logo

reklam

Kadına şiddete “hayır”, erkeğe şiddete “evet” mi?


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Kadınlar günü dolayısıyla basın açıklamaları gelmeye başladı. Biçilmiş rollere isyanla başlayan açıklamalara, en çok da “ataerkil sisteme kurban olmayalım” açıklamalarına hiç katılmadığımı söylemeliyim.

Biçilmiş rollere uymayın/uymayalım diyorlar ya, ben bu rolü seviyorsam ne yapacağız?

Bazılarının iddia ettiği gibi, “kız isek elimize bebek oyuncağı veriliyor, erkek ise araba, top, silah. Dolayısıyla biz öğretilmiş becerileri içselleştiriyoruz” lafları hava cıva. Kızların ve erkeklerin DNA’ları belirliyor toplumdaki rollerini.

Kızlar ev işlerine meraklı oluyor, erkekler dışarıdaki işlere. İlkel toplumlardan beri avlanma işi hep erkeklerin.

Bir de ataerkilliğe çalım olayı var ki, ona tümden karşıyım. Babalarımızın gelme saatini iple çeken ve ailecek sofraya oturmanın, karın doyurmaktan çok öte anlamlar içerdiğini bilen biri olarak, babamın sert bakışından hiç mi hiç gocunmadım.

Annemin de, babam geleceği vakit sofrayı hazır etme telaşından hiç şikayetçi olduğunu duymadım.

Babamın otoritesi bizi mutsuz etmedi, aksine evde herkesin birbirine saygılı davranması sonucunu getirdi.

Klasik aileydik; Babam para kazandı, annem müthiş ev ekonomisiyle o parayı idare etti, yemeğimizi hazırladı, çamaşırımızı, bulaşığımızı yıkadı, babam gelmeden sofrasını hazırladı, uyanmadan çayını demledi.

Biz, babam gelmeden sofraya oturamadık hiç. Aç olsak da bekledik, birlikte yedik yemeğimizi.

Herkes görevini bildi, hırgür yaşanmadı.

Sinir olduğum bir başka slogan;“Kadına şiddete hayır!” Hani şimdilerde motto olan…

Tamam kadına şiddete hayır da “erkeğe şiddete evet” mi? Erkeğe fiziki/ruhsal şiddet uygulayan kişilerin varlığına şahit olan ben, bu sloganın tüm canlıları kapsayacak şekilde “şiddete hayır” olarak kullanılması taraftarıyım. Ne kadın erkeğe, ne de erkek kadına zulmetsin.

***

Sözün özü, kadının da iyisi var erkeğin de… Kadının da kötüsü var, erkeğin de. O yüzden iki cinsi kesin çizgilerle ayırmak yerine, bırakın herkes evinde nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşasın. Kadınların aklına “sen değerlisin, sen teksin, erkeğin işini yapmak zorunda değilsin”le başlayıp, “kahrolsun erkekler” algısına kadar uzanan fitneler manzumesini sokmak yerine, hayatını güzelleştirecek, yuvasında mutlu olmasını sağlayacak tüyolar verin. Emin olun toplumsal açıdan daha mutlu kadınlar yaratacak, mutlu yuvalarda, mutlu çocuklar yetiştireceksiniz.

Ha bir de, kültür kültür diyorsunuz ya; Ailenin bir sofrada oturmasının en şikar kültür aktarımı olduğunu unutmayın. Öyle baklavalı- börekli bir sofra hazırlamanıza gerek yok. Bir bulgur pilavı da yapsanız aynı masa etrafında yiyin. Bırakın evde liderlik kavgasını, yardımlaşarak birbirinizi mutlu etmeye bakın.

Dayak yiyen, eziyet edilen, çocuklarını büyütmek için çöpten yiyecek toplayan, köle gibi çalışan kadınlar yok mu, var. Ama lütfen kadın olarak yaşanacak en şanslı bir coğrafyada yaşadığınızın farkına varın da, o çaylı, sazlı, sözlü toplantılarda, göbek ve nutuk atmak yerine dünyadaki çaresiz hemcinslerinizin hayatına dokunun.

Etiketler:
Share
339 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
UA-36507442-2