logo

reklam
04 Temmuz 2016

Kur’an’la Yaşayamadık…


facebooktwittergoogle plus
Elif NİSA
elif.alaca@hotmail.com

Ramazan’ın ilk günü asılı olduğu duvardan indirildi, kabından çıkarıldı Kur’an… Son gün okuma bittiğinde vicdanlar rahat, tekrar kabına konup yerine asıldı. Eş dostla sohbet sırasında, hatim sayısına bir tane daha ilave etmiş olmanın gururu yaşandı…

Oysa Kur’an hatim sayısıyla değil, rehberliğiyle hayatımızda olmalıydı. Okurken ayetleri üzerinde düşünmeliydik. Derilerimiz ürpermeli, yatışmalıydı. Ondan öğüt almalıydık. Onunla yaşamalıydık.

 Allah bizimle Kur’an’dan konuşur. Bize Onunla şifa verir. Onunla hidayet, Onunla rahmet verir. Bizi Onunla şereflendirir.

Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi. De ki: “Allah’ın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır.” (Yunus, 58)

 Kur’an, dünyanın ‘en çok satan’ kitabı ancak gerçek anlamda en çok okunan kitabı değil. Oysa insanı dünyada mutlu ve huzurlu bir yaşama, ahirette de gerçek kurtuluşa kavuşturacak olan tüm bilgiler ve her sorunun cevabı Kur’an’dadır. Allah, gerçeği, doğruyu ve yanlışı insanlara Kur’an’la gösterir; O, doğruyu yanlıştan ayıran Furkan’dır.

Allah, ahirette Kur’an’dan sorgulanacağımızı haber veriyor. Kuşkusuz Arapça’sını nasıl okuduğumuzdan değil, O’nun istediği gibi okuyup okumadığımız, üzerinde düşünüp düşünmediğimiz ve dünya hayatında Kur’an’ı ne kadar yaşadığımızla sorgulanacağız.

Kur’an’dan yararlanabilmek ve doğru yolu bulabilmek için, gereği gibi okunması gerekiyordu. “Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır…” (Bakara Suresi, 121) buyuruyor Allah. Ama biz, hayat rehberimiz olan mesajı –gereği gibi– okumadık, ayetlerini iyiden iyiye düşünüp, hayatımızı Kur’an’a uygun düzenlemedik.

Kur’an sözün en güzelidir, aklı ve kalbi açar, şifadır. Allah’ın yol göstermesidir. Okuyup anlamadıkça, düşünüp akletmedikçe ve uygulamadıkça sürekli talî yollara saptık,  o doğru yolda yürüyemedik.

 Tüm sorunlarımızın çözümü, biz Müslümanların Kur’an’ın ışığıyla aydınlanan yola uymasıydı. Allah’ın ipine sarılmak Allah’ın emriydi; namaz ve oruç gibi.

 Allah’ın sonsuz gücü karşısında kendi aczimizi anlayıp boyun bükemedik. O’na kul olamadık, teslim olamadık.

Başımıza gelen her musibette suçluyu etrafta aradık, oysa suçlu biziz. Kur’an’ın birçok hükmünü göz ardı ettik. Peygamberimiz(asm)’ın “Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur’an’ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar.” (Furkan Suresi, 30) diyerek şikâyet edeceği gibi Kur’an’ı göz ardı ettik, terk ettik.

Allah bizi terk etmesin, bize darılmasın, bizi ıslah etsin, bizi bağışlasın. Kur’an’la yaşamak duamız olsun… Hayırlı Bayramlar.

 

Etiketler: » » » » »
Share
992 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2