logo

reklam

KKTC’de çirkin bir oyun oynanıyor (2)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

KKTC’de Kıbrıslı Türkleri Türkiye’den koparmak için küresel aktörler yeni bir strateji uygulamaya koydu. Bu yeni strateji geçmişteki tezgahlardan çok farklı ve müzakereler olumsuz bitse bile istenen sonucun elde edilebileceği dahiyane bir plan, sonucu da kalıcı.

Planın özü “Kıbrıslı Türkleri Türkiye’ye karşı kışkırtmak ve Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye işgalci demelerini sağlamak.” Ancak bu şekilde batı bloku Türkiye’ye “İşte artık seni Kıbrıslı Türkler de istemiyor, askerini Kıbrıs’tan çek” diyebilecek ve askerini çekene kadar Türkiye’ye müthiş bir silah, teknoloji ve ekonomik ambargo uygulayacak, aynen yaklaşık 100 sene evvel Girit’te olduğu gibi. Türkiye adadan elini çeker çekmez de ada anında Helenleşecek.

Daha birkaç yıl evvelsinden bu plan uygulamaya kondu gerçekte.

Küresel aktörlerin provokasyon uzmanı olan toplum mühendisleri, Kıbrıs Türk toplumu içinde özenle seçilmiş kişileri kendilerine hiç hissettirmeden, sadece egolarını okşayarak ve biraz da gaza getirerek etkileri altına almış ve bu dahiyane planı uygulamaya koymak için düğmeye basmışlar.

Özenle seçilmiş bu kişilerin yaptıkları, basit bir tarifle, KKTC’de her işlenen suçu Türkiye’den gelerek vatandaş olmuş kişilerin sırtına yüklemek ve genel olarak her konuda Türkiye ile bu kişilerin suçlanacağı bir ortam yaratmak.

Bu yönde bazı köşe yazarları ile medya kuruluşları aynen 2002 yılında olduğu gibi satın alınırken, sosyal medyada da müthiş bir faaliyet başlatılmış durumda.

Başbakan Ömer Kalyoncu’nun Ankara’da, KKTC ile Türkiye arasındaki Su Temin projesini imzalarken “Ab-ı hayat” yani “hayat veren su veya da hayat suyu” diyerek tanımladığı suyun bile onca yatırım, emek, alın teri ve deha pahasına adaya getirilmesi aleyhine çalışmaktan ve gösteriler yapmaktan çekinmeyen kişiler çıktı ortaya “egemenliğimiz elden gidiyor” yaygarası ile. Sanki de müzakereler olumlu biterse ve yeni bir devlet kurulursa, günümüzdeki egemenliğimizin yüzde yüzünü Rumlara, bütün adanın yüzde altmış egemenliğini de Brüksel’e teslim etmeyecekmişiz gibi. Elimizde ne bugünkü boyutlarda egemenlik kalacak ne de yeteri kadar çalışmadan, üretmeden, işe gitmeden, hiç bitmeyen hastalık veya da mazeret izinleri uydurup yan gelip bütün gün yatarak, ay sonunda çuval dolusu maaş almak kalacak. Memurlarımız ve her Allah’ın günü yalan dolan nedenlerle grev yapan sendikacılarımız bu günleri mumla arayacaklar. Maaşlar Türkiye’den değil, Brüksel’in denetimi altındaki bizim devletimizden çıkacağı için bu sefer kime sövecekler, kime karşı sanki de haklıymışlar gibi eylem yapacaklar ve medyada ileri geri konuşacaklar çok merak ediyorum gerçekten.

Yıllar evvel dahiyane bir şekilde tezgahlanarak sahneye konmuş olan kışkırtma oyunu, inceden inceye gayet güzel çalışmakta ülkemizde. KKTC toprakları içinde işlenen suçların tümü Türkiye’den gelerek ülkemize yerleşmiş kişilerin sırtına yüklenmekte mahir bir şekilde, laf oyunları ile ve de sosyal medya da illa da Türkiye’yi ve Türkiye’den gelen kardeşlerimizi suçlayan hayali, uyduruk gerekçe ve iddialarla.

Bazı seçilmiş görsel ve yazılı basın kuruluşları ve de onların maşalarının da yardımı ve katkıları ile halkımız bilinçaltında Türkiye’den gelen kardeşlerimize karşı süreğen ve kalıcı bir şekilde kışkırtılmakta. Bu süreç belli ki Kıbrıs adasının kuzeyinde egemen olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, aynen Ekim 1913 tarihinde kurulan ve Ağustos 1913 tarihinde Batılı ülkelerin Osmanlı Devletine uyguladığı baskılar sonucu lav edilerek Yunanistan’ın hükümranlığı altına giren Batı Trakya Cumhuriyeti örneği gibi KKTC’mizin de lav edilerek ortadan kaldırılmasına ve adanın tümünün Rum egemenliği altına girmesine kadar sürecek. Tabii bu sefer, Girit’in ve Batı Trakya Cumhuriyeti’nin siyasi oyunlarla, düzenbazlıklarla ve bir tek mermi atmadan elimizden alınarak Batılı devletler tarafından Yunanistan’a hediye edilmesinden sonra böylesine bir oyuna tekrar düşersek…

Ata ATUN

4 Mart 2016

Share
264 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “6736’da Dediğimiz oldu, Darısı KOSGEB’e…”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Merhabalar sevgili okurlarım. Bir önceki yazıma yine güzel geri dönüşler aldım teşekkür ediyorum. Hatırlayacağınız üzere, Bir önceki köşe yazımda 6736 Sayılı Kanunla Yapılandırmasını yapmış ancak çeşitli nedenlerle ödemeyi yapamayanlar için bir şans daha verilmesini önermiştim.   Bu konuda Bizzat köşe yazımın tamamını Bimer’e, GiB’e ve ilgili birimlere iletmiş ve birinci ağızdan da yetkililere konuyla ilgili görüşlerimi iletmiştim.   Geçen yazımda da bahsettiğim gibi gerçektende piyasalar kötü, birde bu durağanlığı art niy...
  • FARZ..

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Farzlardan bazıları Sual: Haramları maddeler hâlinde bildirdiğiniz gibi, farzları da bildirebilir misiniz? CEVAP Farzlardan bazıları da şunlardır: 1- Allah ve Resulüne itaat, , 2- Ehl-i sünnet itikadını, imanı, farzları ve haramları öğrenmek, 3- Allahü teâlânın varlığını ve yarattıklarını tefekkür etmek, 4- Allah’ın azabından emin olmayıp korkmak, rahmetinden de ümit kesmeyip ümitli olmak, 5- Allahü teâlânın rızka kefil olduğuna ve rızkın Allah’tan olduğuna inanmak, 6- Allahü teâlâyı hiç unutmamak , 7- Allahü teâlâya ihsan ettiği ni...
  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
UA-36507442-2