logo

reklam

Kılıçdaroğlu ve CHP nereye yürüyor?


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

En sonda söyleyeceğimi başta ifade edeyim. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, milletvekili Enes Berberoğlu’nu;  “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçunu işlediği gerekçesiyle 25 yıl hapse mahkum edilmesi ve ardından tutuklanmasını bahane ederek yollara düşmesi kendilerinin iddia ettikleri gibi bir “adalet” arayışı olarak görmüyorum.

Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin ifşası suç mudur?

Devletin güvenliğine, ülke ve milletin güvenliğini ilgilendiren her türlü belgelerin yok edilmesi veya ortadan kaldırılması, tahrip edilmesi, bunlar üzerinde sahtecilik yapılması veya başka amaçlarla kullanılması veya bulundukları yerden alınması ve ifşa edilmesi TCK’nın 326 ve 327. Maddelerine göre vatana ihanet suçudur.

Bu suçu işleyenler, ihanetin boyutu nispetinde artan oranlarda cezaya çarptırılması hükme bağlanmıştır.

Hal böyleyken ve mahkemenin Berberoğlu’nun siyasi ve askeri casusluk maksadıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçunu işlediğinin sabit olduğu yönündeki kararı ortadayken; Can Dündar’a gizli kalması gereken belgeleri veren kişinin de Enis Berberoğlu olduğu biliniyorken neyin yürüyüşü yapılmaktadır?

Hangi adalet arayışından söz edilmektedir?

MİT TIR’ları ihaneti ile Türk Cumhuriyeti’ni Lahey Adalet Divanı’nda yargılatmak isteyen FETÖ’nün bu operasyonuna müdahil olmuşlardır. Bunun da adı “ ihanettir”. Bu suçu işleyenlerin masum olduklarını söylemek mümkün müdür?

Peki CHP ve Kılıçdaroğlu’nun iddia ettikleri gibi ülkede bir hukuk sorunu, adalet sorunu yok mu?

Elbette vardır. Dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. Enis Berberoğlu özelinden eleştirilebilecek tek husus uygulamalardaki çifte standarttır. Aynı suçu işleyen Can Dündar’ın dışarıda olduğu bir davada Enis Berberoğlu’na verilen cezanın infazı için Yargıtay kararının beklenmemesidir.  Toplumsal gerginliklerin artmaması saikiyle böyle bir yol izlenebilirdi.

Özellikle FETÖ davalarında tutuklananlardan ‘dayısı’ olanların bir şekilde tutuksuz yargılanmanın yolunu buldukları, adamı olmayanların ise tutukluluk hallerinin devam etmesi kamuoyunda ‘adaletin’ sorgulanmasına neden olmaktadır.

Asıl tehlike de budur!  Adalet dağıtmakla görevli olanların bu çifte standarda bir son vermeleri ve adalet duygusuna halel getirmemek için çok daha hassas olunmalıdır.

Adalet arayışı veya “adalet” için yapılan yürüyüşlerle ihanetin bir bedeli olmasın, kanunlar bize işlemesin denilmek isteniyorsa ki kanaatim bu yöndedir. Böyle bir istek kabul edilebilir değildir elbet.

Adalet herkes için eşit uygulanması gerektiği gibi, suç işleyenlere ceza da eşit ve adil uygulanmalıdır. Hiç kimse ülke ve millet aleyhine suç işleme ve ihanet etme özgürlüğüne sahip olmamalı. Böyle bir şey düşünülmemeli dahi!

CHP’nin yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır!

CHP’nin hukuksuzluğu gerekçe göstererek “adalet” arayışına girmesi inandırıcı değildir. Geçmişte yaşanan yüzlerce hukuksuzluklara, adaletsiz uygulamaların hangisine itiraz etmişler?

Hangisi için sokaklara inmişler?  Hangisi için adalet isteğinde bulunmuşlar? Yanıtı maalesef koca bir sıfırdır!

Hal böyle olunca kimse bu millete, CHP’nin “adalet” yürüyüşünü bir adalet arayışı olarak yutturamaz. Yıllarca yaşatılan başörtüsü zulmüne ses çıkarmayacaksın, bırakın itiraz etmeyi zulmü destekleyeceksin…

Hukuksuzca kapatılan partiler için yollara düşmeyeceksin sonra da “ihanet” suçuyla yargılanıp mahkum olan bir vekilin ve FETÖ’den tutuklananlar için adalet arayacaksın!

 CHP ve Kılıçdaroğlu ne yapmaya çalışıyor?

Burada “adalet” arayışından ziyade her zaman birlikte hareket ettikleri çevrelerin amaçlarına ulaşmaları için gerekli ortamı sağlamak gayretinin öne çıktığı görülmektedir.

CHP yeni bir ‘Gezi’ kalkışması başlatmak istiyor.

CHP, küresel aktörlerin Gezi kalkışmasında ve 15 Temmuz’da darbe girişiminde elde edemediği sonucu yeni bir kalkışmayla başarmak istiyor. CHP ve onun genel başkanı da buna zemin hazırlamanın gayreti içindedir.

Başta CHP’ye gönül verenler olmak üzere herkes sağduyulu olmalıdır. Çıkacak bir kargaşa ve çatışma ortamı kimseye bir yararı olmayacaktır. Bu işten sevinecek ve mutlu olacaklar bellidir.

Allah muhafaza, amaçlanan bir iç savaş…

Güzel ülkemizin kalkınmasını, güçlenmesini istemeyenler…

Geçmişte olduğu gibi güdülen ve emir alan bir ülke olmamızı isteyenler…

Dünya mazlumlarına arka çıkmamızı kabul edemeyenler…

Yaptıkları zalimliklere dur denilmesinden ve suçlarının yüzlerine haykırılmasından haz etmeyen…

Ülkesini kalkındırmak için canla başla çalışan, yürekli ve küresel aktörlerin karşısında dik duran bir lidere sahip olmasından rahatsız olanların ekmeğine yağ süreceği unutulmamalıdır!

CHP ve Genel Başkanı’nın gittiği bu yol yol değildir. Bir an önce bu yoldan dönmelerini tavsiye ediyorum. Aksi takdirde Kendileri başta olmak üzere hepimiz bunun altında kalırız!

MEHMET ZENGİN

17/06/2017

Etiketler: »
Share
205 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Kılıçdaroğlu ve CHP nereye yürüyor?” için 1 yorum

  1. hasan : diyor ki:

    Egosu, kini ve alacağı üç kuruşa ülkesini ateşe atmaktan çekinmeyen milyonlarca vatan evladını yetiştiren eğitim sistemi sorgulanmalı.Ülkesi, milleti ve değerleri için canını verecek, milli gençliğin yetişmesi için eğitim sistemimizi derhal millileştirmeli…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2