logo

KERBELA VE HAZRETİ HÜSEYİN’İN ŞEHADETİ


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

KERBELA VE HAZRETİ HÜSEYİN’İN ŞEHADETİ

KerbelaKerbela Olayı (M:680) Ve Sebepleri:
Hz. Ali’nin vefatından sonra müminlerin biatı ile halife seçilen Hazreti Ali’nin büyük oğlu Hasan (r.a.), kendisine savaş açan Ebu Süfyan oğlu Muaviye (r.a.) ile Müslümanlar arasında kan dökülmesin diye halifelik hakkını ona devretti. Bir süre sonra Hz. Hasan (r.a.) karısı tarafından zehirlenerek öldürüldükten belli bir zaman sonra Muaviye (r.a.) Şamlılardan oğlu Yezid’e uymalarını istedi ve Şamlılar bunu kabul etti. Hacca geldiğinde aynı şeyi Hicazlılardan da isteyince onlar kabul etmediler. Dediler ki
” Eğer sen devam etmek istiyorsan kabulümüzdür. Eğer bıktınsa bu işi Müslümanlara bırak. “
Muaviye (r.a.), kendisinden sonra oğlu Yezidin halifeliğini kabul etmelerini isteyince, Hz. Ömerin oğlu Abdullah (r.a.), Peygamberimizin amcası Abbas’ın oğlu İbni Abbas (r.a.), Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman (r.a.) gibi Medine büyüklerine haber gönderdi. Onlar Muaviye’nin (r.a) bu teklifini red ettiler.
Muaviye öldükten sonra Şam’da ve diğer yerlerde Yezit zorbalıkla hükümdarlığını kabul ettirdi. Bunun üzerine Yezit Medinedeki valisine haber göndererek Hz. Hüseyin’in de (r.a.) kendisine biat etmesini istedi. Hüseyin bunu duyunca Yezit belasına karşı tedbir için Mekke’ye gitti. Kufeliler ise Hz. Hüseyin’e biat için Kufe’ye gelmesini rica ettiler.

İbni Abbas(r.a.) onların tekliflerini kabul etmemesini rica etti ve dedi ki:
-“ Ey amcamın oğlu. Onlar babanı öldürdüler. Kardeşini aldattılar. Doğrusu sen ailene dön. “
Hz. Hüseyin buna razı olmadı. Bunun üzerine İbni Abbas; “Vah Hüseyin” diye ağladı. Hazreti Ömer’in oğlu İbni Ömer’de (r.a.) Hz. Hüseyin’i bu hususta uyardı: Ne yazık ki Hüseyin onun da uyarısına aldırış etmedi. Nihayet gözlerinden öperek :
-“Ey Hüseyin. Seni düşmanlarının şerrinden, Allah’ın korumasına emanet ediyorum.” dedi.
Mekke de herkes Hüseyin’in Kufe’ye gidişine üzüldü. Hatta bu haber kardeşi Muhammed bin Hanefiye’ye ulaşınca ağladı, ellerine kapandı. Bu gidişten vazgeçmesini ısrarla rica etti.
Başta Müslim Bin Ukeyl olmak üzere Kufe ehlinden 12.000 kişi biat etti. Yezit bu haberi duyunca İbni Zeyyad’ı Hz. Hüseyin’i öldürmek üzere yola koydu. Yezid’in ordusu Müslim Bin Ukeyl’i yakalayıp öldürdüler. Bunun üzerine Hz. Hüseyin’den habersiz tarafları ikiye bölündü. Farazdak’a rastlayıp halkın durumunu sorunca şu cevabı aldı:
-“ İnsanların kalpleri seninle fakat ne yazık ki kılıçları Ümeyye oğulları iledir. Kaza gökten iner.”
Kadsiye’ye yaklaşınca Yezidin ordusunun geleceğini haber veren kişi Hz. Hüseyin’e bu işten vazgeçip geri dönmesini söylediyse de Müslim Bin Ukeyl’in kardeşleri kardeşlerinin intikamını almadan geri dönmeyeceklerini söylediler. Bunun üzerine Hz. Hüseyin;
-“ Sizden sonra yaşamanın ne manası var?” diyerek Yezid’in ordusunun üzerine yürüdü.
İbn-i Zeyyad’ın süvarileriyle karşılaştı ve Kerbela’ya döndü. İbni Zeyyad 20 bin askerle ona karşı hazırlandı. İki taraf karşılaşınca Zeyyad Hz. Hüseyin’e Yezid’e biat etmesini istedi. Hz. Hüseyin kabul etmedi ve “Bırakın Yezid’e gideyim“ dedi. İbni Zeyyad kabul etmedi. Akabinde savaş başladı. Hz. Hüseyin’in taraftarları kaçarak onu savaş meydanında yalnız bırakmaları sebebiyle Hz. Hüseyin şehid edildi. Onu şehid edenler ile onu savaş meydanında bırakıp kaçanlar da lanete mucip oldular. Savaş meydanını bırakıp kaçanlara daha önceden Hz. Ali şöyle demişti;
“Sizi Şamlılarla değişme imkanı olsaydı, onunuzu bir kişiye değişirdim!”
Hz. Hüseyin (Allah Ondan razı olsun) savaş meydanında sadece 81 kişiyle kalmıştı. O halde dahi büyük bir ordu ile kahramanca çarpışmıştı. Yanındakiler birer birer şehid edilip yalnız kaldı. Bu kez hep birden ona saldırdılar. 31 mızrak darbesi dört kılıç darbesi almasına rağmen yine de onlarla çarpışmaktan geri durmuyordu. En nihayetinde susuzluğa dayanmayıp yere düştü. O alçaklar onun mübarek başını kestiler. Tarih: 61. hicri yılının Muharem ayının 10. Günüydü. Milâdi 680 yılı. Bu hazin olay Cuma gününe rastlamıştı.

Muaz (r.a.) dan rivayet edilmiştir : Rasulullah(s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki;
-“ Tut ey Muaz ve say! Halifeler beş olunca Yezid… Allah onu başarıya uğratmasın. O, Hüseyin’e sataşacaktır. “
Hüseyin (r.a.) şehid olduktan sonra Muaz (r.a.) dedi ki;
-“ Hüsyin’in şehid olduğu haberi bana geldi. Türbesine gittim, kim tarafından şehid edildiğini öğrendim.“
Rasulullah (s.a.v.) Efendmiz buyurdu ki;
-“ Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki benden sonra Hüseyin’i öldürecek kavme engel olmazlarsa, Allah onların başına en kötüsünü musallat kılacak ve belalarını verecektir.”

Yezid’e boyun eğmeyen her erkeği katlettiler. Sadece Hz. Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin’e çocuk ve hasta olduğu için dokunmadılar. Daha sonra İbn-i Zübeyir’i katletmek için Mekke’ye yöneldiler. 64 gün Mekke’yi muhasaraya aldılar yıktılar, hatta Kabe’yi dahi yaktılar. Üç aydan fazla sürmüştü bu zulüm ve nihayet Yezidin ölüm haber Mekke’ye ulaştı.
yezid’in yerine oğlu Muaviye geçti. Torun Muaviye dindar bir kimse olduğu için 5 ay sonra hükümdarlıktan çekildi. Yezid oğlu Muaviye hutbeye çıkıp şu gerçekleri itiraf etti:
-“ Ben size emir olmak istemiyorum. Çünkü siz bize biz size çok şeyler yaptık. Atalarım kendisinden çok üstün biriyle çekişti. Halbuki O zat, Peygamberin akrabasıydı. Fazilet ilim ve mevki bakımından üstündü.
Babam Yezid kötü ahlaklı idi. Bu sebeple hilafete hiç layık değildi. Hilafet bir çiftlik ise, babam, o çiftlikten suçlu olarak ayrıldı. Yaptığı kötülükler ona yeterde artar bile.” dedi ve hükümdarlığı bıraktı.

Kaynak: Kıyamet Alametleri Muhammed Bin Rasul El-Hüseynî El Berzencî.

İlgili Yazılar:

Share
203 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
  • Bilirsinizmi…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      "Ayaq səsləri" psixologi romanımdan bir parça   Bilirsiniz, hər kəsin kiməsə, kiminsə qarşısında borcu var. Ən azından Yardana, Valideynlərimizə, Vətənə borcluyuq. Ona əmin olaq ki, bizdən də çətin durumda olan, ehtiyaclar içərisində boğulan insanlar var, çoxdur... Elə sanmayın ki, imkanlılar çox şanslıdır. Onlar şanslı ola bilərlər – ona görə yox ki imkanlıdır. Doğrudur, imkanlı olub, şanslı olanlar da var – o halda ki, onlar ağıllı və imkanlı, həmçinin yardımsevərdir. Ancaq və lakin onların da zəif tərəfləri çoxdur. Məhz bun...
UA-36507442-2