logo

reklam

KAPİTALİZM SÖMÜRGE İŞBİRLİĞİ


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com
                                           KAPİTALİZM         SÖMÜRGE          İŞBİRLİĞİ
             Rusya, Devlet olarak; ben neden orta doğu arenasında yokum, dedi. Arkasından, Devlet başkanına verilen yetki ile birlikte; Suriye” de yerini aldı. Kendi yararını, daha da çoğaltmak adına; savaş birimlerini; o, bölgeye yönlendirdi. Bu da göstermiştir ki; Yarar ilişkisi, gelecekte, sömürme duygusu,  Dolaylı olarak; esir alma, köleleştirme, düşünceleri, Dünya Milletlerinde; gücü ve parayı elinde bulunduranların vazgeçemeyeceği, bir özelliktir. Yok etmek istedikleri, yahut sömürmek istedikleri devletlerin; şah damarlarını hedef almaktadırlar. Beslenmek için; en güzel yer olduğu gibi; karşı tarafı zayıf bırakmak adına da;  hedef seçilen, en güzel yerdir.
            Dünya üzerinde kapitalizmin yaşama biçimi olarak hayatta; yaşanılabilir konuma gelmesinden sonra; sosyal hayatın dengesizlikleri; Gelişmekte olan, az gelişmiş ülkelerde; daha da fazlalaşmıştır. Kapitalizm, ekonomik olarak kendini kabul ettirdiği gibi; ona bağlı olan sosyal ve kültürel etkinliğini de kabul ettirmiştir. Kısacası her alanda kendi kültürünü de yerleştirmiştir. Şah damarını hedef almıştır.
Yerel anlamda;  Ekonomisi ile; bizi ezerken, buna paralel olan baskın kültürü; sosyal hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Halkımızın, senelerden beri  yerleşmiş, medeniyet kültürüne aykırı olan, kapitalizm kültürünün hakimiyeti; amansız çatışmalardan sonra, hayatımızda kendine yer bulmuştur. Kısacası; bizim fark edemediğimiz, bize karşı olarak başlattığı savaşta epey mevzi kazanmıştır.
            Güçlü devletler; hedeflerine koydukları,  Ülkeler için; plan ve projeler geliştirirler. Bu planların en son noktası; Cephe savaşıdır. Bu tür bir oluşumun merkezi para ve güçtür. Para ve güç insanın sosyal hayatını belirleyen ana faktör olarak kendisini göstermiştir.  Onların, kontrollerinde olan ülkelere, uygulatmaya çalıştıkları ve o, uygulattıkları sistemde;  zengin, daha zengin… fakir,  daha fakir… olarak hayatını devam ettirecektir. Kapitalizmin vazgeçilmezi olan faiz, bu uçurumu daha da derinleştirmektedir. Bankalar, bu sistemin koruyucularıdır. Sosyal hayatta; parası olanın her şeyi rahatça yapabildiği, elde edebileceği gerçeği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yerel anlamda; bu tür yapılanmaları, Güçlü devletler desteklerler. Gelişen olaylar da; kazanç direkt veya dolaylı olarak; kendilerine yansır. O ülkelerdeki; bazı bankalara ortak olurlar. Gizli, gizli sermaye aktarırlar. Böylece, istenilen gelir dengesizliği oluşunca; kaos ve kargaşa ortamı kendisinden, gelir. Bu ortam, onlar için; bulunmaz bir fırsattır..
            Burada önemli olan;  uygulanan kapitalizmin tüm acımasız ayrıntılarını ortadan kaldırmaktır. İnsan için en önemli şey; faiz ortamının ortadan kaldırılmasıdır. Yüce Rabbim, bu kırmızı çizgileri zaten belirtmiştir. İnsana hizmetin en iyisinin faizsiz bir ekonomi olduğunu belirtmektedir. Bizim burada vurgulamak istediğimiz şey ise; bu sistemle yönetilen bir ülkede geliri az olan ve Milli gelirden daha az istifade eden insanların korunması adına; alınması gereken önlemlerden bahsediyoruz. Örneğin insanlar daha iyi şartlarda çalışma imkanları sunulmalıdır. Daha fazla ücretle daha iyi imkanlara sahip insanlar, oluşturulmalıdır. Gelir düzeyinin yükseltilmesinden sonra, o oranda tüm sosyal konumlarının yükseltilmesi, sosyal haklarının daha da genişletilmesi şarttır. Daha iyi bir tanımla Zenginle, fakir arasındaki makasın gittikçe arasındaki açının daraltılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir. Böylece insanların maddi alandaki sıkıntıları az da olsa giderilmeye çalışılmalıdır. Sosyal hayatın dengesinin bozulması; güçlü devletlerin işine gelmektedir. Ortaya çıkacak, kaos  ortamı, onlar için, sevinilecek bir durumdur.
          best online casino   Ülkeyi yönetecek kadroların bu anlamda işsizlik oranını azaltmak adına çalışmalar yapmaları gerekir. İş açısından istifade edemeyen insanların tüm geçim sıkıntılarını, Devletin üstlenmesi gerekir. Bu çizgiye de çok dikkat etmesi lazımdır. En az geliri olan insan ile, hiç çalışmayan insan açısından gelir elde etme konumu, eşit düzeyde olursa; o zaman insanların çalışmamak gibi bir tembelliğe itileceğini de unutmamak gerekir. Böyle bir konuma sokmamak lazımdır. Çalışan insanlar arasındaki gelir dengesizlikleri ortadan kaldırılabildiği kadar, kaldırılmalıdır. Genel bir değerlendirme ile insanların aş, iş derdi olmadan hayatlarını devam ettirecekleri bir ortamın oluşturulması şarttır. Ekonomik olarak Aile; mutlaka maddi açıdan korunmalıdır. Hemen yakınımızda komşularımızın yaşadığı sıkıntılar, düşünülürse; yukarıda sıraladığım; gelir dağılımından insanların, mümkün olduğu kadar, yararlanması, konusunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar.  Eğer, sıraladığımız olumlu şeyler hayata geçirilmez ise; Aksi  bir durumun sonucu; kaos ortamıdır. Emperyalist güçlerin, en çok istediği ortamdır. Onların bayram yapacağı, zamandır.
            Yönetenler açısından; Gelir dağılımının eşit olmasa bile; Ülkede,  insanların  genelinin memnun olduğu bir ortamı getirmek amaç olmalıdır.  Çünkü, Gücü elinde bulunduran devletler; en çok üzerinde operasyon yapmak istedikleri devletlerin; gelir dağılımının bozulmasını, sosyal hayatının yıpranmasını, O Devleti meydana getiren Milletin, değer yargılarından uzaklaşmasını isterler ve beklerler. Bunun için; çalışmalar yaparlar. O Ülke içerisinde bulunan ve kendilerini destekleyen unsurlara; bu anlamda destek verirler. Bu destek, her anlamda olmaktadır. Eğer; yer altı ve yer üstü zenginlikleriniz, Ülkemizde olduğu gibi, çok verimli  ise; hedef alınma durumunuz, daha da fazladır. Bir de buna; coğrafi ve  siyasi konumunuzu eklerseniz; O zaman ülkeniz her anlamda; hedef tahtası durumundadır. Bu durumdan kurtulmanın yolu; Vahşi kapitalizmin uygulanmasını durdurmaktır. Tüm yan unsurlarının, ortadan kaldırılması gerekir. O zaman; dolaylı olarak, sömürülmekten, köleleşmekten, kurtulmak adına çalışmalar yapmış, oluruz.
             Yönetenlerin, Bu tür, sosyal hayatı daha iyi şartlara getirme çabaları, bu alanda yapılan  çalışmalar; vahşi kapitalizmin düşük gelirliler üzerinde yaptığı, sıkıntılarını gidermeye yöneliktir. Yoksa kapitalizmin acımasızlığını ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Sadece Ülke insanının; daha rahat ve huzurlu şeklide yaşamasını sağlamış olur. Kapitalizmin ortadan kaldırılması ve daha insanca yaşanabilecek, faiz sisteminin insanları ezmediği bir sistemin oluşması daha olumlu bir yaklaşım olacaktır. Böyle bir sistemin hayata geçmesi için; kafa yormalıyız. Asıl bağımsızlığımız, o zaman gerçekleşecektir. Sömürüye ve dolaylı köleliğe karşı; kazanımlarımız artacaktır. Bunun için; önce, kapitalizmin yaşanır olması, bu topraklardan uzaklaştırmakla elde edilir.  İnşallah Dünya bugünleri de görecektir.

Share
373 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
UA-36507442-2