logo

reklam

KILIÇDAROĞLU’NUN HİÇ HAKKI YOKTUR..


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Bizler, 1 Kasım Genel seçimlerinin Türkiye’miz için yeni bir dönemin başlangıcı olacağına yürekten inanıyoruz. Ülkemiz, seçimlerle birlikte siyaset üzerine oynanan karanlık senaryoların kıskacından kurtularak bu zor dönemi geride bırakmış olacaktır. Yaşanan sıkıntıların aşılması, özellikle de HDP Ve uzantısı PKK terörünün beli kırılacak,başarıyla devam eden ekonomik büyüme sürecinin ilerlemesi hızlanarak dar gelirli toplum kesimlerinin refaha kavuşmasın ve halkımızın hür iradesi ile sandığa yansıyacak AK Parti hükümetin çalışmalarının önünü daha da açacaktır..
Ekonominin hızla yükselerek dünya sırlamasının ilk onunda yer alması kadar acil ve önemli bir diğer konu da, Türkiye’de siyasi alanda yeni bir dönüşüm sürecine olan ihtiyaçtır. Son günlerde ülkemizde yaşatılmak istenilen siyasi güven bunalımının tahribatı, sadece ekonomi alanıyla sınırlı kalmayacak, siyaset kurumunu ve siyasetçilerde büyük yara almış, büyük itibar kaybına uğramış olacaktır. AK PARTİ iktidarı ve mensupları üzerine yapılan komplo ile özellikle son dönemlerde çıkar ve siyasi gelecek hesaplarıyla neredeyse bütün ahlaki ölçülerin bir kenara itilebildiği görülmüştür.
Bu amaçla, siyasi istikrar ortamının tehdit edilmesinden ve günden güne yükselen ekonomik dengelerin göz ardı edilmesinden bile çekinilmediği halkımız tarafından ibretle izlenilmektedir. Emperyalistlerle göz kırpışarak ve el ele verilerek hazırlanan oyunun figüranları milletin içinde olmadığı arayışa girmişler ve oyunlarını sahneye koymuşlardır.
Bütün bu gelişmeler, vatana ve millete sahiplenen iktidarın toplum ve dünya da ki itibarına yapılmak istenilen darbenin izlerini taşımakta ve ülkemizi küçük düşürmeye yönelik kumpasın bir parçasını oluşturmaktadır. Onun için yıllardır süre gelen oyunların çirkefliğine bulaşmış insan bile demeye zul gördüklerimin tasfiye edilerek, Türkiye’de yeni ve güçlü bir siyaset kültürünün gelişmesi ve demokratik geleneklerin kök salması için önümüzdeki engellerin derhal çöpe atılması gerekmektedir.
Seçim sathı mahalline yaklaştıkça bu oyunların sahneye konulmasına çalışan dış ve iç mihraklar görünmektedir. Millet desteğini kaybeden bazı partilerin, Türk siyasetine kaos ve güvensizlik ortamını aşılayarak, emellerine kavuşma çabaları milletimize vurulan darbeden başka bir şey değildir.
Ancak bu nafile çabalar, Türk demokrasisine de, bu oyunları ile zorlamaları yapanlara da itibar kazandırmayacaktır. Çünkü böyle bir durumda kaybeden, siyaset kurumu halkımızın tercihi ile sandıklara gömülecektir.
Unutulmasın ki, ülkemizin milli varlığı ve geleceğiyle çeşitli senaryoların üretildiği, entrikaların çevrildiği ortamlar, milli iradenin hakemliğine en çok ihtiyaç duyulan ortamlardır., Seçimler ayni zamanda demokratik siyasi hayatın ve toplumun emniyet sigortasıdır. Toplumun talep ve beklentilerinin dile getirildiği bu güçlü zemini çok iyi kullanmak hayati öneme sahiptir.
Milli iradeyi hiçe sayan çeşitli odakların yine siyaset kurumunu zayıflatacak etkinliklerini artırmak isteyen emperyalistlerin ve siyasiler ile onların uşaklığını yapan marjinal gurupla, faiz lobisinin dayanağı çeşitli çevreler hiçbir gerekçeye dayanarak hükümeti yıpratmakta başarılı olamayacaklardır.
Bunun için diyoruz ki, dış ve iç güçlerin payandası hiçbir kimsenin ve bu karanlık senaryonun figüranlarının hiçbir asılsız gerekçeyle Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ı meşruluk tartışmalarının içine çekmeye ve lekelemeye hakkı yoktur. Hele devlet birimi SSK da görevli iken hakkında soruşma açılan, Ataşehir’deki skandalın CHP için anlama geldiği sorgulanan zatı-muhteremin ise hiç hakkı yoktur.
O, zatı muhterem, CHP Genel başkanı Kemal kılıçdaroğlu hakkında SSK Genel müdürlüğü dönemindeki iddialar ise şöyle sıralanıyor: “Gerçek soyadı Karabulut olup,Ermeni Yunoş hanımın oğlu ve Dersim isyanına katılan Kureyşan aşiretindendir. Genel Müdürlüğü döneminde SSK’yı batırmış 10 bine yakın kişiyi işe almış olup bunların çoğu Alevi-Kürktür. 100’den fazla PKK, TKLP, KDP, Dev-Yol militanını kuruma yerleştirmiştir. Kurumun yaptığı ihalelerde kendisine yakın Alevi-Kürt müteahhitlere 25 trilyon TL’lik ihale kazandırmıştır. Statüko – vesayet, koalisyon hükümeti döneminde İdare mahkemeleri ve Danıştay hâkimleri ile yakından ilişkiler kurarak kendisi ve yandaşları için lehte kararlar çıkmasını sağlamış ve MHP-SOl-ANAP koalisyon hükümeti döneminde Rahşat affından faydalanarak görevi kötüye kullanmak ve devleti zarara sokmak, usulsüz kuruma eleman yerleştirme cezalarından kurtulmuştur.
Ataşehir’deki skandalı CHP için anlama geliyor?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu başından beri çocukları ile birlikte çok mütevazi bir hayatının olduğunu söylüyordu. CHP milletvekili ile ilgili gündeme bomba gibi düşen bu iddialar Kılıçdaroğlu’nun bütün tezlerini çökertti. Kızı, özel kalem müdür ve yakınları da manavdan domates alır gibi lüks sitelerde daire satın almışlar. Gamze İlgezdi’nin 17 rezidans dairesinin olması bunun bir tasarrufla elde edilmiş bir kazanım değil, rüşvet ve haksız kazanca bağlı olarak gerçekleştiği iddiasını güçlendirmektedir. Bu iddiaların üzerine gidilirse CHP bu rezidansların altında kalır diye düşünüyorum. Rezidans skandalı CHP’nin İSKİ skandalıdır. Sadece Milletvekili değil Kemal Kılıçdaroğlu’nu da içine alan büyük bir skandaldır.

Saygılarımla.
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yazar 01 Ekim 2015

Share
688 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
UA-36507442-2