logo

reklam

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP:


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

CHP’NİN GENEL BAŞKANI, PENSİLVANYA’DAN, ABD’DEN MEDET UMMAMALI
SİZ ARTIK CHP İÇİN UMUT DEĞİLSİNİZ
BIRAK, GİT..
CHP PM Üyesi Durdu Özbolat CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yazdığı mektupla “aday olma bırak git” çağrısı yaparak, olağanüstü kurultay istedi.
Lütfen artık çekilin gidin. Zira siz artık CHP için umut değilsiniz.
Yoksa ister olağan, ister olağanüstü; artık hangi kurultay olursa olsun örgütün oylarıyla gideceksiniz.
CHP delegesini ‘olağan’ ya da ‘olağanüstü’ diye ayıramazsınız. Hepsi sağduyu sahibidir.
Bir referandum 5 de büyük seçim gördünüz ama sadece bir kez mahalle delegesi seçimi yaptınız.

 

Onu da tartışmalı belediye başkanlarına havale ediyorsunuz. Yazık değil mi bu partiye?
Başarısız ve tartışmalı belediye başkanları mı bu kurultayı yapacak?
Peki, siz bu belediye başkanlarına kefil olarak neyi amaçlıyorsunuz? Amacınız ne?
Bu ne büyük hatadır. Koca CHP Genel Başkanı, birkaç ilçe belediye başkanına kefil olur mu?

 

İhaleden bahsediyorsunuz. Ne demekse?
Varsa, hiç ihale veren, rant dağıtan adama kefil olunur mu?
Her belediye başkanına kefil olacak mısınız?
Niye bazı belediye başkanlarına, il başkanı nezaretinde suç duyurusu yaptırdınız da, bazılarına yaptırmıyorsunuz? Müfettiş göndermiyorsunuz?
Sağda solda ‘tetikçi arayan’ insanlardan niye bu kadar eminsiniz.
CHP örgütünü belediyelerinde kral olmuş, halka kapalı belediye başkanları ile idare edemezsiniz.

 

İster olağan ister olağanüstü kurultay olsun buna izin vermeyiz.
CHP örgütü buna izin vermez, emin olun.
Bunu kişisel bir sorun olarak algılamayın.
Ben sizin partiye üye olarak kaydınızın nasıl yapıldığına şahit olan bir kişiyim.
Mütevazı katkı sunan bir kişiyim. Katkılarımı inkâr edemezsiniz.
Partiye katılımınızdan itibaren hep sizin yanınızda oldum. CHP için ne isterseniz yaptım.
Hem partime hem size karşı görevimi eksiksiz ve beklentisiz yaptım.
O sebeple bu tavrım kişisel değil.

 

Solcuyum, sosyalistim.
Yıllarca hapishanelerde yattım.
CHP’de iki kurultay yaşadım. Onur duyuyorum.
CHP örgütlerinin muhteşem desteği ile şereflendim. Listeyi deldiler, beni parti meclisi üyesi yaptılar.
Delegeye boynum kıldan incedir. CHP’de delegenin ‘olağanüstü’sü ya da ‘normali’ olmaz.
Onlar doğrusunu yapar da bir düşünün acaba sizin yaptıklarınızın hepsi doğru mu?

 

İzninizle sıralayayım…
CHP’li olduğu bile şüpheli kişileri MYK’ya taşıdınız.
Danışman adı altında nereden geldiği belli olan bazı kişilere istihdam yarattınız. Onlara geniş imkanlar ve yetkiler verdiniz. Sonuç, ortada.
Seçim var, partinin gücünü bölmeyelim, motivasyonu bozmayalım diye sustuk.
Örgüte masraf yapmayı, ilçe binası kira ödemesini bile ‘israf sayan’ insanları muhasip yaptınız.

 

Maddi konularda tartışmalı hatta şaibeli isimlere sadece itibar değil katlar döşediniz.
Milletvekili yaparak, delegenin kararını görmezden geldiniz.
Yerel yönetimlerde de durum ortada.
Mahalli İdarelerde görev alan komisyonun başını ve baş sorumlusunu hala yanınızda taşıyorsunuz.
Sizin seçtiğiniz belediye başkanlarının birçoğu gırtlağına kadar yolsuzluk iddialarla karşı karşıya.

 

Ben bugüne kadar hiçbir belediyeden ihale almadım.
İhale alanları uzaklarda aramayın, yakın adamlarınıza bakın.
İhaleleri yakınızdaki adamlarınıza sorun, koruduğunuz belediye başkanlarına sorun, ihalelere aracılık edip komisyon alığı öne sürülen yöneticilerinize sorun.
Temiz toplum, temiz siyaset adına bunları yazacağız.
CHP’nin içindeki ‘kent suçlularını’ birer birer deşifre edeceğiz.
Şaibeli belediye başkanlarının desteğiyle mahalle delegeli tek kurultay yapmaya hazırlandınız.
Ama demokratik süreçlerin işlemesine bile izin vermediniz.
Doğu ve güneydoğuda kan gövdeyi götürürken, sokağa çıkma yasağı varken CHP’nin 0,5 oy aldığı yerde örgüt başkanınız Tekin Bingöl gizli delege seçimi yaptı.
Buna nasıl göz yumarsınız? Nasıl olur?

 

Alevileri tasfiye ettiniz.
Bir suçmuş gibi Aleviliğini uzun yıllar gizleyenleri de yanınızdan ayırmadınız.
Bu toplumu yok saydınız.
Bu kadar yeter.
Alevi’den belediye başkanı, il başkanı, milletvekili olmaz dedirttiniz.
Aleviler sizin yüzünüzden CHP’den dışlandı.
Aleviler eşit yurttaş olarak sadece oy veren değil seçilen, siyaset yapan da olmak istiyor.
Unutmayın; Aleviler sizinle CHP’li olmadı…
Aleviler sizden önce de CHP’de vardı, sizden sonra da bu partide olacak.
Üstelik bu partinin bel kemiği olan Aleviler bölücü de değiller.
Çevrenizdeki bazı insanlar gibi bölgeci hiç değiller.
Biz sizin sayenizde siyasete başlamadık. Sizin için siyaset yapmadık. Yapmayız da.

 

Şimdi açıkça söylüyorum.
CHP’lileri ‘yeni’ ve ‘eski’ diye ikiye böldünüz.
Şimdi de ‘eski kurultay delegeleri’ veya ‘yeni kurultay delegeleri’ diye ikiye bölmenize izin vermeyeceğiz.
Siz partinin genetiğini bozdunuz.
Siz artık bir umut değilsiniz.
Hele hele Gandi hiç değilsiniz…

 

Başarısızsınız…
Sizden isteğimiz; geldiğiniz gibi gidin, geldiğiniz yere gidin…
Bizi rahat bırakın. CHP’yi serbest bırakın. Partimizin önünü açın.
‘Belediyelerde yolsuzluklara karşıyım’ diyerek geldiniz. Yolsuzluklara karışanları korur hale geldiniz.
Parti içi demokrasiden, ‘kazıyacağım, atarım, keserim’e geldiniz.
Parti içi demokrasiyi unuttunuz. Hukuku da hatırı da yok ettiniz.
‘Korku imparatorluğunu yıkacağız’ dediniz, yeni korku imparatorlukları, jurnal büroları oluşturulmasına göz yumdunuz.
Hem de yalan yanlış verilerle…
Ne adına, kimin adına?

 

Her geçen gün biraz daha otoriterleşen bir genel başkan profili çiziyorsunuz.
Siz yumuşak bir dikensiniz.
CHP’de sevgiyi yok ettiniz.
Kimsenin kimseyi sevmediği bir ortam yarattınız.
Sevgisizlik partinin dokusuna işledi.
Bir partinin MYK’sında herkes birbiriyle kavga içinde olur mu?
Birbiriyle olmaması gerekenleri bir araya toplayarak partinin ahengini bozdunuz, ideolojisini yok ettiniz.

 

Yeni bir CHP dediniz, ne yazık ki bir garabet oluşturdunuz.
Kökleri Kuvayı Milliye’den gelen bir partinin, CHP’nin Genel Başkanı, Pensilvanya’dan, ABD’den medet ummamalı.
3 kez seçim kaybeden Deniz Baykal için yapılmadık eleştiri bırakmadık.
Siz birisi referandum 6 seçim kaybettiniz ama eleştiri bile kabul etmiyorsunuz.
Her defasında ‘başarılı olamazsam bırakırım’ demiştiniz ama sözünüzü tutmadınız.
Bu ülkeyi kuran CHP’yi, kıyı şeridinde 5-6 ile sıkışıp kalan bir parti haline getirdiniz.
Üzülüyoruz, kahroluyoruz, hem de çok…

 
Sorunları sadece dinleyip sonra da hiçbir şey olmamış gibi davranan bir genel başkan istemiyoruz.
Düşüncesini, konuştuğu muhataplarından saklayan, söylediklerini de yapmayan bir genel başkan istemiyoruz.
Korkakça ve gizli kapaklı davranışlar CHP Genel Başkanı’na yakışmıyor.
‘Yalancıdan Başbakan olmaz’ diyorsunuz ya; yalancıdan genel başkan da olmaz.
Bu düşüncelerle; ‘Olağanüstü Kurultay Önergesi’ne imza vereceğim.
Sen de aday olma, bırak git…

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Durdu Özbolat
CHP Parti Meclisi Üyesi

Share
1125 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TÜRK MİLLETİNİN MİSYONU: MİLLİ DİRENİŞ VE MÜCADELE RUHU…

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Büyük bir medeniyetin tarihin mirasçıları olan bizlerin yabancı reçetelerle sağlık bulması mümkün değildir. Çözüm, huzur, mutluluk ve yüceliş, insanüstü bir inancın şekillendirdiği tüm insanların ve kurumların teşkilatlı donanımlı bir yerli sistemi, modeli kurup yaşatmalarına bağlıdır. Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel başkanımız Erdoğan’ın idealizmi ve ilkesi milli, sosyal, ekonomik problemlere çözüm yollarını göstermeleri ve İslam birliğini sağlama gayretleridir. Ülkesini, dünyayı tanımayan, kendine milli İslami kültürü rehber edinmeyen düşü...
  • Hayatın ve Evrenin Kökeni Konferansı-II

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı bir konferansa katılmış, değerli konuşmacıların bilimin ışığında verdikleri yaratılışın açık delillerini sizlerle paylaşmıştım. 21 Mayıs’ta ise Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerler Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı’nın birlikte düzenlediği Hayatın ve Evrenin Kökeni konulu Uluslararası Konferans dizisinin ikincisine katılmak nasip oldu. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yürüttüğü vakıfların tertiplediği bu ikinci konf...
  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
UA-36507442-2