logo

reklam

KKTC Hükümeti tapularının arkasında


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Böyle dedi Cumhurbaşkanı Akıncı…

Daha da fazlasını söyledi;

“Çözüm bulacağız diye hayatı altüst etmeyeceğiz…”

“KKTC’de yatırımlar sürecek…”

“Mal mülk sorununu vatandaşın boynuna yıkmayacağız…”

“Tedirginliğe gerek yok…”

Başlıklardan da anlaşılacağı üzere Sayın Akıncı, mülkiyet konusundaki tedirginliğini berhava edecek açıklamalar yaparak, henüz bu konu üzerinde durmadıklarını ancak vatandaşların tedirgin olacağı bir durumun yaratılmayacağını söyledi.

Vatandaşları mağdur değil, mutlu etmek gayesinde olduklarını kaydeden Akıncı, sorduğum “mülk sorunu deyince sadece 41 yıldır Rum malında oturanlarla, mal sahibi konuşuluyor. Oysa bu malların çoğu satıldı ve ikinci üçüncü sahiplerini buldu. Tüm birikimini bu malları almak için harcayan kişilerin durumu ne olacak? Yatırımlar sürsün dediniz ama KKTC hükümeti verdiği tapuların arkasında durabilecek mi” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi: “Hayatı durduramayız. Yatırımlar sürecek. Çözüm olacak diye nefes almayalım, bekleyelim mi? Öyle şey olmaz. KKTC devleti verdiği tapuların arkasındadır.”

Cumhurbaşkanının söyledikleri insanın yüreğine su serpiyor doğrusu. Hele hele mülkiyet konusunu kişilerin üzerine yıkmayacaklarını söylemesi çok önemli. Sosyal medyadan ellerini ovuşturarak, “41 yıl oturdun, öde bakalım” diyenlere de “Bunu vatandaşın boynuna asarsak bu anlaşma olmaz” sözleri iyi bir cevap.

Ki, sırası geldikçe dile getirdiğimiz gibi mülkiyet konusu sadece o malın ilk sahibini bağlamıyor. Şayet “mülkiyette 1974 öncesine dönülecek, ilk hak mal sahibinin” denirse, tüm birikimiyle bir ev satın alan kişiler de, parasını verdikleri halde o evi tazmin etme riskiyle karşı karşıya kalabiliyorlar.

Bir başka sorun da, Rum arsaları üzerine yapılan inşaatlar. Bundan 41 yıl önce dağbaşı olarak nitelendirilen yerlere villalar yapılmış, o online casino bölge kıymet kazanmış. Ayrıca eskiden şehir içindeki yerleşim yerleri popülerken, şimdi deniz kenarları, doğa içindeki bölgelere rağbet artmış. Durum böyle olunca iki, üç ya da daha çok dönüm arazisi olan Rum “bu benim arazim, üzerindekiler de benim” derse doğru mu yapmış olacak?

Görüleceği üzere mülkiyet sorunu en kritik eşik. Kişileri yerinden yurdundan edecek, borçla ezecek bir seçeneği çözüm olarak sunmak akıl işi olmadığı gibi, referandumda “hayır” çıkma olasılığını artırıyor.

Bunun çaresi kişilerin işin içinde olmayacağı “global takas.” Tazminat kısmında da; çözüm isteyen büyük devletler bir fon oluşturup, tazminatı ödeyecekler. Kıbrıs Türkü içinde bu fona katkı koymak isteyenler olursa koyacak. Yani “ilk söz hakkı mal sahibinindir” argümanı çöpe

atılacak, ada gerçeklerine, Kıbrıslı Türklerin 1963-1974 yılları arasında yaşadıkları mezalimin diyet meblağına uygun olarak bir mahsuplaşma yapılacak.

Eminim ki böyle bir anlaşmaya kimsenin itirazı olmayacak.

Not: Cumhurbaşkanı Akıncı’nın basın toplantısını değerlendiren Rum Hükümet sözcü vekili Viktoras Papadopulos Akıncı’yı yalanlayarak, şu ana kadar uzlaşmaya varılan tek noktanın “bireysel mülkiyet hakkı” olduğunu söyledi. Bu durumda birinden biri doğru söylemiyor ama kim?

Share
452 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2