logo

reklam

Keti Klerides:“Çözüm ödünlerle olur” Röportaj

klerides (1)

Keti Klerides, çözüm isteniyorsa, her iki tarafın da kırmızı çizgilerini esnetebilmesi gerektiğini söyledi.

Yurdagül ATUN/MERCEKHABER GAZETESİ – KKTC

* “Herkes bilmelidir ki al-ver olmak zorunda. Herkes kendi kırmızı çizgisine takılıp kalırsa çözüm olmaz. Çözüm ödünlerle olur”

* “Bazıları Türk yönetimi altında yaşamayı kabul edip dönebilir, bazıları dönmez ancak şu bir gerçek ki herkes Güney’de işini kurdu. Dolayısıyla dönmeleri zayıf ihtimal. Önemli olan, kişilere bu şansın verilmesidir”

* “Çözümde konuşulan iki bölgeli, iki ayrı yönetimli, sadece en üstte önemli kurumların olacağı bir yapı… Her iki taraf da zaten bunları kabul etti, şimdi detaylar görüşülüyor”

* “Umudum, bu ödünlerin adilane verilmesi”

* “Türkiyelilerin nüfusunu yanlış biliyorlar ve korkuyorlar bizimkiler…”

* “Birçok Kıbrıslı Rum’un aklında olan ve kabul edilen bir şey var ki, uzun süredir Kıbrıs’ta yaşayanlar, KKTC vatandaşlıkları varsa kalabileceklerdir. Bu Annan Planı’nda vardı. Çok da önemli değildi”

Rum yönetiminin eski lideri, DİSİ’nin kurucusu Glafkos Klerides’in kızı, eski milletvekili Keti Klerides, Kıbrıs sorununun çözümüne çok yakın bir noktada olunduğunu söyledi. Çözümün her iki toplumun çıkarına hizmet edeceğini belirten Klerides, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in kimyalarının uyuştuğunu ifade etti. “Akıncı’yla Anastasiadis arasında iyi bir elektriklenme var. İlişkileri ileriye götürmek için çaba harcıyorlar. Halka olumlu mesajlar gönderiyorlar” diyen Klerides, çocukluğundan bu yana duyduğu “çözüm” kelimesinin hayata geçtiğini görme arzusunda olduğunu, çözüm olduğu gün babasının mezarına giderek çözümün olduğunu söyleyeceğini belirtti.

Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin kırmızı çizgileri olduğunu ancak çözümün, bu çizgilerdeki esneme sonucu oluşturulabileceğini kaydeden Klerides, çizgilere takılıp kalınması halinde bir anlaşma olmayacağını dile getirdi. Klerides, “Herkes bilmelidir ve fark etmelidir ki al-ver olmak zorunda. Her iki tarafta da kırmızı çizgiler ileri gidecek. Herkes kendi kırmızı çizgisine takılıp kalırsa çözüm olmaz. Çözüm ödünlerle olur” şeklinde konuştu.

Klerides, Başpiskopos Hrisostomos tarafından dile getirilen “Türkiyeliler dönecek” sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Hrisostomos’un sözleri üzerine konuşmak istemiyorum ama bu topraklarda doğanlar ve KKTC vatandaşı olanlar adada kalacak. Zaten Annan Planı’nda da vardı bu. Şimdi Annan Planı’ndan çok farklı bir durum yok. Bunun sorun olacağını sanmıyorum” dedi.

Hedeflerinin iki bölgeli, iki ayrı yönetimli ve federal bir Meclis’in yer alacağı bir yapı olduğunu ifade eden Klerides, mal mülk sorununun çözülmesinin zor olmayacağına inandığını, Kıbrıslı Rumların da Kuzey’de yaşama konusunda çok hevesli olmadıklarını belirtti.

DİSİ’nin eski Başkan Yardımcısı, Rum eski lideri Glafkos Kleridis’in kızı Kety Klerides Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Soru: Babanız Glafkos Klerides de bu sürecin içinde bizzat yer almış bir kişiydi. Siz neredeyse ömrünüzün tamamını bu sorunla geçirmiş biri olarak çözümün olacağına inanıyor musunuz? Esen iyimserlik rüzgarı ne kadar umut veriyor size?

Ben çok umutluyum. Mustafa Akıncı’nın seçim sloganı, çözüm ve Türkiye’den bağımsız hareketti. Bu yönleriyle dikkat çekti Türk lider. Anastasiadis ise zaten çözüme kendisini adadı. Çözüm, her iki tarafın da çıkarınadır. Rum tarafının ekonomik durumu kötü ve halk ekonominin çözümle düzeleceğinin farkında. Halkta, çözüm olursa ekonominin düze çıkacağı düşüncesi hakim.  Çözüm olursa, Türkiye, Yunanistan ve enerjiyle ilgili ülkelerle iyi ilişkiler kurulursa bölgede bulunan gazı çıkarmak çok kolay olacak. Dolayısıyla herkesin çözümden çıkarı var.

****

“Akıncı ile Anastasiadis’in kimyaları uydu”

Ayrıca Akıncı ile Anastasiadis arasında bir elektriklenme var. Kimyaları uydu iki liderin. İlişkileri ileriye götürmek için çaba harcıyorlar. Halka güzel ve olumlu mesajlar verdikleri için umutlar yüksek. Gerçekçi olalım, kolay olmadığının farkındayım ama olmaması için hiçbir neden yok. Umutluyum…

Soru: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ılımlı tavrına rağmen Anastasiadis’in kırmızı çizgilerinden vazgeçmediğini görüyoruz. Rum tarafı kırmızı çizgilerinden esneme göstermezse çözüm olur mu?

Herkes bilmelidir ve fark etmelidir ki al-ver olmak zorunda. Her iki tarafta da kırmızı çizgiler ileri gidecek. Herkes kendi kırmızı çizgisine takılıp kalırsa çözüm olmaz. Çözüm ödünlerle olur. Bunu yapmazsak çözüme ulaşamayacağız. Umut ederim ki bu ödünler adilane verilsin. Herkes geri adım atmalı.

“Uzun süredir Kıbrıs’ta yaşayanlar, KKTC vatandaşlıkları varsa kalabilecekler”

Soru: Hrisostomos’un geçtiğimiz günlerde yaptığı, “Türkiye’den gelenler dönmeden çözüm olmaz” açıklaması KKTC’de büyük yankı buldu. 40 yıldır burada yaşayan, çocukları, torunları burada doğmuş ve Türkiye’yle hiçbir bağı kalmamış kişileri geri göndermek insan haklarına aykırı değil mi?

Hrisostomos’un sözleri üzerine yorum yapmak istemiyorum ancak şunu söyleyebilirim; Birçok Kıbrıslı Rum’un aklında olan ve kabul edilen bir şey var ki, uzun süredir Kıbrıs’ta yaşayanlar, KKTC vatandaşlıkları varsa kalabileceklerdir. Bu Annan Planı’nda vardı. Çok da önemli değildi. Sorun olmamıştı o dönemde… Güney’de bu dillendiriyorlar çünkü daha fazla Türkiye vatandaşının yerleşmesini istemiyorlar.

“Türkiyelilerin nüfusunu yanlış biliyorlar”

Türkiyelilerin nüfusunu yanlış biliyorlar ve korkuyorlar bizimkiler… Korkuları, Türkiyelilerin sayısının Kıbrıslı Türklerin sayısını geçtiği inancı! Kıbrıslı Türkleri tanıyoruz ama Türkiye’den gelenlerle uyum sağlayamayız diye düşünüyorlar. Ümit ederim ki bu çok önemli olmayacak. Bu halkı ilgilendiren bir konudur ve biz masada halkı/insanları düşünmek zorundayız.

Soru: Müzakerelerin hız kazanmasıyla birlikte özellikle bazı bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızı göç korkusu aldı. Kıbrıs Türkü yeniden göçmen olmak istemiyor. Kıbrıslı Rumlar Kuzey’e gelme düşüncesinde mi?

Bunu söylemek zor… Bazıları Türk yönetimi altında yaşamayı kabul edip dönebilir, bazıları dönmez ancak şu bir gerçek ki herkes Güney’de işini, düzenini kurdu. Dolayısıyla dönmeleri zayıf ihtimal. Önemli olan, kişilere bu şansın verilmesidir. Bu esnada kimsenin evsiz kalmaması gerekir. Bu da bir gecede olacak bir şey değil. Tekrardan göçmen olmama konusu çok önemli.

Soru: “Türk yönetiminde yaşamayı kabul ederse” dediniz. Sizin ve Rumların çözümden kastı iki bölgeli, iyi ayrı yönetimli bir çözüm mü, yoksa federal bir yapı mı?

Çözümde konuşulan iki bölgeli, iki ayrı yönetimli, sadece en üstte önemli kurumların olacağı- Federal Meclis, Federal Mahkeme-Merkez Bankası gibi- bir yapı… Her iki taraf da zaten bunları kabul etti, şimdi detaylar konuşuluyor. Her iki tarafın da kendi Meclis’i, kendi mahkemeleri olacak. Mahkemeler kendi halklarına hizmet verecek. Suç nerede işlendiyse o bölgenin mahkemesi bakabilir ama Federal Mahkemeler, anayasal sorunlar için var olacak. Eyalet Meclisleri ve Federal Meclis olacak. Eğitim, her iki tarafın da kendi uhdelerinde kalacak daha önce olduğu gibi. Zaten Türklerin ve Rumların eğitimi hep ayrı olmuştu. Gerektiği zaman Eğitim Bakanları istişarede bulunabilecek, ortak etkinlikler, planlamalar yapabilecek. Her iki tarafta yaşayan insanların yaşamlarını değiştirmeyecek değişiklikler öngörülüyor çözümde…  İnşallah her şey iyi olur. (Bu kısmı Türkçe söylüyor.)

“Babamın mezarına gidip, baba çözüm oldu diyeceğim”

Soru: Babanız Glafkof Klerides Rahmetli Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’la yıllarca müzakere etmiş bir kişiydi… Çözümün olacağına inanıyor muydu?

Ömrüm boyunca çözüm sözünü duydum, bu sorunla iç içe yaşadım. Babam çözüm için çok çaba sarf etmiş bir kişiydi. Annan Planı’ndan sonra bir daha anlaşma olmayacağına inanıyordu. Şimdi çözüm için tarih vermek zor ama çözüm yakın görünüyor. Kıbrıs sorunu çözüldüğünde babamın mezarına gidip, “baba bak anlaşma oldu” diyeceğim. Hayatımın

bundan sonraki kısmında sorunsuz ve çözüm kelimesinin kullanılmadığı bir Kıbrıs’ta yaşamak ve Türk arkadaşlarımla bunu kutlamak istiyorum.

Soru: Yunanistan’daki kriz Rum kesimini etkiler mi?

Yunanistan’daki kriz bu noktada bizi etkilemeyecek. Çünkü Güney Kıbrıs 2012 yılında Yunan tahvillerinden dolayı büyük bir ekonomik sıkıntı yaşamıştı. Sonrasında ekonomimizi bağımsız hale getirdik. Ekonomi bağımsız olduğu için Yunanistan’daki krizi hissetmeyeceğiz. Yetkililer gerekli önlemleri aldı. Yalnız babam (Glafkos Klerides) Yunanistan’ın bu hale düştüğünü görseydi çok üzülürdü, iyi ki görmedi…

Share
509 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2