logo

reklam

Kaybeden Biz Olduk


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Kıbrıs’ta Cuma günü yapılan liderler arasındaki ilk görüşmede, kaybeden taraf ve boşu boşuna taviz veren taraf biz olduk maalesef.

Liderlerin “Güven Yaratıcı Önlemler” çerçevesinde aldıkları karara göre, Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye veya da KKTC’den Güney Kıbrıs’a kara sınır kapılarından yapılacak geçişlerde artık adına vize kağıdı denilen “Giriş-Çıkış Belgesi” bir diğer adıyla “Geçiş Belgesi” doldurulmayacakmış.

23 Nisan 2003 tarihinde kara sınır kapıları açılırken KKTC’ye girişlerde adına Vize kağıdı denilen “Giriş-Çıkış Belgesi” veya “Geçiş Belgesi” doldurulmasının talep edilmesinin gerekçesi, Rumların KKTC’ye geçerlerken, kuzeyde bir devletin olduğunu, Kıbrıs Rum hükümetinin herhangi bir egemenliğinin ve söz hakkının olmadığını, bu belgeyi imzalamayanın KKTC’ye giremeyeceğini vurgulamak içindi.

Rumlara verilmek istenen mesaj, adanın tek hakimi olmadıkları, 1958 yılında Paris’te, 1959 yılında da Zürih ve Londra’da yapılan anlaşmalarda açık ve net olarak kayda geçirildiği ve üzerinde mutabakata varıldığı gibi, adada iki farklı halkın yaşadığını vurgulamak ve kafalarına sokmak amacını taşıyordu.

Nitekim, bir çok Rum ve Rum siyasi, “ben elimi kolumu sallayarak kuzeye gitmedikçe, bu formları doldurmam ve altına da imzamı da atmam” diyordu, kendilerini adanın tek hakimi sandıkları ve Kıbrıslı Türklerin kurdukları devletlerini de tanımadıklarını dile getirmek için.

Kıbrıs Rum tarafına KKTC’den geçerken doldurulan herhangi bir belge veya kağıt yok. Güneyden KKTC’ye geçerken dolduruluyor adına Vize kağıdı, “Giriş-Çıkış Belgesi” veya da “Geçiş Belgesi” denilen evrak.

Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Güney’e geçerken bir vatandaş nasıl arabasından inmiyor ve polis vatandaşın ayağına gidip notlarını alıyorsa, bizim uygulamamızın da bu şekilde sağlanmasını istedik” şeklinde açıklama yapmasının gerekçelerini de pek anlamış değilim.

Bu açıklama ile Sayın Cumhurbaşkanı, “benim vatandaşım güneye geçerken arabasından inmesin diye biz bu Vize Kağıdını kaldırdık” demeye getirmek istiyorsa, Kıbrıs adası üzerinde asırlardır yaşayan Kıbrıslı Türklerin silah zoru ile kaybettirildikleri 11 yılın ve uğranılan soykırımın karşılığında, anavatan Türkiye’nin yardımı ve desteği ile kurdukları KKTC’nin varlığını silikleştirmeyi veya da itibarsızlaştırmayı yeğlemişse,  bir yerlerde bir yanlışlık var demektir.

Sınır kapılarından geçişlerinde kendi vatandaşının arabasından inmesini istemiyor idiyse, İçişleri Bakanı’mıza bir yazı gönderir, Kıbrıslı Türklerin sınır kapılarından girerken veya da çıkarken adına Vize Kağıdı denilen formu doldurması zorunluluğunu iptalini rica ederdi.

Bu Vize Kağıdını, Kıbrıslı Rumların KKTC’ye girişlerinde ve çıkışlarında doldurmaları  zorunluluğunu karşılığında hiçbir şey almadan iptal etmek bence büyük bir politik hata ve kayıp, aynen Kıbrıs Rum Polisinin Beyarmudu köyündeki sınır kapısına kadar gelip kontrol kulübesi kurmasına izin verildiği gibi…

Politik pazarlıklarda bir şey alınmadan bir şey verilmez. Dünyada mevcut veya da ortadan kalkmış devletlerin asırlardır uyguladıkları bir kuraldır bu. Sayın Akıncı, Rumların talebi üzerine kaldırmayı taahhüt ettiği bu Vize Kağıdı karşılığında, Rum Yönetiminden KKTC devletinin resmi evraklarını tanıması talebinde bulunabilirdi. Ama böylesi bir talepte bulunmadı ve bu tarihi fırsatı, Rumları memnun etmek uğruna kendi aleyhimize çevirdi.

Kıbrıs Rum Yönetimi Sayın Akıncı’nın Ercan Havaalanının uluslararası uçuşlara açılması konusunu karşılığında Maraş’ın teklif edilmiş olmasına rağmen “açılırsa benim kontrolümde açılır, kabul etmiyorsanız rafa kaldırırım” diyerek dürdü ve rafa kaldırdı.

Cuma günkü görüşmenin galibi Anastasiadis oldu maalesef ve Rumları memnun etmek uğruna KKTC’nin varlığına küçük bir darbeyi de biz, kendi ellerimizle vurduk. Bunun karşılığında Anastasiadis bize ne verdi, gerçekten çok merak ediyorum. Umarım, 41 yıldır saklanan 28 adet Mayınlı bölgenin haritası değildir karşılığı. Zira onun karşılığı, Kıbrıslı Türklere karşı işlenmiş insanlık suçu ile “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine” başvuru olmalıydı…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

18 Mayıs 2015

Share
324 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
  • Seyyid Burhâneddîn

    15 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Seyyid Burhâneddîn’in kalblere huzur veren vâzları vardı. Bu vâzlarından biri şöyledir: “Allahü teâlâ; “Dünyâ hayâtı ancak metâ-ı gurûr’dur” buyurmaktadır. Bâzı ârifler de: “Dünyâyı üç talakla boşa! Kendine ondan başka birini ara! Çünkü dünyâ kötü bir zevcedir. O kendine gelene kıymet vermez. Ondan Rabbine dön! O sana ezâ etmeden önce ondan korun ve onun hevâsından uzaklaş. İşte bu sûrette Cennet’e girersin.” buyurmaktadır. Hepimiz dünyânın birgün yok olacağını, kendine sarılanları yalnız bırakacağını biliyoruz. Böyle olduğu o kadar ...
  • SİZ ÖYLE OLUN YETER

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Her şeyin kuralı olduğu gibi, birlikte yaşamanın da vardır. Bunlardan en önemlisi karşılıklı saygıdır. Toplum dün bu saygının yaşaması için yasalarda suç sayılmayan ayıplar belirlemişti. Bunlardan bazıları: “ Büyüklerin karşısında derli toplu otur, ayıp! “ “ Yerli yersiz her şeye gülme, ayıp! ” “ Erkekler sakız çiğnemez, ayıp! ” “ Öksürürken elini ağzına kapa, ayıp! ” “ Büyükler, ayakta dururken oturulmaz, ayıp! “ “ Büyükler konuşurken lafa karışılmaz, ayıp! “ “ Çayı, kahveyi höpürdeterek içilme, ayıp! “ “ Yemek yerken a...
  • ABD’NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    DÜNYAYI YÖNETEMEDİ ŞİMDİ DÜNYADAN İNTİKAM ALIYOR. ABD'NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU.. ABD’nin, uzun yıllar süren, kan ve gözyaşı üzerine devam eden sömürü düzeninin saldırgan hareketleri, ölüm öncesi son çırpınışlara benzemektedir. Çünkü tarihte bir vakadır ki; yıkılmaya yüz tutmuş devletler ve uygulaya geldikleri şiddet ve baskıyı son zamanlarda daha da artırmışlardır. ABD yönetiminin terör örgütlerine destek vermesi hatta onları yönetmesi artık tartışma olmaktan bile çıkmış bir gerçektir. Sovyetler'in çöküşünden hemen sonra küresel...
UA-36507442-2