logo

Keşke Yaratıldığı Kadar Temiz Kalabilse İnsanlık


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Ey İnsanoğlu!

 

Keşke sizler yaratıldığınız kadar kusursuz bir o kadar temiz kalabilseniz.

 

Ey İnsanoğlu!

 

Keşke sizler yaratılmış olduğunuz kadar muhteşem, bir beyaz sayfanın içerisi kadar tertemiz kalabilseydiniz.

 

Cenabı Allah tarafından yaratıldığı an ki kadar temiz olan ruhlarınız keşke hiçbir cinayete, hiçbir pisliğe, hiçbir kötülüğe bulaşmasaydı. Cenabı Allah’ın insanlığı var etmesinden kıyamet gününe kadar ki gibi tertemiz, pürüzsüz ve saydam olsaydı ruhlarınız ve de bedenleriniz. Her ne kadar arada bir günahların ve yanlışların içerisine sürçmeye maruz kalsanız bile hemen orada gerçekleri görüp, gerçeklerin ve de doğruların doğrultusunda tekrardan çevrilseydi yüzleriniz. Bedenlerinizde saklı olan o tertemiz ruhlarınızı yansıtan o gerçek yüzleriniz ortaya çıksa.

 

Ey İnsanoğlu!

 

Ey derin güzellikleri kendi ruhunda saklayan yüzler!

 

O bakışlarınızda bir sessizlik lakin anlamlı olan ifadelerle herkesi kucaklamayı bilen, yürekleri her daim serinleten güzel, anlamlı, mahcup ve de dost olan yüzlere öyle hasretiz ki, öyle açız ki anlatılmaz.

 

Ey İnsanlık!

 

O kadar çok ihtiyaç vardır ki sıcacık bir şekilde gülümseyen, gülümseten ve de güldüren yüzlere…

 

Ey İnsanlık!

 

Yüce Yaradanımız olan Rabbimizin esmasını en güzel temsil eden yüzlere ihtiyaç var. Bedenlerimizi, ruhlarımızı sıcak tutan, insanlığa rehber olacak olanlara ihtiyaç var.Derinliklerde hakikatleri taşıyan yüreklerin dış aleme yansımakta olan aydınlık yüzlerine ihtiyaç vardır Ey İnsanoğlu!

 

Ey İnsanlık!

 

Ey İnsanoğlu!

 

Ey yüzleri, ruhları ve de bedenleri kirlenmiş İnsanlık!

 

Şimdilerde adeta insanlık kaybolmuş. Kalpler bir kömür parçasından farksız, ruhlar simsiyah, bedenler çürümüş. Şimdileri anlatmaya ne aklım ne yüreğim ne ruhum ne de dilim varmıyor. Kömür parçası gibi kapkara olup kararmış olan yüzlerin meydanlara saçılan o hain bakışlardan, insanoğlunun kendinden olmayan herkesi adeta düşman olarak algıladığı, yapılan haksızlıklarla kendilerince hakimiyet kurdukları bir dünyada, kendilerini muktedirlikleriyle (Muktedir: Gücü her şeye yeten, her şeyi dilediği duruma getiren, kudret sahibi) her daim haklı göstermeye çalışan o densiz, o kirlenmiş ruhlardan, o çürümüş insan zihninden, o kömürleşen bedenlerden ve de kapkara olmuş kalplerden bahsetmek istemiyorum. Sevgiden, insanlıktan, saygıdan mahrum, zavallı olan yüzlerden ve de o şeytanlaşmış olan ruhlardan, o soysuz yüzlerin sahibi olan ruhlardan hiçbir şekilde hiçbir noktada hiçbir yerde toz zerresi kadar da olsa hiçbir şey anlatmak istemiyorum. Çünkü onlar Cenabı Allah tarafından bile lanetlenmişlerdir. Kalplerine zincirler, kelepçeler ve de mühürler vurulmuştur.

 

Yaratılmış olan kainatın, dünyanın ve de yeryüzünün farklılıklarını barındıran yüzleri vardır. Bunlardan en önemlisi olan da ahireti kazanmaya vesile olan yüzlerdir. Bunlardan bir ikincisi de Yüce Yaradanımız olan Allah (c.c) esmasını anlatan, O’nun sıfat ve de şuunatını her zaman idrak etmemize yardımcı olan yüzdür. Bir diğeriyse her şeye sadece ve sadece kendi maddi değerleri kadar kıymet veren verimsiz olan fani yüzler. Kimi yüzlerin Cenabı Allah’ın esmasını anlatan, yaşamlarımızın anlamını en güzel şekilde yansıtmayı bilen güzelim yüzlerdir. Kimilerinin yeryüzüne ve de dünyaya neden geldiğini, ne için yaratıldığının bilincindedir. Kimileriyse Yüce Yaradanımızın dinine en güzel şekilde hizmet edenlerdir. Bunlar da ahireti her zaman en iyi şekilde kazanan ve de insanoğlunun da kazanmasına vesile olan güneş gibi, yıldız gibi aydınlık olan yüzlerdir.

 

Ey İnsan Evladı!

 

Unutmayın!

 

Kimi yüzler de vardır ki dünyanın o geçici yüzü gibi içerisinde hiçbir güzellik ve mana barındırmayan adeta faydasız, manasız, boş, sadece kendi rahatlığına, kendi huzurları için çalışan, fakirlerin, fukaraların, kimsesizlerin, ezilenlerin ve de her daim yürekleri parçalanan mazlumların hak hukukunun onlar için bir mananın olmadığı gerçeği vardır. Onlar ki dolaştıkları her yere zulümler getirenler, zulüm edenler ve de zulüm yağdıran yüzlerdir. Yarınları cehennem ateşinin içerisinde kapkara bir ruh ve bedenle uyanacak olan yüzlerdir.

 

Ey İnsanlık!

 

Şimdilerde görünen o dur ki; bütün aydınlık ve de karanlık olan yüzler birbirinden ayrılıyor. Sizler de görüyorsunuz dimi! Nasıl da o tertemiz olan ruhlar ve de o habis (Habis: Kötü, çirkin, pis) olan ruhlar layık oldukları yerlerde durur oldular.

 

Ey Yaratılmışlar en güzeli olan İnsanoğlu!

 

Şunu asla unutmayın!

 

Karanlık olan bedenler, karanlık olan ruhlar, karanlık olan yüzler baktıkları ve de gittikleri her yeri karartırlar. Lakin aydınlık olan ruhlar, aydınlık olan yüzler de bu kararan yerlerin tamamını Cenabı Allah’ın o en güzel sabrı ile tekrar tekrar Yüce Yaradanımız olan Rabbimizin nuru ile nurlandırmak için yılmadan gayret eder oldular.

 

Ey güzel yaratılmışların en güzeli olan İnsan!

 

Bu tam da neye benziyor biliyor musunuz? Bu tam da aydınlık ve de karanlık için savaşan insanların savaşına benziyor. Tam da gülümseyen, Cenabı Allah’ın nuru ile nurlandırılmak isteyenlerin, masum yüzlerin, düşmanca yüzlerin, kararmış olan ruhların, mühürlenmiş olan kalplerin birer mücadelesidir.

 

Ey İnsanlık!

 

Sizler hiçbir zaman doğru yoldan, Cenabı Allah ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) nurlu yolundan ayrılmayın. Sizler hiçbir zaman endişe etmeyin. Eninde sonunda iyilik kötülüğün karşısında, beyaz siyahın karşısında, doğruluk yalan ve yanlışın karşısında galip gelecektir.

 

Unutmayın Ey İnsanlık!

 

İyiliğin, doğruluğun ve de hakkın taraflarını her daim fark edip de korkaklıktan ses çıkarmayanlar ya da düşünmeden her daim yargılayıp, masum olan yüzlere çamur atanlar hiç unutmasınlar ki hakikatlerin ortaya çıktığı gün utanıp yüzleri cehennem ateşinin kızıllığı gibi kıpkırmızı olacaktır.

 

Yaratıldığınız kadar temiz ve bembeyaz kalmanız dileğiyle…

 

Vesselam!

 

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

Share
618 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Keşke Yaratıldığı Kadar Temiz Kalabilse İnsanlık” için 2 Yorum

  1. Fatma : diyor ki:

    İnsan işte….! İnsan vardır melek seviyesinde,insan vardır ‘Belhüm-adal’ seviyesindedir! Ne mutlu Allah’ın yarattığı gibi tertemiz yaşayip ölebilene!!!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
  • Kötü Yöneticiler ve Zalimlikleri

    20 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Japon atasözünde şöyle güzel bir söz vardır; “Bin asker toplamak kolay olsa da onlara bir general bulmak çok zordur” der. Bir şirketin binlerce çalışanları olsa dahi iyi bir müdürün, iyi bir liderin, iyi bir üstün yoksa hem artan rekabet ortamlarında, hem çalışma durumlarında her daim başarısızlıklara ve adaletsizliklere imza atar dururlar.  Öyle ki her daim çalışan insanların hakları üstleri tarafından yenilmiş olup, üstleri tarafından her daim tehditler görecek ve çeşitli tehditlere maruz kalacaklardır. Her daim köleleştirme sistem...
  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
UA-36507442-2