logo

reklam

Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

 

İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?

 

Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortamda onu konuşup, ondan bahsetmek istermiş. Yaptığı, çalıştığı ve planlamak istediği her şeyi aşık olduğu kişiyi düşünerek ve de onu kendi planlarına dahil ederek yaşamak istermiş. O kişi için birçok şeyden hatta en çok sevdiklerinden dahi vazgeçebilirmiş.

 

Evet!

 

Şimdi bu bilgiler ışığında sizleri Yaratan, sizlere hayat veren, sizlere istediğiniz her şeyi veren, sizlere mutluluk, güzellik, maddi ve manevi her ne varsa veren Cenabı Mevla’ya duyduğunuz aşkı düşünün. Az önce yukarıda saydığımız her şeyi Rabbinize karşı gerçekten de hissediyor musunuz?

 

Sabah’ın ilk ışıklarıyla beraber uyandığınızda aklınıza ilk gelen Cenabı Allah mı?

 

Gün içerisinde her vakitte O’nu düşünüyor musunuz?

 

Girdiğiniz her ortamda O’ndan bahsediyor musunuz? O’nun ayetlerinden bahsetmek istiyor musunuz? Yahut bahsediyor musunuz?

 

Yaptığınız ve de yapmak istediğiniz tüm planlarınızda Yüce Allah’ın hoşlanacağı şekilde düzenliyor musunuz? O’nu düşünerek yol alıyor musunuz?

 

O’nun hiçbir zaman razı olmayacağı, O’nun hoşlanmadığı kötü söz, hal, hareket ve de tavırlardan sakınıyor musunuz?

 

Gece yatağınıza girdiğinizde O’nu düşünmeden uyuyor musunuz?

 

Yücelerin yücesi olan Rabbine duyduğunuz aşktan ötürü pek çok şeylerden hatta ve hatta sizlerle bu konuda mücadele eden kişi yahut kişilerden uzaklaşabiliyor musunuz?

 

Yüce Allah (c.c), Meryem Suresinde şöyle buyurdu:

 

“Sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki; Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.”

 

Evet!

 

Yukarıda sayılan her şeyi hisseden herkes, Allah aşkını yaşıyor demektir. Geriye kalan yani Cenabı Allah dışında kalan tüm yaratılmışlara duyulan aşk, sevgi ve de mutluluk da, Yüce Allah’ın birer tecellisi olduğunu unutmamak gerekir. Yüceler yücesi Hz. Mevla’dan bağımsız bir şekilde bir beşere aşık olmak, aşk duymak ve o kişiyi de Cenabı Mevla’dan daha fazla düşünerek daha da önde tutarsa eğer açıkça şirk koşmak anlamına gelir ki, Allah’ın ayetinde Nisa Suresinde şöyle buyurmaktadır:  “Allah, Kendisi’ne şirk koşanları bağışlamaz.”

 

Allah (c.c) Araf Suresinde şöyle buyuruyor:

 

“Nihayet elçilerimiz, hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara diyecekler ki: Allah’tan başka taptıklarınız nerede? Onlar bizi (yüzüstü) bırakıp kayboldular diyecekler…”

 

Aşkın ve sevginin hiçbir zaman tükenmediği, kişiye acı vermeden, her daim bir tutku bir heyecan ve bir mutlulukla yaşanacak olan yalnızca güzel olan aşk Allah aşkıdır. Cenabı Mevla’dan bağımsız olarak yaşanan tüm aşklar insana bir süre sonra mutsuzluğa ve de bunalıma sürükler. Bu durumdaki insan yalnızca karşısındakinin istedikleri doğrultusunda bir hayat sürerek adeta köleleşmeye adım atar olur. Oysaki Yüce Allah’ın aşkı, insanlığı tüm dünyevi bağımlılıklardan alıkoyarak özgürlüğe kavuşturur.

 

Hamd yalnızca Allah’ındır.

 

Kul, Kul aşkıyla değil, Kul, Allah aşkıyla yanmalıdır.

 

Haberiniz olsun; kalpler sadece Yüce Allah’ın zikriyle mutmain olur. (Ra’d Suresi)

 

Yalnızca Allah’a kul olarak zincirleri kırabilenlerden olmanız dileğiyle…

 

Vesselam!

 

 

“Mehmet Kızılkaya”

 

Share
228 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yağ,sevgi yağışım, yağ!

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dəli    külək    əsir .  Yağmur    öz    həzin    nəğməsini    damla - damla ürəyimin    hər    döyüntüsünə   köçürür .  Narın    damlaların    altında düşüncələrim ,  sanki    cilalanır , ruhum   rahatlıq    tapır .  Rüzgarları , yağmurları , bir   də   dənizi   çox   sevirəm . Yağmurlu    yollarda    adlaya - adlaya   yenə   də    ürəyim   SƏNİNLƏ həmsöhbət    olub .  Yenə   qəlbimdəki    təmiz    sevginin    al   şəfəqlərinə boyanıb,  həsrətli    yollarda    azıb    qalan   gözlərim .  Yollar ,  bəlkə  də SƏNİ    gözləməkdən     yorul...
  • KATAR, ORTADOĞU’NUN SARI ÖKÜZÜ OLMADI

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. “Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes...
  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
UA-36507442-2