logo

reklam

KKTC’deki paralel yapı (1)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Anavatan Türkiye de “Paralel Yapı” ve “Paralel Devlet” olur da biz de olmaz mı.Elbette bizde de bir “Paralel Yapı” var.

Kayıtsız şartsız KKTC’nin lav edilmesi, Kıbrıs Rum Yönetiminin altına “Ayrıcalıklı Azınlık” olarak girmemiz ve “Anavatan Türkiye’den kopmamız” için canla başla çalışan bir “Paralel Yapı”mız var bizim de.

Türkiye’mizden gelip topraklarımıza yerleşen kardeşlerimizi de yaşamlarından bezdirmek ve Rumların istediği doğrultuda geri gitmelerini sağlamak için elden geleni ardlarına koymuyorlar. Yüz karası bir uygulama olan “Beyaz Kimlik” rezaleti de bu yapının eserlerinden bir tanesi. Adamızda doğan çocukların doğum belgelerine kıpkırmızı, kocaman boyutlarda “KKTC vatandaşı değildir” diye mühür vurulması uygulaması gibi.

Bu “Paralel Yapı”nın tek bir hedefi var. Türk askerini Kıbrıs’tan çıkarmak, Kıbrıs Türkleri ile Türkiye’nin kardeşlik bağlarını koparmak, KKTC’yi Rumlara teslim etmek, Kıbrıslı Türklerin adada azınlık statüsüne indirgenmesini sağlamak ve adanın tümünün uygun bir politik ortamda Yunanistan’a ilhakı için elden geleni yapmak.

Geçmişte yaşadıklarımızı, uğradığımız soykırımı, kaybettiğimiz yıllarımızı, evlerimizi, köylerimizi, hayvanlarımızı, zahiremizi ve çeşitli mal varlığımızı hatırlamak veya da bilmek istemeyen, kişisel çıkarlarla hareket edip gözlerini bürüyen Türk düşmanlığı ile buna alet olan içimizdeki kendini bilmezler maalesef bu “Paralel Yapı”nın kurucuları. Devletin çeşitli kademelerinde görev yapan, müdür, müsteşar, Bakan, milletvekilliği mevkilerinde bulunmuş, siyasi partilerde, sendikalarda, birliklerde, derneklerde görev yapanlar ile sivil halktan bazı kişiler bölük pörçük bir şekilde bu KKTC ve Türkiye düşmanı “Paralel Yapı”yı oluşturmuş durumda.

Hele aralarında bazıları var, inanılmaz laflar ediyor Rumlarla yapılan görüşmelerde ve ara bölge toplantılarında. Türk değillermiş, Müslüman değillermiş, dinsiz ve ateistmişler. Buna ilaveten Makarios’un yıllar önce Yeşilköy’de gerçekleştirilen bir miting de, adada var olan Kıbrıslı Türklerin hiçbir hak sahibi olmadıklarını vurgulamak için “Biz Helen’iz, Kıbrıslı değiliz, hakiki Kıbrıslılar, sadece Kıbrıs’ın eşekleridir” sözünü unutarak veya da yok sayarak, kendilerini Türk veya Kıbrıslı Türk saymamaları ve sadece Kıbrıslı olduklarını iddia etmeleri.

Üstelik bir de tüm Kıbrıslı Türkler adına konuştuklarını iddia etmekteler bu ayakları yere basmayan hayalperestler. Hepimizin, yani Kıbrıslı Türklerin tümünün Müslüman gözüktüğünü ama camiye gitmediğini, dini vecibelerin hiçbirini yerine getirmediğini ve gerçekte de ateist olduklarını söylemekteler, sanki de biz onlara adımıza konuşmaları için yetki vermişiz gibi.

Ben ve benim gibi düşünen Kıbrıslı Türkler, bu insanlara bizim adımıza konuşmaları için yetki vermiş değiliz. Ancak kendi adlarına konuşabilir bu kendilerini Türk veya da Kıbrıslı Türk addetmeyen kişiler. İster ateist olsunlar ister Budist, isterse de Teist. Bu kendi bilecekleri bir şey ve söyledikleri de düşündükleri de kendilerini bağlar, bizi değil… (Devam edecek)

Ata ATUN

13 Nisan 2016

Etiketler:
Share
356 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
UA-36507442-2