logo

reklam
01 Şubat 2016

Kâinattaki Mühür


facebooktwittergoogle plus
Elif NİSA
elif.alaca@hotmail.com

 

Allah’ın sonsuz ilmi ve gücü, yarattığı her varlıkta tecelli eder. Kâinatta her olay; güneşteki patlamalardan, yeryüzünde bir yaprağın ağaçtan düşmesine kadar her olay, O’nun dilemesiyledir. Rabbimiz, Kendi tecellileri olan canlıları her an yaratmayı sürdürür. Ve yarattığı her “şey”, kâinat kitabının bir sayfası, bir kelimesi, bir harfidir.

Bediüzzaman Kur’ân’ın, kâinatın ezeli bir tercümesi, kendi lîsanlarıyla okudukları âyetlerin tercümanı olduğunu söyler. ‘Kâinat kitabı’nın esas görevi, okuyanlara Yazarını ve O’nun sıfatlarını öğretmektir;

“Sahife-i alemin eb’ad-ı vasiasında(geniş ebadında) Nakkaş-ı Ezeli’nin yazdığı silsile-i hadisatın(olaylar silsilesinin) satırlarına hikmet nazarıyla bak… Ta ki mele-i âlâdan(büyük meleklerin âleminden) uzanan şu selasil-i resail(mektup silsileleri) seni âla-yı iliyyin-i tevhide(tevhid mertebelerinin en yükseğine) çıkarsın.” (Mesnevi-i Nuriye, 225)

Kâinatta, maddeyi oluşturan atomlardaki elektronların yörüngesinden, gezegenlerin yörüngesine kadar muhteşem bir tasarım ve düzen vardır. Tüm maddelerin yapıtaşı olan atomun çekirdeğini bir arada tutan  ‘güçlü nükleer kuvvet’, fizik kurallarının tanımlayabildiği en şiddetli kuvvettir. Diğer yandan galaksilerin, yıldızların yörüngelerinde kalmalarının nedeni olan ‘kütle çekim (yerçekimi) kuvveti’ kâinattaki diğer kuvvetlere oranla şiddeti en düşük kuvvettir. Bu kuvvetin değerlerinde bir azalma olursa yıldızlar yerinden kayar, dünya yörüngesinden kopar, bizler dünya üzerinden uzay boşluğuna dağılırız. En ufak bir artma olursa da yıldızlar birbirine çarpar, dünya güneşe yapışır ve bizler de yer kabuğunun içine gireriz. Bu düzenin sahibi Allah, mucizevî bir yaratışla, en küçük kuvvetle yıldızları yörüngelerinde tutar, en şiddetli kuvvetle küçücük atomun çekirdeğini kaynaştırır. Bütün kuvvetler, O’nun koyduğu ‘ölçü’lere göre hareket eder.

Kâinatta, bilinen 300 milyar kadar galaksi ve her birinde bulunan 300 milyar yıldız, sonsuz ilim sahibi yüce Rabbimizin kontrolünde dönüp durur. Bu muhteşem büyüklükteki galaksiler bazen birbirlerinin içinden geçer ve bu sırada asla birbirleriyle çarpışmazlar. Her şeyi kusursuzca yoktan var eden Allah, yarattığı her şeyi, kadrini hakkıyla takdir etmemiz gereken hayranlık uyandırıcı bir dengeyle düzenlemiş ve emrimize vermiştir.

Hâlıkının varlığı, göklerin varlığından daha açıktır… Ki Allah’tan başka Îlâh yoktur. O’nu göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir güç yoktur. O, istediğini istediği gibi yapmaya gücü yetendir. “Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah’ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Lokman Suresi, 27)

Her yerde Allah’ın mührünü görüyoruz. Yaratılmış her şeyde Allah’ın sanatını görüyoruz. Tek bir kaynağa ait olduğuna dair mühür görüyoruz. Atomda da aynı mühür var, kainatın genel yapısında da, insanda da aynı mühür var. Her şeyde tek bir sanatçının, muhteşem bir gücün mührünü görüyoruz.

Arıların, karıncaların, termitlerin yaşantısından insanın gözüne, muhteşem kainatın yoktan var edilmesine kadar her şey hayret vericidir. Dış dünyadan gelen elektrik sinyallerinin, beynimizde üç boyutlu, rengârenk gösterilmesi hayret vericidir. Sesin, en kaliteli müzik aletinden daha güzel ve kaliteli olması hayret vericidir. Bedenimizdeki kromozomların yapısı, proteinlerin üretilmesindeki detaylar hayret vericidir. Tüm bunlar, Allah’ın bizlere özel olarak verdiği birer nimettir.

Akılları hayrete düşüren tüm bu acayip detaylar, henüz kâinat meydana gelirken başlar. Canlı-cansız her şeyin yapıtaşı olan atomlar, ancak elektronların saniyede 1.000 km. gibi bir mucizevi hızla dönmesiyle meydana gelir. Ki bu tesadüfleri ilah edinmiş Darwinistlerin asla açıklayamadıkları ve açıklayamayacakları bir durumdur. Eğer başlangıçta ivme alarak hızını artırsaydı, atom dahil hiçbir şey oluşmayacaktı.

Sebeplerden bağımsız güç ve irade sahibi Allah kudret kalemiyle imkânsızı mümkün hâle getirendir. Allah, Hakîm’dir; hikmet sahibi, sağlam, muhkem olandır. Kudret kalemiyle yarattığı düzen, yarattıklarındaki sanat nakışları O’nun Hakîm isminin tecellileridir. Göklerde, yerde ve ikisi arasındaki mükemmel ve ihtişamlı düzeni yaratan eşsiz gücü, ancak düşünen, samimi ihlâs sahibi olan, sığ ve yüzeysel bakmayan kulları görüp okuyabilir.

 

 

 

 

 

 

Etiketler: » » » » » »
Share
374 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2