logo

İŞTE CHP ZİHNİYETİ BU..


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

800 bin kilometrekarelik bir büyük ülkede 78 milyonluk nüfusu ile dev bir ülke konumunda olan Türkiye Cumhuriyeti, çağ dışı planlarla kurban edilmek istenirken devletin ve milletin huzuru, istikrarı ve kalkınmışlığına darbe vurmak isteyenlere çanak tutanların karanlık geçmişini halkımız tekrar tekrar sorgulayarak 2002,2007 ve 2011 genel seçimlerinde olduğu gibi 7 Haziran da da sandıkta hesap verme noktasına getirmiştir..

Demokrasi şehidi Başvekil Adnan Menderes Yassı ada’da yatarken en çok ülke insanını özlemişti. Onun bedenini yok ederken, ülkeden zihniyetini de silmek istediler ancak başaramadılar. Bunu yapmak isteyen CHP zihniyetiydi. 7 Haziran’da da da aynen bunu yapmak istiyorlar. Aynı oyunları tuzakları tıpa tıp bugün de yapmak istiyorlar. Milletin partisi AK Partiye bugün de aynı saldırıları yapıyorlar. Gazete manşetlerine bakın 27 Mayıs darbesi öncesi atılan manşetlerin aynısı atılıyor. O gün Menderes’e diktatör dediler, bugün aynını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söylüyorlar. O gün Menderes’e gençleri öldürdü, öldürüyorlar dediler. Bugün aynı oyunu oynuyorlar.. O gün de Menderes’e en alçak iftirayı yolsuzluk ile suçladılar. Bugün de aynısını Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a yapıyorlar.

Sizlere çok enteresan bir olayı hatırlatmak istiyorum. Darbenin ardından 5 kişiye bir cenaze töreni düzenledi.. O zaman o 5 kişiyi günlerce sokaklarda gezdirip Ankara’ya getirip Anıtkabir’de defnettiler. Bu 5 kişi nasıl öldü biliyor musunuz? Biri darbe esnasında kendi askerinin kurşunu ile. Biri CHP’li babanın yanında darbeyi kutlamak için sokağa çıktığında ölmüştür. Biri de darbeye hazırlık yaparken elinde silahın patlaması ile ölmüştür. Beşi de pisipisine ölmüştür. Bu 5 kişiyi kara propaganda için kullandılar. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Onların kemiklerini Anıtkabir’den çıkartarak ailelerine verdiler. Bunu kimse hatırlamıyor, İşte CHP zihniyeti bu.

AK parti büyükşehir yasasını çıkardığında CHP itiraz etti. Onlar belediyeciliği bilmez. Onlar yolsuzluğu iyi bilir. Dağları delerek İstanbul’a su getirildi. CHP İSKİ yolsuzluğu ile tarihe geçti. Bir 94 öncesi İSKİ var. Bir de 94 sonrası İSKİ var.
O zamanda paralel yapı vardı. O zaman markası farklıydı. Recep Erdoğan’ı mahkûm ettiler. Neydi suçu. Ziya Gökalp’in şiirini okudu diye mahkum ettiler. Bir yerleri yakmadı, yıkmadı Ama niye minarelere neden süngü dedin diye mahkûm ettiler. Camiler bizim kışlamız olmadı mı? Ama Kılıçdaroğlu zihniyeti bunu anlamaz.

Bu ülkede Said-i Nursi’yi yargıladılar. Ta sürdüler Sibirya’ya. Bir yolunu buldu geldi buraya ülkesine. Ben kendi vatanımda son nefesimi vereceğim dedi. Ona bile tahammül edemediler.
Said-i Nursi’nin izinden gittiğini söyleyen paralel yapının karanlık beyni Denizaşırı Pensilvanya kâinat imamı haşhaşi zat, hayatında bir kez olsun Bedüizaman dememiştir. 99’da kaçtı gitti ülkesinden. Ülkeye davet edildi. Dön gel ülkene denildi ama hala dönmedi. Hala onun söylemlerinde hikmet arayan saf kardeşlerimiz var. İnşallah 7 Haziranda bu tuzakları bozulacaktır..

Bunlar Gezi alaylarında dümen çevirdiler. Ağaç dediler, çevre dediler bunların arkasına sakladılar. Bu tabi Türkiye’ye yönelik bir saldırı idi. Aynı şekilde 17 Aralık, 25 Aralık operasyonları da Türkiye’ye yönelik bir saldırı idi. Yapılan saldırılar sadece Erdoğan’a karşı değil AK Parti’ye karşı değildi. Büyük Türkiye’ye karşı yapılmış bir saldırıdır. Ayak oyunları iktidarı yıkmak istediler ama İktidar dim dik durdu.

Tarih boyunca bu CHP hep darbelerin arkasında durdu. Sandıktan netice alamadı. . Ya kof laf, boş laf laf üretme iş üret iş üret. Sizin geçmişiniz kirli geçmişiniz, bunların hepsi belgeli. Ezanı aslından ayıran CHP değimli?. Adnan Menderes’i ezanı aslına çevirdiniz diye idama götürdüler.. Her zaman darbelere bel bağladılar..

Kendi aralarında bir taktik geliştirdiler. HDP’nin, barajı açması adına peşine takıldı gidiyor. İl il destekleyeceklermiş. Ama AK Parti yine bunların hepsini sandığa gömer. 7 Haziran’da sandık dışında başka oyunlara başvuranlara en güzel cevabı halk verecek. 2002, 2007 ve 2011 milletvekili seçimleri bu tabloyu ve sebeplerini kavrayan halkın kurtuluş yönünde kullanmasıyla oluşan dönüm noktası olmuş, halkımızın sevdalısı siyasi iktidara; sistemin içine yerleşmiş bölücülere, çetelere, mafyalara vesayetçilere, statükoculara, darbecilere ve millet düşmanlarına karşın mücadele yetkisi vermiştir.

Halkın başlıca beklentileri olmakla beraber 2002 yılından bu yana umulmadık bu büyümenin anlamı çok büyüktür. Bu büyümeyi sağlayan faktörü iyi değerlendiren halkımız idare edilenlerle idare edenler arasındaki gönül birliğine dayandırmıştır. Bu büyüme halk iradesinin gücünü göstermiştir. Bunun böyle olduğunu ve olacağını kavrayabildiğimiz sürece istikbale ve çocuklarımızın geleceğine umutla bakabiliriz. Saygılarımla 05 Mayıs 2015
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci-Yazar.

Share
1399 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2