logo

reklam

KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Dün, KKTC Meclisinde halen milletvekilliği görevini sürdüren ve uzun bir dönem de Bakanlık yapmış olan, Bakanlık döneminde de özellikle Türkiye’den adamıza yıllar önce gelmiş, burayı vatan yapmış, çocukları burada doğmuş kişilerin vatandaş olmasına engel olmak için elden geleni ardına koymamış bir siyasinin, mevcut hükümeti eleştirmeye çalışırken hiç fark etmeden açığa vurduğu itiraflarını okudum yerel gazetelerimizde.

Aklınca bu siyasi, vatandaşlık konusunda mevcut hükümeti eleştiriyor ve özetle “UBP-DP hükümetinin Anayasa’ya aykırı şekilde kanun gücünde kararnamelerle Meclis’i by-pass ederek ülkeyi yönettiğini” iddia ediyor ve “muhaceret affının çıkarılarak kaos yaratıldığını” savunuyor.

Rumlar Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için sürdürülen müzakerelerde, Türk tarafına kurulacak devlette 4 Rum’a karşın 1 Türk olacağını kabul ettirmeye çalışırken ve bizleri üstü kapalı olarak “Azınlık sınıfı”na sokmaya uğraşırken, yıllarca vatandaşlıklar verilmesine mani oldukları ve bu nedenle de KKTC’nin artamayan nüfusu nedeni ile artık adada “Azınlık” statüsüne indirgendiğimizi kulak ardı etmişe benziyor bu siyasimiz ve mensubu olduğu siyasi parti. Yıllarca ektikleri “Türkiye düşmanlığı” ve “Türkiye’den gelenleri kötülemek, devlet dairelerinde işlerinin yapılmamasını sağlamak” prensibi maalesef iyice kök salmış durumda ülkemizde.

Ekonomimizin gelişmesi, yerel şirketlerimizin güçlenmesi, ülke içinde dönen paranın artması, mükellef askerlik süresinin kısalması ve Rumlara karşı askeri gücümüzün artması ve de Rumlarla adada aynı nüfusa sahip olursak müzakere masasında elimizin daha da güçlü olacağını göz ardı ederek dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinin vatandaş olmak kriterlerine uymayan, çağ dışı bir vatandaşlık yasası geçirmeye çalışmalarının zararlarını şimdi fazlası ile görmekteyiz. Rumların çoğunluk, Türklerin azınlık olarak yer alacağı yeni bir devletin kurulması için sürdürülen müzakerelerde nüfus yapısının 4 Rum’a 1 Türk’ün olacağı uygulaması, ülkemizde zaman zaman iktidarı ele geçiren ve KKTC’yi silip atmak için elden geleni yapan bu hastalıklı beyinlerin ürünü maalesef.

4 yaşındayken adamıza gelen, KKTC vatandaşı biriyle evli olan annesiyle burada yaşayan, saygın bir meslek sahibi olan annesi KKTC vatandaşı olmasına rağmen aradan geçen 10 yılda binbir bahane ile bu çocuğun vatandaş yapılmasına mani olacak uygulamalar üretmek hep bu hastalıklı beyinlerin marifeti. Okula burada başlayan ve yurtdışında hiçbir bağı olmayan bu çocuk otomatikman vatandaş yapılmadığı için Bakanlar Kurulu devreye giriyor. Burada da eleştiri hazır: “Reşit olmayan kişiye Bakanlar Kurulunda vatandaşlık verilemez!” Bu çocuğa vatandaşlık vermemenin kendi ayıpları olduğunu umursamadan bu lafı edebiliyorlar.

ABD’de 500 bin Dolar yatırım yapana önce ikamet, sonra da vatandaşlık verilirken, Rum tarafı adeta vatandaşlıkları para karşılığı satarken, bizim ülkemizde neredeyse 500 Milyon Dolar yatırım yapmış kişiyi ve çocuklarını vatandaş yapmamak için bu hastalıklı beyinler ellerinden geleni ardlarına hiç koymadılar, ta ki usandırıp kaçırtana dek. Herkes ülkesine yatırımcı gelsin diye binbir takla atarken, bizim siyasiler yatırımcıları kaçırtmak için yeni yeni formüller ürettiler yıllarca.

Söz konusu siyasi bakın vatandaşlıkların kapısını açtığı için hükümeti eleştirmeye çalıştığı açıklamasını hangi cümleler ile bitirmiş. Ki bu açıklama vatandaşlıklara niye karşı olduklarını açıklıyor: “Kıbrıs Sorunu konusunda devam eden müzakerelerde yılsonuna kadar olumlu bir takvim çıkma ihtimaline karşı hükümet alelacele çıkıntılık yapmaya başladı. Maalesef oluşması muhtemel çözümle ilgili zemine ‘hayır hareketini’ canlandırmak, organize etmek için kendi içlerinde telaşa düştüler ve neredeyse bu bir yarışa dönüştü. Sayın Serdar Denktaş, Sayın Tahsin Ertuğruloğlu, Sayın Hüseyin Özgürgün sürekli bunu körüklüyor. ‘Hayır’cılara zemin oluşturmaya çalışıyorlar ama Kıbrıs konusunda gelinen noktada Kıbrıs Türk halkı günü geldiğinde üzerine düşeni yapacak ve sorunun çözümlenmesi için gerekli adımı atacaktır.” İşte yazımın başında belirttiğim itiraf da burada, bu cümle içinde saklı.

Söz konusu siyasi ve aynı çatı altında toplandıkları siyasi partinin bir tek hedefi var. KKTC’yi yaşatmamak, Rumların egemen olacağı, bizlerin de içinde azınlık haklarına sahip olacağımız yeni bir devletin kurulmasını sağlamak, Türkiye ile ipleri koparmak, Türkiye’den gelip bu adayı vatan kabul etmiş kardeşlerimizi geri göndermek ve Türk Ordusunun adayı terk etmesini sağlamak için vatandaşlıkları yasaklamak ve olası bir referandumda Kıbrıs Türkleri tarafından “Evet” oyunu çıkarttırmak. Rumların Megali İdeasına (Büyük ülkü) benzer büyük bir hayal bu sadece. Zamanı gelince hep birlikte göreceğiz hayal olup olmadığını.

KKTC’deki “Linobambaki”ler bunu alkışlar ve destekler ama günü geldiğinde “Türk Tarihi”nin bunu başka türlü yorumlayıp yazacağı kesin….

Ata ATUN

12 Eylül 2016

NOT: Linobambaki, Kıbrıs’a özgü bir grup insana verilen tanımlamadır. Osmanlı döneminde vergi memuru geldiğinde vergi vermemek için Müslüman olduğunu iddia eden, Askere alım memuru kapıyı çaldığı vakit de askere gitmemek için Hristiyan olduğunu iddia eden kişileri tanımlamaktadır.

Etiketler:
Share
314 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh )

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    BÜYÜKLERİN AYAK İZİNDEN SAHABE HAYATLARI HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh ) Eshâb-ı kiramdan, ismi Sevban, künyesi Ebû Abdullah idi. Yemenli Hakemi bin Sa’d bin Himyer’in kölesiydi. Peygamber efendimiz satın alıp, âzad etmiştir. Doğum yeri Yemen olarak bilinmekte ise de, doğum târihi ve vefâtında kaç yaşında olduğu bilinmemektedir. Resûl-i Ekrem ( aleyhisselâm ) kendisini âzad ettiği vakit, “Seni âzad ettim, amma yine gönlümüz beraberdir. Sen bizim ehli beytimizden sayılıyorsun.” buyurmuştu. O da Peygamber efendimizin hizmetinden hiç ayrılm...
  • İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir   Yeryüzünün en son Peygamberi ve tüm insanlığın Peygamberi olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyurmuştur;   “Kişi sevdiğiyle beraber haşrolacaktır.”   Evet!   İnsanoğlunun yaratıldığı dünyada sevenleri ve sevdikleriyle beraber olduğu gibi, sonsuz olan ahiret hayatında da sevdikleriyle birlikte olması yücelerin en yücesi olan Cenabı Allah’ın hususi bir lütfudur. Ki bizler de beşer olarak da bunu istememiz gerekir. Neden mi? Çünkü var olan dünya hayatında bir de sonsuzluğu yaşa...
  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
UA-36507442-2