logo

KULUN ALLAH SEVGİSİ


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Allah kulunu severse

Behrullah Efendi “rahmetullahi aleyh”, Anadolu Velilerindendir.
Kabr-i şerifi Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel köyünde bulunuyor.

Bir gün sordular bu zata:
– Allah’ın bir kimseyi sevdiğinin alameti nedir efendim?

Büyük zat cevaben;
– Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey nasip eder, buyurdu.

– Onlar nedir hocam?
– Birincisi, ona sevdiği bir kulunu, tanıtır. İkincisi, ona hayırlı bir iş nasip eder.

Ve izah etti:
– Yani o kimse “Allah adamları”ndan birini tanır, sever ve Ondan öğrendikleriyle İslam’a hizmet eder.

Ve ilave etti:
– Allahü teâlâ o kulu daha çok severse, ona derd-ü bela verir. Sıkıntı gönderir.

Kıymetli olmak ister misin?

Bir gün de gençlerle sohbet ediyordu ki, bir ara;
– İnsanlar nezdinde kıymetli olmak ister misiniz? diye sordu onlara.

Gençler;
– İsteriz efendim, dediler.

Buyurdu ki:
– Öyleyse insanların kıymet verdiğine kıymet vermeyin.

Sordu yine:
– Peki Allah katında kıymetli olmak ister misiniz?

– Çok isteriz efendim.
– Öyleyse Allahü teâlânın kıymet verdiğine kıymet verin.

Ve ilave etti:
“Hakiki Müslüman”, Allahü teâlânın emirlerine kıymet verir, mahluklara karşı da şefkat gösterir.

İki kimseye imrenilir

Bir gün de sohbetinde;
– İki kimseye gıbta edilir. Hatta onlardan biri olmak istenir, buyurdu.

Sordular:
– Onlar kimlerdir efendim?
– Biri, ilmi bütün dünyaya faydalı olan kimse, öbürüyse, parasını Allah için sarf eden zengindir.

– Zengin olmak iyi midir yani efendim?
– Hayırlıysa iyidir tabii.

Ve izah etti:
– Peygamber efendimiz aleyhisselam; “Ya Rabbi, beni sevmeyene çok mal ver. Sevene ise hayırlı ve bereketli mal ver” diye dua buyurmuşlardır.

Share
104 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2