelmiş yetişmiş bulunmaktayız. Bugün günlerden 11 Eylül 2016 Kurban Bayramından bir gün öncedir. Yarın bayram namazından sonra kurban bayramının ilk saatleriyle buluşacağız inşallah. Hatırlarsınız neredeyse iki buçuk ay öncesinde diğer dini bayramımız olan Ramazan Bayramını üzüntüler içerisinde geçirmiştik. Öyle ya nasıl bir bayram, neşeli mi, üzüntülü mü o da apayrı bir tartışmanın olduğu bir bayramdı.

 

Neden mi üzüntülü, neden mi neşesiz?

 

Çünkü yeryüzünün özellikle de İslam dininin yaygın olduğu topraklarda yani Ortadoğu coğrafyasında ve de Afrika bölgelerinde olan katliamların Müslümanlar açısından birer neşeli bayram olmamıştır. Yarın da Yüce Rabbimizin izniyle bizleri Yüce Allah’a yaklaştıracak olan kurbanlarımızı, Yüce Yaradan’ımız için boğazlayacağımız gün olan Kurban Bayramını kutlayacağız.

 

Bütün dini bayramlar başta olmak üzere yıllardan beridir Ortadoğu coğrafyasında başta olmak üzere Müslümanların yoğunlukta olduğu coğrafyalar hep ateş altında olup katledilenler, kurban edilenler ve de başları kesilip öldürülenler hep Müslümanlar olmuştur.

 

Hepimizin de gördüğü, izlediği, okuduğu ve de hatırlayacağı gibi Ramazan ayının içerisinde, Ramazan bayramının olduğu vakitlerde şeytanın kendisi olan İsrail’in, (BOP) Büyük Ortadoğu Projesiyle beraber başta bütün Ortadoğu coğrafyası olmak üzere Gazze’de ki, Suriye’de ki, Filistin’de ki, Irak’ta ki ve de Müslümanların yaşamlarını sürdürdükleri coğrafyaların hepsine acımasızca katliamlar yapılmaktadır. Yaşamlarını sürdüren Müslümanları acımasızca, hoyratça, şeytanice bir şekilde hem havadan hem de karadan aylarca bombaladıklarını bununla beraber yerle bir edilmiş o kutsal şehirlerin, binlerce hatta milyonlarca şehit bırakılan günleri biliyoruz.

 

Evet İnsanlık!

 

Yeniden bir bayramının içindeyiz.

 

Yine, yeniden ve de her zaman olduğu gibi tekrardan her tarafta katliamlar, ölümler, baskılar ve de kurban edilen insanlık!

 

Ortadoğu topraklarında Irak, Suriye, Filistin, Gazze başta olmak üzere tüm Müslümanların yaşamlarını sürdürdükleri topraklarda kanın gövdeyi götürdüğü, kimlerin kimleri ne için, ne sebeple öldürdükleri belli olmayan büyük çatışmalı ortamların olduğu günlerden geçmekteyiz. Siyonist deccal olan İsrail’in, acımasız bir o kadar da şeytan olan Amerikan Birleşik Devletlerinin ve Büyük Ortadoğu Projesinde (BOP) bulunan diğer batılı ülkelerin oluşturdukları ve de Müslümanların yoğunlukta olduğu coğrafyalara saldıkları şeytanın ordusu olan “İŞİD Örgütü’nün” acımasızca insafsızca katliamlar yapmaktadır. Binlerce Müslüman’ı kurşunlara dizmeleriyle beraber kafalarını kesmeleri, o mazlumların üzerine bombalar yağdırmaları ve de öldürmeleriyle birlikte bütün bayramlarda olduğu bu bayramda da mazlumlar, Müslümanlar ve de insanlık kurban edilmektedir.

 

Bütün bayramlarda olduğu gibi bu bayramda da Filistinde, Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da, Libya da ve de Müslümanların yoğun olduğu birçok coğrafyada kurban edilenler, öldürülenler, üzerlerine bombalar yağdırılanlar hep mazlumlar olacaktır. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Yapılanlar vicdansızlıktır. Yapılanlar vahşicedir. Bunları yapanlar lanetlenmiş insanlardır.  Sizlerde biliyorsunuz ki sadece içerisinde bulunduğumuz bayramlarda tek değil, yüzyıllardan beridir bütün Ortadoğu coğrafyasında Müslümanların kanları durmadan akıtılmaktadır. Kanları akıtılan, öldürülenler, katledilenler, üzerlerine bombalar yağdırılan, kafaları kesilenler her zaman olduğu gibi yine Müslümanlardır.

 

Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Mısır’da, Filistin’de, Afganistan’da ve de diğer birçok ülkede olduğu gibi yapılan katliamlarda, atılan bombalardan kaç bin Müslüman’ın kurban edildiği ve de kaç bin “İnsan’ın” öldürüldüğü günleri, zamanları ve de yapılanları asla ama asla unutmamalıyız. Hiçbir zaman da unutulmamalıdır!

 

Irak’ın, Suriye’nin, Mısır’ın, Libya’nın, Filistin’in ve de Gazze’nin içerisinde ortaya çıkarılan iç savaşlarda katledilen, öldürülen, kurban edilen ve de kendi topraklarından,  kendi vatanlarından çıkmak zorundan bırakılan, göç ettirilen milyonlarca Müslüman’ın acıları bugünkü gibi taptaze olup, bu acıların yaşanmasına bugün dahil olmak üzere bütün bayramlarda da en derinden de hissedilmektedir.

 

Bununla birlikte Kurban Bayramını manasını, ne anlama geldiğini ve de özel isminin nereden geldiğini sizlere açıklamak istiyorum. Nereden geldiği ile çeşitli rivayet ve de hadisler vardır.

 

Hazreti İbrahim’in Oğlu Hazreti İsmail’in babası tarafından kurban edilmesi olayı;

 

Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyordum. Yani Yüce Yaradan olan Cenabı Allah (c.c) için kurban ettiğimi görüyordum. Hazreti İbrahim (a.s) çocuğuna “bu konuda ne düşünürsün?” dedi. Hazreti İsmail’de; “Baba! Sana ne emredildiyse yapacaksın. İnşallah beni (Cenabı Allah’ın (c.c) bu imtihanına) sabredenlerden bulacaksın” dedi. Bununla beraber onlar Yüce Rabbimizin emrine itaat edip boyun eğerek orada teslim oldular.

 

Hazreti İbrahim (a.s) oğlunu (Hazreti İsmail) alnı üzerine yatırdı. Hadise Mina’ da vuku bulmuştur. Bıçağı boğazına sürdü. Ama bıçak, kudreti ilahiyyeden bir mani sebebiyle o an hiç kesmedi. Biz de ona şöyle seslendik Ey İbrahim! Gerçekten sen rüyana (emredileni yerine getirmeye azmetmek suretiyle) sadakatini gösterdin. Bu sana yeter. Şüphe yok ki, Biz emre imtisal etmekle nefislerine iyi davranan kulları böyle mükafatlandırırız. Muhakkak ki, bu çok ama çok açık bir imtihandı. Ve ona (boğazlamak ve emredilen işi yerine getirmek üzere) büyük bir koçu çocuğun yerine fidye olarak kesmek için verdik. (Saffat-99-107)

 

Bu kurbanlık, Habil’in takdim edip de kendisinden kabul edilen koç idi ve Cebrail (a.s) Cennetin bahçelerinden getirmişti. İbrahim (a.s) tekbir getirerek o koçu Allah için kurbanlık olarak kesti.

 

Ey insanoğlu yukarıda ki verdiğim örnekte Yüce Allah şöyle buyurmaktadır;

 

“En şerefli canlı varlık olarak yarattığı “İNSAN’I” kurban edilmesini yasaklıyorum.”

 

Siyonistler (İsrail, Amerika ve de diğer batılı ülkelerden oluşan şeytanlar) durmadan Müslümanların kanları dökmekte ve Müslümanları kurbanlık olarak görüp kurban etmede bir sakınca görmemektedirler. Bayramlarımız, Yüce Rabbimize yakınlaşmak için kurban edilmesi gereken kurbanlıkları (hayvanları) yerine, Allah’tan uzaklaştıracak bir eylem olan Müslümanları “İNSANLARI” kurban edilmesi şeklinde geçmeye başlanılmıştır.

 

Her şeye rağmen, tüm şeytanlıklara karşı, savaşlara, ölümlere ve bütün lanetlenmiş Siyonistlere ve de onların köpeklerine rağmen yarın ki kutlanacak olan Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum. Keseceğimiz tüm kurbanlarımızın Yüce Allah’ımıza yaklaştırmayı niyaz ediyorum.  Bayramın başta Ailem (Annem, babam, sevdiğim, kardeşlerim) olmak üzere tüm akrabalarımın, dostlarımın, mazlumların ve zalimlerin zulümlerine başkaldıran halkların ve de Müslüman alemine güzellikler getirmesini diliyorum. Bu güzelliklerin içerisinde yeryüzünde özelliklede Müslümanların yaşadığı, yaşamlarını sürdürdükleri her noktaya barış ve huzur gelmesini temenni ediyorum.

 

İyi Bayramlar!

 

Vesselam…

 

İnstagram:  https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

 

Facebook: https://www.facebook.com/YazarMehmetKizilkaya/

 

 

“Mehmet Kızılkaya”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
581 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2