logo

reklam
20 Ağustos 2016

Kızılelma

 

foto-i2lqnultlryr02xmck1ndc55tmpdbtj0j1deum5lu6b6chajj7

Yeryüzündeki yolculuk, ebedi yolculuğa hazırlıyor insanı. Bundandır geçmiş yüzyılları iyi bilmek ve onların emanetlerine sahip çıkarak yeni şeyler söylemek ve her an yenilenerek tazecik umutlar peşinde ömre devam etmek gerekli ve önemlidir. Bundandır yenilenir, tazeleniriz, umutlarımızı her an yepyeni zamanlar için büyütürüz.

Umuttur insana en çok yakışan. En çok umudun adıdır çocuk.

Her an yenilendiğimiz muhakkaktır. Her hadiseyle birlikte tazeleniyoruz. Kuşku yok ki kimi kazanımlar, tecrübeler, dayanılası olmasa da hayatın akışına çeki düzen vermesi bakımından önemlidir. İstikametlerin tanzim edilmesinden, sapmaların giderilmesinden, gönül dünyamızdaki ihmallerimizin telafi-tedavi edilmesinden tutun da her alanda bize yeni anlayışlar, disiplinler katmayı sürdürmektedir.

Bizim uygarlığımız, kadim anlayışlar, değerler uygarlığıdır. Dünya insanlığının rahmetine yönelik çabalarla, çırpınışlarla doludur. Her eylemin, her an yenileyen disipliniyle tazecik baharlar gibi ülfet etmeyi, maddeye çekidüzen vermeyi, mana âleminin iklimlerinden uygarlıklar inşa etmeyi sürdürebilmiş, medeniyetine “şiir, yeşil, su, Osmanlı, İslam, Türk-İslam Medeniyeti” gibi unsurlarla anılabilecek aşkın anlayışların sözcülüğünü yapmışız. Şiir medeniyetinin mensubiyeti içinde hayata, doğaya, insana ve varlıklara şiir gibi bakmaya mecburuz.

Her eylemimiz, bizi yenilemektedir. Her doğuş, bizi yeni düşlere yelkenler açtırmış, her başarı, yeni hedeflere, her kaybediş, derlenip toparlanmamızı sağlamıştır. Kaybettiğimizi düşündüğümüzde bile olanda rahmet vardır-hayır vardır anlayışı içinde “şer gibi gözükende hayır hayır gibi gözükende şer vardır. Bunu siz bilemezsiniz” emri celilinin ışığında derlenip, toparlanmış ve yeni hedefler için “Kızılelma”mızı taze tutmuşuzdur.

15 Temmuz 2016 akşamından itibaren yaşanılan vahşetin, teşebbüsün, kalkışmanın, terörün, kırılmanın, darbe teşebbüsünün romanları, hikâyeleri, şiirleri, belgeselleri, filmleri yapılacaktır elbette. Yapılmaması eksiklik olur. Şehitlerin, gazilerin aramızda bizimle temas kurması asla aksamaz. Çünkü “şehitler ölmez vatan bölünmez” ifademiz de bir Kızılelma’dır.

Her Türk evladının Kızılelma’sı vardır.

Bir hedefe vardığında, yeni bir hedefe doğru yola çıkmaktır Kızılelma. Şimdi yenilenme sürecine girilmiştir. Şimdi daha hassas olma dönemidir. Uyanık olma, meselelerin derinliğine nüfuz etme, problemlerin çok yönlü olabileceğini asla unutmama, yeniden planlarken önceki dönemlerden ibret alarak, ders çıkararak tarihin sayfalarından faydalanarak yeni hedeflere doğru yürümek, kararlar almak mecburiyetindeyiz. Dağınıklığımızı, disiplinsizliğimizi terk etmeliyiz. Beş vakit namazı kılmak nasıl farz ise, kılmamız gerekliyse millete, memlekete, vatana, topluma, toprağa, insana ve insanlığa sahip çıkma, hayırlı ve gerekli ödevlerde bulunma da öyledir, gereklidir.

Asaletli olmak, erdemli olmaktır. Bu nedenledir ki adaletin terazisi sapmadan, devlet yönetiminde gevşekliğe gitmeden, en hassas uzuvlardan en hasis kirlenmelere karşı nüfuz edebilecek, ferasetin inceliğinden geleceğe ışık tutmaya mecburuz. Fitneyi sezebilecek, düşmanı ezebilecek, dahili ve harici yapılanmaları bertaraf edebilecek şuura, akla, iradeye, basirete, beraberliğe mecburuz. Devlete ve millete hizmette ihmal kabul edilemez. Ümmetin, ülkenin dertlerini çözmede ihmaller asla kabul edilemez. İhmal eden, iptal edilmelidir. Tarih, geçmişi anlatmaz yalnızca, gelecek için yollar da gösterir. Geleceğin mimarları tarihten dersler çıkarmalıdır. Siyasal, sosyal, hukuksal, düşünsel insan haklarının mağduriyete sebep olmaksızın, kılı kırk yararak masumları temize çıkararak hakların iade edilmesi, kulluğun-devletin hassasiyeti kadar, kul haklarının da bir gereğidir. Suç bireysel değil, toplumsaldır. Toplumsal suçlar bağışlanamaz.

Medeniyet ve şehirler imar etmiş ve dünya insanlığına erdemliliği, dürüstlüğü, inancı, itikadı ve adaleti temsil ederek uygulama yöntemlerini göstermiş olan milletimizin bekası, yeniden dirilişin yine aynı hassalarla tarihin derinliğindeki vazgeçilmez medeniyet sevdamıza tutunmakla mümkündür.

Sisli dönemlerde ferasetin sesine kulak vermek icap eder. Sağduyunun, gönül gözünün aydınlığına bakışımız ferasetle olmalıdır. Feraset, iman nokta-ı nazarından bakarak Kur’an ve sünnet dışında nizam tanımamaktır. Kur’an ve sünnete ittiba insanlığın huzurudur. Toplumumuzun ödevi, kendi kökleri, toprakları, toplulukları, kardeşleri kadar, büyük coğrafyada imdat bekleyen toplulukların da hamiliğini yapmaktır. Sisli dönemler içinde sinsiliklerin, sivrisineklerin, börtü böceklerin varlığı unutulmamalıdır. “Su uyur düşman uyumaz”. “Müminin ferasetinden korkun” emri, Kur’an ve sünnet ışığında gönlü, hafızayı, yüreği, aklı yıkamak ve süslemektir. Çağın buna ihtiyacı vardır. Adaletsizlik bununla önlenebilir. Adaletin kılıcının keskinliği her birey için eşit mesafededir.

Makamların, mevkilerin bir anda altüst olabildiğini görmüş olmak, geçici dünya telaşında dünya işlerine fazla gönlü kaptırmamaktır. Elbette dünyayı ihmal edemeyiz ve bu nedenledir ki en hassas tavırlarla, düşüncelerle, planlamalar yaparak dünyayı imar etmeye, emanete sahip çıkmaya hem biz, milletimiz ve insanlık muhtaçtır.

Demem odur ki şehitlerin diyarına gönderdiğimiz yeni şehitlerin bize emanet ettiği ruh milletimizin özgür iradesidir. Dünya ülkeleriyle olan ünsiyetimiz herkese eşit mesafede bir ünsiyettir ve çıkarlara bağlıdır. Kimse dost ya da körü körüne düşman değildir. İmdi Kızılelma’mızı taze tutalım. Hedefimiz Büyük Cihan Devleti Türkiye’mizin ebediyen uyanık ve kıyam halinde bir Kızılelma olduğu unutulmamalıdır.

Yeni Büyük Türkiye, asaletin, birliğin, kardeşliğin, bölünmezliğin, hakkın, adaletin adıdır. Yeni Büyük Türkiye, Yenikapı’dan yeni bir dirilişle 2023’e, 2053’e ve 2071’e koşan Türkiye bizim Kızılelma’mızdır.

ŞAİR-YAZAR-RESSAM
RECEP GARIP     20/08/2016

Share
536 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2