logo

reklam

KKTC Ulaştırma Bakanına Çağrı-2


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Ulaştırma Bakanlığımızın dikkatini çekmek istediğim ikinci konu da uçaklardaki koltuk araları. Bakanlık bu aralığa minimum bir standart getirmeli.

Geçen hafta köşemde yer verdiğim, KKTC’ye uçuş hizmeti veren ve bizleri dünyaya bağlayan bazı havayolu şirketlerinin koltuk aralarının tam ölçümle net olarak 62 cm. olduğu ve insan sağlığına zarar verdiği konusuna, inanılmaz sayıda destek yazısı ve kişisel itirazları dile getiren mesajlar aldım.

Bu mesajların ortak noktası, Ulaştırma Bakanlığımızın hazırlayacağı bir tüzükle koltuk aralarını insan fizyolojisine zarar vermeyecek bir açıklığa getirmesi ve sıkı bir şekilde denetlemesi talebi. Okurlarımın önerdiği ortalama açıklık 75-77 cm arasında. Elbette bunun en doğrusunu ve yolcuyu rahatsız etmeyecek buna karşın havayolu şirketini de zarar ettirmeyecek koltuk arası açıklığının ne kadar olması gerektiğini uzamanlar bilmekte. Görev Sayın Ulaştırma Bakanımızın ve uzman bürokratlarının.

Yaz gelmeden, adına “High Season” denilen yoğun yolcu trafiğinin yaşandığı dönem başlamadan evvel bu tüzüğü çıkarmanın, yolcuların yani vatandaşların faydasına olacağı kesin. Görev Bakanımızın ve Ulaştırma Bakanlığının bürokratlarının.

Öğrencilerimin ve vatandaşlarımızın ortak iki tane şikâyetleri var özellikle de Ulaştırma Bakanlığını ve Ulaştırma Bakanını ilgilendiren. Üçüncü ve dördüncü konular da bu şikayetlerden oluşmakta.

Bunlardan birisi ülkemizde faaliyet gösteren GSM şirketlerinin faturalarını anlaşılamayacak şekilde şişirdikleri, diğeri de posta gönderilerinin evlere dağıtılmadığı şikâyeti.

GSM şirketleri ile Posta Dairesi’nin amiri konumundaki bakanlık Ulaştırma Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanı.

Öğrencilerimin ve konuşma fırsatını bulabildiğim vatandaşların ağız birliği etmişçesine şikayetleri, GSM şirketlerinden satın aldıkları “Data” paketleri veya “Modem”lerinin data tüketiminin nasıl saptandığı ve denetlenip denetlenmediği konusu.

Hangi özel(!) paketi satın alırlarsa alsınlar, illaki ay sonunda paketin öngördüğü limitin üstüne çıkarıldıkları ve fazla ücret ödemek zorunda bırakıldıklarından şikayet ediyor vatandaşlar. İtiraz ettikleri vakit de bunun dikkate alınmadığı ve ısrarlarına devam ettiklerinde de ellerine anlayamayacakları verilerle dolu bir evrağın tutuşturulduğu şeklinde.

Öğrencilerimin ve vatandaşlarımızın isteği, GSM şirketlerinin data verilerini ölçüm yöntemine bir standart getirilmesi, düzenli olarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından denetlenmesi ve şikayet yapıldığı vakit de tarafsız olarak hesaplanması. Belli ki mağdur olan ve yasal yollardan aldatıldığına inanan çok kişi var ve buna da bir şekilde Ulaştırma Bakanlığının müdahalesi isteniyor.

Kiralık evde kalan öğrencilerimin, özellikle de Girne’nin Beylerbeyi, Ozanköy, Doğanköy, Çatalköy bölgelerinde oturan vatandaşların bir başka ortak şikayeti ise Posta Dairesinin günlük olarak evlere posta gönderilerinin dağıtımını yapmaması. Gönderiler haftada bir-iki kez Posta Dairesine uğrayan Muhtara veriliyor ve aranana kadar da muhtarın ofisinde sahibini bekliyor gönderiler.

Ülkemizde binlerce işe gitmeden maaş alan memur var ama posta gönderilerini günlük olarak evlere dağıtacak bir tek personel yok. İş özelleştirmeye kadar varınca da hemen yaygara başlıyor…

Ulaştırma Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanımız tüm bu sorunlara ivedilikle çözüm getirmelidir. Direkt ve endirekt vergisini aksatmadan ödeyen vatandaşlarımıza ve öğrencilerimize hizmet aksatmadan verilmeli, verilmesi için de elden gelen yapılmalıdır…

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

25 Mayıs 2015

Share
307 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
  • Güneş durdu yerinde

    24 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Güneş durdu yerinde Şam şehrinde medfun Evliyadan Seyyid Muslihiddin Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselamdan bahsederken şunu anlattı sevdiklerine: Peygamber efendimiz bir gün evlerinde otururken hazret-i Ali de “radıyallahü teâlâ anh” yanlarındaydı. O esnada Cebrail aleyhisselam bir vahiy getirdi. Efendimiz aleyhisselam, vahyin ağırlığından mübarek başlarını hazret-i Ali’nin dizine koydular. Vakit, ikindiyle akşam arasıydı. Ve güneş batana kadar kaldıramadılar başlarını. ...
UA-36507442-2