logo

reklam

Kadın Olmak Zordur!


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Kadın olmak zordur!

 

Kadın, toplumda belli yeri olan ve insanca yaşamayı her daim hak eden en önemli varlıklarımızdandır.

 

Kadının dişi cinsten bir insan olarak tanımlanan yüreği kocaman olan kadın insan soyunun yarısıdır.

 

Dünyanın en büyük kahramanları, her daim en cesur, her noktada en fedakar, sürekli olarak merhametli olan, şefkatin yüreklerinden eksik olmayan, her zaman çalışkan ve becerikli olan kadındır, annedir, bacıdır.

 

Kadınlar, toplumlarımızın çalışkan, fedakar ve üreten en önemli bireyleridir. Bunlara karşıda toplumlardan hak ettikleri sevgi ve saygıyı hiçbir zaman görmemektedirler.

 

Kadınların birer anne, birer kız çocuğu, birer bacı, birer öğretmen yani kısacası hayatın her alanında kadınlar bir insan olduğu kabullenmeyen küçük beyinlere, kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin diyen sefil zavallı varlıklara, kadınlara el kaldırmayı kendilerine birer marifet olarak bilen aciz insanlara dur denilmelidir. Kadın, toplumların tümünde belli yerleri olan ve insanca yaşamayı hak eden en önemli varlıklardandır.

 

Gönüllerimiz ister ki;

 

*Tarlada çalışan kadınlarımızın bir günlüğüne dahi olsa çalışıp yorulmaması,

 

*Kendi başına bir yere çıktı diye kız çocuğunun kardeşi tarafından öldürülmemesi,

 

*En yakınları (babası, annesi) tarafından eşya gibi pazarlanmaması,

 

*Aile içi eğitimlerinde öncelikli olarak kız çocuklarını okutmaları, onlara daha önem verilmesi…

 

Türkiye de tek değil dünyanın her noktasında kadın olmak zordur. Kadın her daim eziyet çekendir. Her şeyi yapandır. Her şeyden sorumlu hale getirilen en temiz varlıktır.

 

Kadınların, kızların, kız çocukların ezildiği, her geçen gün tecavüzlere tacizlere maruz bırakıldıkları, cinayetlere kurban gittikleri ve çocuk gelinlerin yoğunlukta olduğu ülkeler arasında üst noktalardayız.

 

Kız çocukların küçük yaşlarda evlendirilip, basına medyaya yakalanıldığı zamanda gecenin bir yarısında hastanelerden alınan raporlarla yaşları büyütüldüğü kız çocukların hikayeleri için harcanmakta olan mürekkepler daha kurumadan hemen sonra başka bir olayın daha duyulmasıyla devam etmektedir. Babaları tarafından para karşılığında kiraya verilmiş gibi zorla evlendirilenler tecavüzlere uğrayan kız çocukların dramları ve hikayeleri yetişir ardından…

 

Töre cinayetlerin doludizgin yaşandığı güzelim ülkemizde özellikle de belirli kesimlerin kendi TV kanallarında yaptıkları dizi ve programlarda bu dramların nasıl da fazlaca beslenildikleri net bir şekilde görülmektedir. Öyle ya o da ayrı bir üzüntü noktasıdır.

 

Kadınların kendi çaresizlikleri içerisinde yasaların ve uygulamaların da loş girdapların içerisinde karakollar, adliyeler ve de bazı kocaların şiddetleri üçgeninde nasıl da debelendiklerini de net bir gözle görülmektedir.

 

Her daim aşağılanan, hor görülüp dövülen, tecavüzlere, tacizlere uğrayanlar, cinayetlere, katliamlara kurban gidenler her daim kadınlar olmaktadır. Bizler bunlardan her daim utanç duymalıyız.

 

Kız çocukların, kızların, kadınların okutulmayarak, sefaletin kucağında, cehalete yoldaş kılınan kadınlarımızın çilesi günümüzde de bitmek ve de tükenmek bilmiyor.

 

Bizler kız çocuklara, kızlara, kadınlara her daim sahip çıkmalı ve onları korumalıyız. Hiçbir zaman ayrım yapmadan onlara değer vermeliyiz.

 

Kadın anne’dir. Kadın, çocuk anne’sidir. Kadın, en güzel varlıktır. Kadın bacıdır. Kadın, ebedir. Kadın, soyun devamında en önemli etkendir. Kadın, aile’nin devamıdır. Onları ezmeyin, onları hor görmeyin, onlara önem verin, sayın, sevin, saygı gösterin. Onlar sömürülmeyi hak etmeyen en güzel ve de en önemli varlıklardır.

 

Doğumdan ölüme kadar hayatın her alanında, hayatın her noktasında varlıklarını her daim hissettiğimiz, bizleri biz yapan değerli kadınlarımıza sadece bir gün değil, her saat, her gün, her yıl ve de her zaman en iyi şekilde sahip çıkmamız gerekir.

 

8 Mart’la beraber güzel olan tüm günlerin annemlerin, sevdiğimin, sevdiğimin annesi başta olmak üzere aile’m ve aile’m olarak kabul ettiğim sevdiklerim ve de tüm kadınlarımızın güzel günlerini en içten duygularımla kutluyorum.

 

Cenabı Allah (c.c) kadınlarımızı, annelerimizi ve de tüm sevdiklerimizi her daim o güzelim nuruyla nurlandırıp korusun inşallah.

 

Vesselam…

 

“Mehmet Kızılkaya”

 

 

 

 

 

 

Share
677 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yağ,sevgi yağışım, yağ!

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dəli    külək    əsir .  Yağmur    öz    həzin    nəğməsini    damla - damla ürəyimin    hər    döyüntüsünə   köçürür .  Narın    damlaların    altında düşüncələrim ,  sanki    cilalanır , ruhum   rahatlıq    tapır .  Rüzgarları , yağmurları , bir   də   dənizi   çox   sevirəm . Yağmurlu    yollarda    adlaya - adlaya   yenə   də    ürəyim   SƏNİNLƏ həmsöhbət    olub .  Yenə   qəlbimdəki    təmiz    sevginin    al   şəfəqlərinə boyanıb,  həsrətli    yollarda    azıb    qalan   gözlərim .  Yollar ,  bəlkə  də SƏNİ    gözləməkdən     yorul...
  • KATAR, ORTADOĞU’NUN SARI ÖKÜZÜ OLMADI

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. “Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes...
  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
UA-36507442-2