logo

KKTC Ulaştırma Bakanına Çağrı-1


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Halkın yaşadığı sıkıntılar bazen Bakanlıklarımızın ve de Bakanlarımızın bilgisine gelmiyor. Ya ilgilenilmesi gereken olayların çokluğundan Bakanlığın içinde bir şekilde sümenaltı edilip, yukarı kadar çıkamıyor, ya da önemsenmediği için çöpe atılıyor.

Halkın sağlığını, çıkarlarını ve kazanımlarını ilgilendirdiğini düşündüğüm ve hiç kimsenin ilgilenmediği 4 olayı Ulaştırma Bakanlığının ve Ulaştırma Bakanının bilgisine getirmek istiyorum bu iki serilik yazımda.

Umarım bakanlığın ilgili birimleri yazdıklarımı dikkate alınacak ciddiyette bulurlar ve dile getirdiğim bu konulara kalıcı çözüm ya da iyileştirme getirirler.

Bunlardan birincisi Trafik hız ölçüm kameraları ile ilgili.

Kaç zamandır bu hız ölçüm kameralarını inceliyorum, renkler üzerinde araştırmalar yapıyorum ve bu hız ölçüm kameralarının işletime konuş amacını bulmaya çalışıyorum.

Benim aklımı kurcalayan ve de çelişkiye düşüren de bu kameraların “gerçek amacı”nın ne olduğu.

Bu söz konusu “amaç”, araç kullanan kişileri eğitmek ve belirli yerlerde gerekli hız limitinin altında araçlarını kullanmalarını sağlamak mı, yoksa araç kullananları tuzağa düşürüp ceza keserek gelir elde etmek mi?

Önce KKTC’de işletime konan trafik hız ölçüm kameralarının fiziksel yapısını birlikte ve tarafsız bir şekilde inceleyelim.

a) Hız ölçen radarın ve aracın resmini çeken kameranın içinde yer aldığı kutu ile direğin boyası, parlamayan ve ışığı emen bir yapıda. Boya rengi de gündüz ufuk renginde olduğu için akşamüstü ve geceleri de karanlığın içinde göz, algılamakta zorluk çekiyor.

b) Salon araçların şoför koltuklarında oturan sürücülerin göz seviyesi yerden yaklaşık 120-140 cm. yukarıda ve gökyüzünün yer ile birleştiği seviyeden yani ufuk çizgisinden birazcık yüksekte. O seviyede gökyüzü mavi renkten uzaklaşmakta ve grimsi bir renk almakta. Bu renk ile hız kameralarının boyandığı renk neredeyse hemen hemen aynı.

Amaç sürücüleri yani vatandaşı tuzağa düşürmek, ceza ödemesini sağlamak, gelir elde etmek ve sürücülere ceza puanı vererek mağdur etmek ise “Hız Ölçüm Kamera”larının böylesi parlamayan, ışığı emen ve insan gözünün ilk bakışta fark etmesi zor olan bir renge boyanması tek çıkar yoldur.

Eğer trafik hız ölçüm kameralarının konuş nedeni, araçların belirli yerlerde belirtilen azami hızın altında kullanılmasını sağlamak, olası kazaları önlemek ve sürücüleri eğitmek ise kamera kutusunun ve direğinin renginin gündüz ve gece çok uzaklardan fark edilebilecek şekilde fosfor içeren “Parlak Turuncu” veya da “Parlak Sarı” renge boyanması gerekmektedir.

Böylesi bir uygulamadaki amaç insan gözünün fiziksel ve organik yapısından dolayı kamerayı fark etmemesinden veya da geç fark etmesinden faydalanıp cezalandırmak yerine,

sürücülerin hız ölçer kamerayı uzaktan fark etmesini ve hızını da yöredeki hız limitine göre ayarlamasını sağlamak olmalıdır… (devam edecek … 2)

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

22 Mayıs 2015

Share
334 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2