logo

reklam

Kara Salı


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan romanı Kırmızı Pazartesi’yi okuyanlar hatırlar. İşleneceğini herkesin bildiği ama engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayeti anlatır roman… Tek bir günü… Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan bellidir ama nedense kimse bir şey yapmaz, yapamaz.

Bu “Kara Salı”  Kırmızı Pazartesi’yi hatırlattı bana. Anavatan Türkiye’deki toplumsal çözülmeyi, duyu kaymalarını, vicdan körlüklerini, insanlığın geldiği noktayı, siyasetin iğrençliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bu meşum gün, tarihin kirli sayfalarında, -günü geldiğinde tekrar açılmak üzere- yerini aldı.

Alışılmışın dışında olan elektrik kesintisinden belliydi bir şeyler olacağı. Bu yaşa kadar hiç görmediğimiz ancak savaş zamanlarında olabileceğine ihtimal verebileceğimiz türdendi kesinti. Allah hayırlara tebdil ettirsin demeye kalmadı, kötü haber geldi.

Fotoğraflar sosyal medyada yer buldu, bizler de bir film izler gibi izledik süreci. Hayatın olağan deşifresi içinde, sosyal medyada akıp giden bir fotoğraftı gördüğümüz. Allah biliyor ya, okumadım, anlamadım da. Zira böylesi bir olayın klasik facebook paylaşımlarının içinde akıp gitmesine hazır değildi beynim.

İdrak tutulması yaşayan bünyem/bünyelerimiz, nice sonra ayıldı… Savcı öldükten sonra… Aklımız almadı, bir savcının en korunaklı sığınağında, odasında böyle bir olayın olmasını.

Avukat cüppesi giymişler! Her cüppeyi giyen dalabilir demek işin kolayı, eminim devlet, bu işin içinde kimlerin olduğunu, teröristlerin binaya kimin yardımıyla girdiğini, ihmal varsa kimin ihmal olduğunu bulacak, bu kişilere en uygun cezayı verecektir de burada esas acı olan toplumun geldiği nokta. İdeoloji şemsiyesi altında megolomanik bir güç depolayan ve psikolojik/ fizyolojik bilumum efsunlarla sahip olduğu cesaretten başı dönen bu teröristlere destek veren medya kuruluşları oldu yazık ki… Siyasi malzeme yaptıkları Berkin Elvan olayının aydınlanmasını istemedikleri için linç kültürünü mahmuzlayan bu güruh, savcıyı susturarak Elvan kaymağını yemeye devam edeceklerini düşündüler büyük ihtimalle. Her olayı mevcut iktidara gol atma malzemesi olarak değerlendiren bu kitlenin son kozu ellerinde patladı. Masum bir savcıyı öldüren bu katillerin yaptığı vicdanlarda makul bir karşılık bulmazken, halk tarafından lanetlendiler…

İşin özeti çok acılı, öfkeli, karmakarışığım… Teröre lanet ettiğim gibi, terörü destekleyenleri de lanetliyorum. Türk’ün üzerine biçilen elbisenin terzisine dair izleri yanlış yerde arayan bu kitleye ayrıca, “Türk gibi güçlü” sözünü unutmamalarını tavsiye ediyorum.

Share
538 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gönülleri Aydınlatan Regaip Kandili

    30 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Gönül evlerimizi aydınlatan Regaip Kandili mübarek olsun!   Kandiller zincirlerinin ilk halkalarına sahip olan “Regaip” kelimesi herhangi bir şeyi istemesi, elde edilmesi arzu edilen değerler, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir.   Kainat’ın Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’dan (s.a.v) rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle geçer: “… Sizler sakın ola Recep ayının ilk Cuma arefesini (yani Perşembe gününü ve akşamını, Regaip gecesini) ihmal etmeyesiniz (gaflet içerisinde geçirmeyiniz.) O, öyle...
  • GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR

    29 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ey İman Edenler Zina Etmeyin, Gençligini Zinadan Koruyana Cennet Vardır (Kaynak Beyheki) .. GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR Süleyman bin Yesâr, bir arkadaşıyla “Ebva” denen yerde konaklamışlardı. Arkadaşı yakındaki alışveriş yerinden bir şeyler almak üzere çadırdan ayrıldığı sırada Süleyman’ı geriden gözetleyen bir bedevi kadını hemen çadırın kapısına gelerek: – Buraya kadar gelir misin? diye seslendi. Süleyman, serili sofradan yiyecek isteyeceğini düşünerek bazı şeyleri alıp da kadına doğru yürürken kadının ikazı farklı oldu: – Ben yiyecek fa...
  • ÇOCUĞU ORTADAN KESİN

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " ÇOCUĞU ORTADAN KESİN Hz. Davud zamanında genç bir kadın , çocuğunu alıp gezmeye çıkarmıştı . Dinlenmek amacıyla yeşillik bir yer bulup oraya oturdular. Bu sırada yanlarına başka bir kadın gelmişti . O kadının da yanında bir çocuğu vardı . Çocuklar hemen hemen aynı yaştalardı . Kadınlar tanıştılar . Sonradan gelen kadın diğer kadına nazaran yaşça büyüktü ve onun ablası konumundaydı . Aralarında konuşurlarken çocuklar da önlerinde oynuyorlardı . Bu sırada büyük kadının çocuğu çalılıkların arkasına girip gözden kaybolmuştu . Annesi bunun far...
  • Günaydın!!!

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Misak ı Milli nin sınır taşı olan ve halkın % 70' i türkmen ve araplardan oluşan Kerkük şehrinde artık Kürdistan bayragı esiyor ve Maşallah istihbaratımız yeni anladı galiba... Kerkük Irak petrolünün % 40 ını üretiyor, Dünya'da petrol üretiminin önemli bir kaynağını Kerkük üretiyor. Misak ı Mili nin çizilmemesi için elinden geleni yapan İngiliz'in şımarık prensi Barzani bölgeyi yeni bir kavgaya doğru sürüklüyor. Bölgede zaten söz sahibi olan Kürdistan Irak Federe eyaletinin bu hareketi, bölgenin gerçek hakimi Arapları ve Türkleri hem birleşt...
UA-36507442-2