logo

reklam

KARANLIĞA KURŞUN ATMAYA GEREK YOK


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

ŞEYTANIN BELİNİ KIRMAK LAZIM LAZIM !.
Batı dünyası ve Siyonizm’in top ve tüfekle yok edemediği bu Cennet vatanımızı, onların içimizdeki uzantıları olan uşakları kirli oyununu icra etmeye çalışmaktadırlar.
Gerek İslâm dünyası ve gerekse Türk dünyasının gözü kulağı bu Cennet Vatanımızda. Hatta Müslüman olmayan diğer zayıf milletlerin bile umudu bize bağlanmış durumda. İşte batı dünyası ve Siyonizm de bundan korktuğu için; ellerinden geldiğince başımıza çorap örmeye ve iç sorunlarımızla bizi oyalamaya çalışmaktadırlar.
Yeter ki güçlü bir Türkiye olmasın. Güçlü bir Türkiye demek, yeni bir Osmanlı demektir. Bu ise bütün ümmetin ayağa kalkması ve dünya hâkimiyetini elde etmesi anlamına gelir. Bunu çok iyi bildikleri için ta İstiklâl savaşından beri ülkemiz insanını yine içerdeki kuklaları vasıtasıyla sindirmeye çalışmışlar ve başarılı da olmuşlardır.

 

Ülkemiz, üzerine kurgulan karanlık senaryoların kıskacından kurtularak bu zor dönemi geride bırakacaktır.Yaşanan sıkıntıların aşılması, özellikle de başarıyla devam eden ekonomik büyüme sürecinin ilerlemesi hızlanarak dar gelirli toplum kesimlerinin refaha kavuşmasın ve hükümetin çalışmalarının önünü daha da açacaktır..Ekonominin hızla yükselerek dünya sırlamasının ilk onunda yer alması kadar acil ve önemli bir diğer konu da, Türkiye’de siyasi alanda yeni bir dönüşüm sürecine olan ihtiyaçtır.
Ülkemizde yaşatılmak istenilen siyasi güven bunalımının tahribatı, sadece ekonomi alanıyla sınırlı kalmayacak, siyaset kurumunu ve siyasetçilerde büyük yara almış, büyük itibar kaybına uğramış olacaktır. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK PARTİ iktidarı ve mensupları üzerine yapılan komplo ile son dönemlerde çıkar ve siyasi gelecek hesaplarıyla neredeyse bütün ahlaki ölçülerin bir kenara itilebildiği görülmüştür.
Siyasi istikrar ortamının tehdit edilmesinden ve günden güne yükselen ekonomik dengelerin göz ardı edilmesinden bile çekinilmediği halkımız tarafından ibretle izlenilmektedir. Emperyalistlerle göz kırpışarak ve el ele verilerek hazırlanan oyunun figüranları milletin içinde olmadığı arayışa girmişler ve oyunlarını sahneye koymuşlardır.

 

Bütün bu gelişmeler, vatana ve millete sahiplenen Erdoğan ve iktidarın toplum ve dünya da ki itibarına yapılmak istenilen darbenin izlerini taşımakta ve ülkemizi küçük düşürmeye yönelik kumpasın bir parçasını oluşturmaktadır. Onun için yıllardır süre gelen oyunların çirkefliğine bulaşmış insan bile demeye zul gördüklerimin tasfiye edilerek, Türkiye’de yeni ve güçlü bir siyaset kültürünün gelişmesi ve demokratik geleneklerin kök salması için önümüzdeki engellerin derhal çöpe atılması gerekmektedir.
Türkiye sosyo-ekonomik büyümse devam ettikçe dünya da gelişmiş ülkeler sırlamasında ilk 10 içine girmek için yol aldıkça bu oyunların sahneye konulmasına çalışan dış ve iç mihraklar görünmektedir. Millet desteğini kaybeden bazı partilerin, Türk siyasetine kaos ve güvensizlik ortamını aşılayarak, emellerine kavuşma çabaları milletimize vurulan darbeden başka bir şey değildir.
Ancak bu nafile çabalar, Türk demokrasisine de, bu oyunları ile zorlamaları yapanlara da itibar kazandırmayacaktır. Çünkü böyle bir durumda kaybeden, siyaset kurumu halkımızın tercihi ile sandıklara gömülecektir.

 

Unutulmamalıdır ki, ülkemizin milli varlığı ve geleceğiyle çeşitli senaryoların üretildiği, entrikaların çevrildiği ortamlar, milli iradenin hakemliğine en çok ihtiyaç duyulan ortamlardır. Yerel seçim de olsa, seçimler ayni zamanda demokratik siyasi hayatın ve toplumun emniyet sigortasıdır. Toplumun talep ve beklentilerinin dile getirildiği bu güçlü zemini çok iyi kullanmak hayati öneme sahiptir.
Milli iradeyi hiçe sayan çeşitli odakların yine siyaset kurumunu zayıflatacak etkinliklerini artırmak isteyen emperyalistlerin ve siyasiler ile onların uşaklığını yapan marjinal gurupla, faiz lobisinin dayanağı çeşitli çevreler hiçbir gerekçeye dayanarak hükümeti yıpratmakta başarılı olamayacaklardır.
Bunun için diyoruz ki, hiçbir kimsenin ve bu oyunun figüranlarının hiçbir gerekçeyle hükümeti meşruluk tartışmalarının içine çekmeye ve lekelemeye hakkı yoktur.

 

Bunu da çok açık şekilde her gün müşahade etmekteyiz. Bu milletin kalkınmasına kim engel olmaya çalışıyorsa onlardır. Ne zaman bu memlekette Bilim ve sanayide gelişme hamlelileri atılmışsa hep içimizdeki hainler tarafından engellenmiştir. Ne zaman millet milli ve manevi değerlerine sahip çıkmaya başladıysa içimizdeki beyinsizlerin amansız gayretleriyle ve dışarıdaki efendilerinin desteğiyle sindirilmiştir.
Karanlığa kurşun atmaya gerek yok. Oturup iç ve dış düşmanlara küfrederek de bir yere varamayız. Bu tavırlar sadece şeytana ve uşaklarına hizmet etmekten başka işe yaramaz. Burada mutlaka beynimize kazımamız gereken bir şeytan tuzağını zikredeyim. Bakın şeytan ne yapmış?

 

Bir kadın ineğini sağmak için, buzağıyı bir kazığa bağlamış. Tam ineğini sağarken şeytan uzaktan gözlüyormuş. Hemen gelip aç olan buzağının bağını biraz gevşetmiş. Tabi buzağı kurtulduğu gibi hemen anasının memesine koşmuş. Bu arada süt dolu kovayı devirmiş. Buna öfkelenen kadın, buzağıya bir darbe vurmuş ve buzağı oracıkta ölmüş. Bunu gören inek de kadına bir tekme sallamış, kadın da oracıkta yığılmış. Duruma şahit olan kadının kocası da tüfeğini aldığı gibi ineği vurmuş. Silah sesini duyan oğlu da manzarayı görünce annesini vurduğunu sanarak o da babasını öldürmüş. Sonra hadiseyi anlamış fakat iş işten geçmiş.
Görüldüğü gibi şeytan burada sadece buzağının ipini biraz gevşetmişti. Gerisini ise sadece memnuniyetle seyretmiştir.
Aynen bu hadisede olduğu gibi, dört bir yanımızda şeytan kılığına bürünmüş hainler çok masum gibi görünen hilelerle, var güçleriyle ülkemizi bölme parçalama ve yok etmeye çalışmaktadırlar. Çok uyanık olmak, Şeytanın belini kırmak!.

Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar çok âşikar. Bu oyunları bozmanın tek yolu milli ve manevi hasletlerimizle Kur’ân kardeşliği ve Peygamber ahlakını hayatımıza hâkim kılmaktan geçmektedir. Saygılarımla.
Hasan Alparslan Araştırmacı Gazeteci-Yazar 10Temmuz 2016

Share
851 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh )

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    BÜYÜKLERİN AYAK İZİNDEN SAHABE HAYATLARI HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh ) Eshâb-ı kiramdan, ismi Sevban, künyesi Ebû Abdullah idi. Yemenli Hakemi bin Sa’d bin Himyer’in kölesiydi. Peygamber efendimiz satın alıp, âzad etmiştir. Doğum yeri Yemen olarak bilinmekte ise de, doğum târihi ve vefâtında kaç yaşında olduğu bilinmemektedir. Resûl-i Ekrem ( aleyhisselâm ) kendisini âzad ettiği vakit, “Seni âzad ettim, amma yine gönlümüz beraberdir. Sen bizim ehli beytimizden sayılıyorsun.” buyurmuştu. O da Peygamber efendimizin hizmetinden hiç ayrılm...
  • İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir   Yeryüzünün en son Peygamberi ve tüm insanlığın Peygamberi olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyurmuştur;   “Kişi sevdiğiyle beraber haşrolacaktır.”   Evet!   İnsanoğlunun yaratıldığı dünyada sevenleri ve sevdikleriyle beraber olduğu gibi, sonsuz olan ahiret hayatında da sevdikleriyle birlikte olması yücelerin en yücesi olan Cenabı Allah’ın hususi bir lütfudur. Ki bizler de beşer olarak da bunu istememiz gerekir. Neden mi? Çünkü var olan dünya hayatında bir de sonsuzluğu yaşa...
  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
UA-36507442-2