logo

reklam

KENDİSİNİ VATANA VE MİLLETE ADAYAN GÖNÜL ERLERİ


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Cumhuriyet tarihinde AK Parti kadro kadar, ülke meselelerine yoğunlaşan fikri siyasi kadro gösterilemez, Bu kadronun taşıdığı ağır mesuliyet yönünden de geçmiş siyasi iktidar kadrolarla mukayese yapılamazken Ülkedeki tuhaf bir duruma işaret etmek istiyorum. Son beş yılda memlekette siyasî yelpazenin herhangi bir yerinde konumlanabilen ve her şeyi ama her şeyi bir şekilde AK Parti ve özellikle T. Erdoğan ile özdeşleştiren insanlar ortaya çıktı. Bunlar tarihi, sosyolojiyi, sosyal bilimi, mantık ve muhakemeyi bir yana bırakıp ya AK Parti’nin ve Erdoğan’ın iliştiği her şeyde kötülük buluyor ya da her kötülüğün kaynağında onları görüyorlar. Düşünme, muhakeme ve analiz kabiliyetlerini kaybettiler. Bir kısmı neredeyse akıl sağlığını yitirme noktasına geldi.

 
Türkiye bu gün öyle bir sürecin içine sokulmak istenilmiştir ki, Ülkemize kem gözle bakanlarla, bir takım güçleri elinde bulunduranların propagandaları ile karanlık komplolarının sonucu, kara- ak, suçlu- mağdur, haklı-haksız birbirine karıştırılmış, biri diğerinin yerine geçirilmek istenmiştir. Ermeni, Yahudi, Hıristiyan ve bilumum Türk düşmanı misyonerler ile PKK, DHKP-C terör örgütleri tarafından Dünya’nın dört bir yanında ülkemiz için kurgulanan kumpaslar için lobi faaliyetlerine ev sahipliğini maalesef ülkemizdeki yoz, yıkıcı siyasiler ve tellalları da borazanlık yapmıştır.

 
Bu karanlık zihniyetli lobilere ev sahipliğini yapan içimizdeki yerli hain işbirlikçileri aslında 300 yıldan beri vardır. Nitekim emperyalist güçler ve payandaları savaş meydanlarında yenemedikleri ülkemizi, içerden kuşatarak, yok olma sınırına getirebilmenin karanlık senaryoları ile ülkemizde ki istikrar, ekonomik kalkınmışlık ile huzur ve güvene darbe vurmanın yollarını aramaktadırlar.

 
Milleti yok etmeyi hedef alanlar artık bütün kozlarını öne sürmüşler, bütün oyunlarını oynamaya başlamışlardır.

 
Türk devletini, milletin rızası ile yok edemeyeceklerini anlayan beynelmilel Emperyalizmin iş birlikçileri korkutma, sindirme ve yıldırma yoluna başvurmuşlar ve devletin zinde güçlerini yıpratma ve küçük düşürmeyi hedef almışlardır.

 
Son günlerde de meydana çıkan Taksim gezi parkı olaylarında ki amaç da yine budur. Çünkü benimsenen doktrin beynelmilel olduğu için, davranış modelleri de beynelmilel olacaktır. Orta doğuda başarıya ulaşan taktikler Türkiye’de de tatbik edilmeye çalışılmaktadır.

 

 

Milletimize düşman emperyalist lobilerin ve taşeronlarının faaliyetlerine karşı mücadele etme kabiliyeti olan vatansever halkımızın dinamik ve güçlü olduğu AK Parti döneminde bunlar çok fazla etkili olamamışlar, her saldırışları büyük bir mağlubiyetle sonuçlanmıştır. Ülkemize yapılan çirkin dayatmaları alenen bazı basın-yayın organlarında, gazete- televizyonlarda yerli taşeronlar aracılığıyla sergilenmektedir. Bu nedenlerle, halkımızın bu misyonerlere ve iş birlikçilerine vatan-millet ve bayrak severliğinin şuuru ile karşı koyma melekeleri hemen hemen en üst seviyeye çıkmıştır.

 

 

Vatan sevgisinin bu namus borcuna darbe vuran insanlar yüzünden palazlanan taşeron takımı çeteler, bu gün ülkemize ve Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’a her zamankinden daha fazla çullanmış durumdadırlar. Bunlara haddini bildirmek ve ülkemize reva görülen kaos ortamını yırtıp atmak için halkımıza ve temiz siyasete büyük görev düşmektedir.

 
Bu yeni görevler, ülkenin ekonomik, sosyal, politik ve kültürel hayatının çeşitli kademelerinde ki görevlerdir. Eğer vatan, millet ve bayrak sevdalıları, sahip olduğu bilgi ve kabiliyetlerini göz önünde bulundurarak, başarı ile ifa edebileceği göreve talip olmazsa, ileride doğacak zararlardan şikâyet edemeyecektir

 
Büyük milletler engin denizlere benzer. Zaman zaman bünyelerinde büyük dalgalanmalar olur. Fakat bunlar olsa olsa denizin sathındaki pislikleri temizler. Deniz yine kendi yatağında kalır. Yapısını değiştirmek isteyenleri boğar, yok eder. Şimdi de öyle olacaktır. Asaletli ve onurlu büyük halkımızın bu engin denizi son bir defa dalgalanacaktır. Ve bu dalgalanış, yapısını değiştirmek isteyen bedbahtların sonu, onu kendi yatağında tüm coşkusu ile kıyamete dek yaşatmak isteyenlerin ise zaferi olacaktır.

 
Bu göreve talip oluş,yapılan fedakarlıkların ve hizmetlerinin bir karşılığı olarak değil,.Cenabı-ı Hakkın emanetlerinin ehil ellere teslim edilmesi emrinin bir gereğidir.Ayrıca, bu göreve talip oluş,milletimize daha müessir bir hizmeti sağlayacağından milli ve dini bir gereğidir.Çünkü bu milletin evlatları için mevki ve makamlar, gaye değil, milli ve ilahi gayeye ulaşmayı hızlandıran vasıtalardır.

 
Bu ehil kadroların her sahada zaferinin yaklaştığı bu günlerde, geride kalmak ve yapabileceği göreve talip olmamak davaya en büyük ihanettir. Parlamentoda ve yerel idarelerde yatırım-ekonomik ve sosyal ve kültürel hayatta hizmeti hâkim kılma fırsatının doğabileceği önümüzdeki günlerde, davanın yükünü çekmiş ve imtihanını başarıyla vermiş, kendisini vatana ve millete adayan GÖNÜL ERLERİ, dış mihrakların sahte ve monte payandalarının önüne geçmelidirler.

 
Yoksa son pişmanlık para etmez ve yapılan bunca fedakârlıklar hovardaca harcanmış olacaktır. Buna ise kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu konuda ihmal, hepimizi Allah, tarih ve millet huzurunda vebal altında bırakacaktır.

 

Bu vatan’ın evlatları; milletimizin zaferi için görev başına…Haydi ileri..

Saygılarımla. 14 Haziran 2015
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yaza

Share
817 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

KENDİSİNİ VATANA VE MİLLETE ADAYAN GÖNÜL ERLERİ” için 1 yorum

  1. hidayet yerli : diyor ki:

    Muthis bir analiz…Ak Parti ve onun dogal lideri olan Erdogana sozum ona iyari verenler bu yaziyi okumalilar….Tebrikler…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Seyyid Burhâneddîn

    15 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Seyyid Burhâneddîn’in kalblere huzur veren vâzları vardı. Bu vâzlarından biri şöyledir: “Allahü teâlâ; “Dünyâ hayâtı ancak metâ-ı gurûr’dur” buyurmaktadır. Bâzı ârifler de: “Dünyâyı üç talakla boşa! Kendine ondan başka birini ara! Çünkü dünyâ kötü bir zevcedir. O kendine gelene kıymet vermez. Ondan Rabbine dön! O sana ezâ etmeden önce ondan korun ve onun hevâsından uzaklaş. İşte bu sûrette Cennet’e girersin.” buyurmaktadır. Hepimiz dünyânın birgün yok olacağını, kendine sarılanları yalnız bırakacağını biliyoruz. Böyle olduğu o kadar ...
  • SİZ ÖYLE OLUN YETER

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Her şeyin kuralı olduğu gibi, birlikte yaşamanın da vardır. Bunlardan en önemlisi karşılıklı saygıdır. Toplum dün bu saygının yaşaması için yasalarda suç sayılmayan ayıplar belirlemişti. Bunlardan bazıları: “ Büyüklerin karşısında derli toplu otur, ayıp! “ “ Yerli yersiz her şeye gülme, ayıp! ” “ Erkekler sakız çiğnemez, ayıp! ” “ Öksürürken elini ağzına kapa, ayıp! ” “ Büyükler, ayakta dururken oturulmaz, ayıp! “ “ Büyükler konuşurken lafa karışılmaz, ayıp! “ “ Çayı, kahveyi höpürdeterek içilme, ayıp! “ “ Yemek yerken a...
  • ABD’NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    DÜNYAYI YÖNETEMEDİ ŞİMDİ DÜNYADAN İNTİKAM ALIYOR. ABD'NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU.. ABD’nin, uzun yıllar süren, kan ve gözyaşı üzerine devam eden sömürü düzeninin saldırgan hareketleri, ölüm öncesi son çırpınışlara benzemektedir. Çünkü tarihte bir vakadır ki; yıkılmaya yüz tutmuş devletler ve uygulaya geldikleri şiddet ve baskıyı son zamanlarda daha da artırmışlardır. ABD yönetiminin terör örgütlerine destek vermesi hatta onları yönetmesi artık tartışma olmaktan bile çıkmış bir gerçektir. Sovyetler'in çöküşünden hemen sonra küresel...
  • Utbe bin Rebîa

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Utbe bin Rebîa (Arapça: عتبة بن ربيعة) (ö. 624, Bedir), Kureyş'in ileri gelenlerinden bir pagan. Küçük yaşta babasını kaybetti ve Harb bin Ümeyye tarafından büyütüldü. Mekke'de sözü dinlenen, cömert ve şiire ilgi duyan bir kişilikti. Muhammed, Kur'an'ı tebliğ etmeye başlayınca açıktan karşı çıkanlardan birisiydi. Muhammed'in, atalarını ve putlarını kötülemekten vazgeçmesi için amcası Ebu Talip'le görüşen heyetin içindeydi. Utbe, peygambere karşı çıksa da davasından vazgeçirmek için yumuşak bir şekilde davrandı ve asla ona eziyet etmedi. K...
UA-36507442-2