logo

reklam

Kıbrıs’ın Aslanları ve Fareleri (2/2)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Yıllardır süregelen müzakerelerde konuşulanları doğru değerlendirmemin, Rum siyasilerin tavırlarının ne manaya geldiğini doğru olarak kestirmemin ve öngörülerimin hep doğru çıkmasının nedeni, hep bu yıllarda edindiğim deneyim ve gözlem ile dağarcığımı  doğru bir şekilde doldurmam nedeniyledir.

Televizyon ekranları ile radyolarda dile getirdiğim öngörülerim bugüne değin hep doğru çıktı. Özellikle de 2008 Şubatında yapılacak olan Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, o dönemde Rumların Cumhurbaşkanı olan Tasos Papadopulos’un kaybedeceğini, Temmuz 2012 tarihinde, daha seçimlere 7 ay kala öngörmem, TV ekranında dile getirmem ve bu düşüncemin arkasında seçimler yapılana kadar durmam bunun en güzel örneklerinden bir tanesini oluşturmaktadır.

1970-1974 yılları arasında Gazi Mağusa’nın şimdi kapalı Maraş olarak tanımlanan bölgesinde değişik Rum müteahhitlerin inşaatlarında çalışırken sadece Kıbrıslı Türk olduğum için 4 kez işime ve birlikte çalıştığımız tüm Kıbrıslı Türk işçi ve ustabaşıların işlerine hiçbir gerekçe göstermeden son verildi, bölgenin EOKA’cı sorumlularından gelen talimat üzerine.

Rum Milli Muhafız Ordusunda (RMMO) askerlik görevini asteğmen ve mavi bereli komando olarak yapmış bir Rum yönetici vardı son çalıştığım yerde. Biz Kıbrıslı Türkleri aşağılamaktan büyük zevk alırdı. Bana, “biz selam verirken ayağımızı en sert şekilde yere vururuz taşları kırarcasına” derdi, “düşmanlarımıza kendilerini nasıl ezeceğimizi göstermek için…” Tabii düşman diye kastettiği de bizdik. Bakışlarında muzaffer bir komutanın edası vardı hep. Kendini aslan zanneder, bizi de bir lokmada yutulacak fare gibi görürdü, sayımız kendilerine kıyasla dörtte bir oranında olduğu için.

1963 yılının meşum Aralık ayında savunmasız insanların yaşadığı Lefkoşa’nın Küçük Kaymaklı bölgesine saldırmışlar, kaçmayı başaramayan silahsız insanlarımızı, çocuk kadın, yaşlı demeden katletmişler, evleri ve camimizi yakıp yıkmışlardı. “Küçük Kaymaklı’yı kanlı aldık, ancak kanla veririz. Erkekseniz gelin alın” derdi bize hep mağrur bir aslan edası ile.

“Düşmez, kalkmaz bir Allah’tır” sözünü boşuna söylememişler.

Kahraman Türk Ordusu 15 Ağustos 1974 günü Mağusa’ya gelince sarılıp kucaklaşmış, 96 yıllık hasretin son bulması nedeni ile de ağlaşmıştık. Ertesi günü benim rehberliğini yaptığım birliğin Maraş kentinde yaptığı silahlı operasyonda ele geçirilen Rumların arasında, ayağında postal ve askeri pantolon, üstünde ise beyaz atleti ile söz konusu kendini adanın aslanı zanneden Rum Yönetici de vardı. Asker olduğu anlaşılmasın diye üniformasını, silahını ve o çok öğündüğü mavi beresini fırlatıp atmış, postalları ile pantolonunu değişecek zamanı ise bulamamıştI.

Kimliklerinin kayıta geçirilmesi amacı ile ifade vermek üzere ifade yerine getirildiğinde, beni masa başında yüksek rütbeli bir Türk subayının yanında oturur görünce, yüzü değişmişti. Beni orada gördüğüne inanamamıştı belli ki. Bizlere amirlik ve aslanlık taslayan, canı istediğinde

de bizlere Türk olduğumuz için hakaret ederek işten kovan adam, önümde başı eğik ve süklüm püklüm durmaktaydı.

Önce yüzünü bir hayret dalgası sarmıştı. Sonra da yüzü ezik ve mahcup bir hale dönüşmüş, gözlerini de yalvaran bakışlar kaplamıştı. Çok acınacak bir haldeydi bir zamanların aslanı. Roller değişmiş, aslan ben, fare de o olmuştu şimdi. Yüzünün beni görünce aldığı şekli ve bakışlarını yaşamım boyunca hiç unutmadım, unutamadım.

20 Temmuz 1974 günü başlayan ve fiilen 16 Ağustos 1974 günü biten Mutlu Barış Harekatı ve Kıbrıslı Rumlarla ilgili bir çok hatıralarım var, pahası ve kıymeti biçilmez gerçek ve yaşanmış hatıralar.

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

22 Temmuz 2015

Share
325 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR

    29 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ey İman Edenler Zina Etmeyin, Gençligini Zinadan Koruyana Cennet Vardır (Kaynak Beyheki) .. GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR Süleyman bin Yesâr, bir arkadaşıyla “Ebva” denen yerde konaklamışlardı. Arkadaşı yakındaki alışveriş yerinden bir şeyler almak üzere çadırdan ayrıldığı sırada Süleyman’ı geriden gözetleyen bir bedevi kadını hemen çadırın kapısına gelerek: – Buraya kadar gelir misin? diye seslendi. Süleyman, serili sofradan yiyecek isteyeceğini düşünerek bazı şeyleri alıp da kadına doğru yürürken kadının ikazı farklı oldu: – Ben yiyecek fa...
  • ÇOCUĞU ORTADAN KESİN

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " ÇOCUĞU ORTADAN KESİN Hz. Davud zamanında genç bir kadın , çocuğunu alıp gezmeye çıkarmıştı . Dinlenmek amacıyla yeşillik bir yer bulup oraya oturdular. Bu sırada yanlarına başka bir kadın gelmişti . O kadının da yanında bir çocuğu vardı . Çocuklar hemen hemen aynı yaştalardı . Kadınlar tanıştılar . Sonradan gelen kadın diğer kadına nazaran yaşça büyüktü ve onun ablası konumundaydı . Aralarında konuşurlarken çocuklar da önlerinde oynuyorlardı . Bu sırada büyük kadının çocuğu çalılıkların arkasına girip gözden kaybolmuştu . Annesi bunun far...
  • Günaydın!!!

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Misak ı Milli nin sınır taşı olan ve halkın % 70' i türkmen ve araplardan oluşan Kerkük şehrinde artık Kürdistan bayragı esiyor ve Maşallah istihbaratımız yeni anladı galiba... Kerkük Irak petrolünün % 40 ını üretiyor, Dünya'da petrol üretiminin önemli bir kaynağını Kerkük üretiyor. Misak ı Mili nin çizilmemesi için elinden geleni yapan İngiliz'in şımarık prensi Barzani bölgeyi yeni bir kavgaya doğru sürüklüyor. Bölgede zaten söz sahibi olan Kürdistan Irak Federe eyaletinin bu hareketi, bölgenin gerçek hakimi Arapları ve Türkleri hem birleşt...
  • TERÖR SİVİLLERİ VURMAKTADIR

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TERÖR     SİVİLLERİ   VURMAKTADIR Dünya üzerinde, terör olayları alabildiğine, devam etmektedir. Dünyayı yöneten güçler; sözde, kınamalar, yapsalar da; terörün devam etmesinden, mutlu gibi gözükmektedirler. Şu an Güney sınırımızdaki, tüm olaylar bunun en güzel delilidir. O coğrafyaya, kilometrelerce uzakta olan tüm güçler; sahne alabilmek için; bir birleri ile yarışmaktadırlar. Sonuçta; tüm Dünyaya silah satan ve o, satıştan yüklü bir miktarda para kazanan devletler; Dünyayı yönetmeye talip olan, devletlerdir. Üstelik, o bölgenin yer altı ze...
UA-36507442-2