logo

reklam

İSTİKRARIN YOLU TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ..


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

TÜRKEŞ,DEMİRELve ÖZAL ÜLKENİN ÇIKMAZDA OLDUĞU DÖNEMLERDE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ GÜNDEME GETİRMİŞTİR..

 

Seçim sonuçlarında görüldü ki artık yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi Türkiye’ye Türk Tipi modelle uygulamaya konulmalıdır Başkanlık sisteminin avantajı olarak gösterilen “istikrarlı ve güçlü yönetim sağlama” özelliği salt hükümet sisteminden mi kaynaklanmaktadır? Başkan yani yürütmenin beş yıllık bir sürecin iş başına gelmesi ve göreve devam etmesi gerçekten hükümet istikrarını sağlamaktadır. Başkanlık sistemi Türkiye’de uygulanamayacak bir sistem değil, Ak Parti’den önce birçok siyasetçi zaman zaman bu sistemi dile getirmiştir. Türkeş, 9 Işık Kitabı’nda Türkiye’nin kurtuluşunu Başkanlık Modeli’nde görmüştür. Sistemi karalayarak milliyetçi kesimi yanında tutmak isteyenler buna karşı çıkıyor.

 
Türkiye güçlendikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Dün toplu iğne bile üretemeyen bir Türkiye vardı. Dün 70 cente muhtaç bir Türkiye vardı. Bölgesel ve küresel konumuyla artık bambaşka bir Türkiye var. Artık Türkiye’deki bu idari yapıda elbise Türkiye’ye dar geliyor. Bunu aşmamız lazım. Türkiye’yi eskinin kriterleriyle değerlendirenler gerçeği göremiyorlar. Başkanlık sistemi tartışmasında da yanlış yerde duruyorlar.

 
Bir muhalefet partisinin genel başkanı diyor ki; Biz Erdoğan’ın siyah dediğine beyaz, beyaz dediğine siyah deriz. Güya büyük bir laf edecek. Bunu yaparken küçüldükçe küçülecek. Yani sen beyaz olduğunu biliyorsun Erdoğan söylediği için kabul etmiyorsun. Sırf biz önerdik diye kendi tarihlerine ters düşmek pahasına başkanlık sistemine karşı çıkıyorlar.

 
Başkanlık sistemi bir hükümet sistemidir. Bir siyasal sistemdir. Federalizm, yani eyalet sistemi bir devlet sistemidir. Üniter yapı ya da federal yapı bir devlet sistemidir. Üniter yapıdaki bir devleti siz eyaletlere bölemezsiniz. Amerika neden eyaletlere bölünmüştür. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri’dir. Birçok devletin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir federal yapıdır zaten. Ama devlet sistemi üniter,hükümet sistemi başkanlık olan ülke yok mu? Var. Şili ve Peru var. ya da parlamenter sistemde olup da devlet sistemi federal yapı olan ülke yok mu? Var. Almanya var. Dolayısıyla eyalet sistemi ile başkanlık sisteminin herhangi bir ilişkisi yok. O halde başkanlık sistemi demek Eyalet demek değildir. Çift yapılı meclise geçeceksiniz. Hayır. Çift yapılı meclis de eyalet sistemi ile ilgili bir şeydir. Çünkü temsilciler meclisi, eyaletlerden gelen seçilmişlerden oluşur. Ama Senato, eyalet temsilcilerinden oluşur. Dolayısıyla çift yapılı bir meclise de geçmemiz de gerekmiyor. Peki o halde Türkiye bölünmüyor. Ama bölünme hikayesini niye çıkartıyorlar. Çünkü yapılanlara bir şekilde engel olmaları gerekiyor.

 
Bugünkü Parlamenter model dünyada yaygın olan bir sistem. Bu modelle şuan Türkiye’de bir sorun yok, on üç yıldır bu hükümetle güzel şeyler yapıldı, dış politikada güzel şeyler oluyor, ekonomide ciddi ataklar yapılıyor. Ama nereye kadar devam edecek? Bu güzel anların bozulması bir koalisyon hükümetine bakar. Altı ay içerisinde tüm dengeler yerle bir olabilir. Çünkü yapmak zor, yıkmak kolaydır. 50-60 döneminde Rahmetli Menderes yapmış, ihtilal sonrasında gelenler ülkemizi perişan duruma düşürmüş, Sayın Demirel gelmiş bir şeyler yapmış, sonrasında kurulan koalisyon ile ülke büyük sıkıntılar yaşamış, on yılda on iki hükümet kurulmuş, bir hükümetin ömrü 8-9 ay… Ardından darbeler olmuş ülke yine perişan… 83’den itibaren Rahmetli Özal göreve gelmiş, 1990 yılına kadar ülkemizde güzel şeyler yapmış, sonrasında koalisyon dönemi ve sonrasında da Ak Parti göreve gelmiş. Ak Parti iktidarına sürekli bir dalgalanma yaratma çabaları, Türkiye’nin bir türlü kalkınmasını istemeyenlerin kıskacı!…

 
Dikkatimi çeken bir durum da, Demirel ve Özal ülkenin çıkmazda olduğu dönemlerde Başkanlık modelini gündeme getirmişler, Ak Parti ise en güçlü olduğu dönemde dahi Başkanlık sistemini savunuyor. Türkiye’de eskiden yaşanan acı tablolar görüldüğü için, ileriki yıllarda halkımız bu sıkıntıları yaşamasın diye çaba harcanıyor. Çok geç kalmadan bu modelin hayata geçirilmesi lazım.

 
Türkiye önemli bir ülke, bu sadece bizim değil, birçok ülkenin kabul ettiği bir gerçektir. Türkiye’nin bölgesel gücü, tarihi birikimi, geçmişi, tecrübeleri var. Türkiye, dünya barışına da katkılar sağlayan bir ülke. Bu yüzden, Türkiye ne kadar güçlü olursa, hem içeriden, hem dışarıdan, kendisinden beklenen görevlerin gerçekleşmesi o kadar kolay olacaktır. Yapılacak iş gece-gündüz demeden çalışmaktır. Çünkü Türkiye çalışarak bir yere gelebilir. Bunu yaparken de Türkiye’ye faydası olmayacak, Türkiye’yi daha ileri bir noktaya getirmeyecek tartışmalardan, gerilimlerden olabildiğince uzak durmak, daha huzurlu, daha kalkınmış bir ülke, daha güçlü bir Türkiye için elbirliği ile çalışmaktır. Saygılarımla

 

Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci-Yazar 09 Kasım 2015

Share
931 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
UA-36507442-2