logo

İSRAİL SİYONİZM’İN ŞEYTANİ İNANIŞI TALMUD’A GÖRE;


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

TÜRKLER MAYMUNU ANDIRIYORMUŞ VE PUTPERESTMİŞ.
*Talmud’un en büyük yazarlarından biri olan Maimonides’in ırkçı fikirleri de oldukça ilginçtir. Türkler, kuzeydeki göçebeler ve zenciler ve güneydeki göçebeler ve bizim coğrafyamızda yaşayıp da onlara benzeyenler; bunların tabiatı daha çok düşük sesli bazı hayvanların tabiatına benzer. Bunlar insan seviyesinde değildirler. Seviyeleri bir insan ile bir maymunun seviyeleri arasında bir yerdedir. Çünkü görünüşleri maymununu andırıyor.

 

*Haham Sofer, Responsum adlı Talmudik çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu içindeki Müslümanlar v Hıristiyanlar hakkında ilginç bir yorum yapar. Bu sapkın yorumlara gör, bu insanlar ‘’başka ilahlara tapan putperestlerdir ve dolayısıyla dolaylı yoldan öldürülmeleri doğrudur’’. Dahası, Soför bu iki grubu, eski Ahit’te geçen Amalek kabilesine benzetir. Eski Ahit’te Amalekler hakkında verilen hüküm ise şöyledir.

 

Orduların Rabbi şöyle diyor: Amalek’in İsrail’e yaptığını, Mısırdan çıktığı zaman yolda ona karşı nasıl durduğunu arayacağım. Şimdi git, Ameleki vur ve onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme ve erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür. Günümüzde de pek çok radikal İsrail’in Filistin halkını Amalek kabilesi olarak değerlendiriyor olmaları kuşkusuz dikkat çekici bir durumdur.

 

*Talmud’un cinsel (zina) hakkında verdiği hükümlerde ilginçtir. Eğer bir Yahudi erkek bir Yahudi kadınla evlilik dışı bir ilişkiye girerse, her ikisinin de öldürülmesi gerekir. Oysa eğer kadın bir Yahudi olmayan biri ise, bu kez erkek sadece dayak yer ve kadın öldürülür. Ayni hüküm, Yahudi bir erkeğin Yahudi olmayan bir kadına tecavüz etmesi durumunda da geçerlidir.
Bunun arkasında yatan mantık ise, Yahudi olmayan kadının her durumda her durumda ‘’baştan çıkarıcı’’ sayılmasıdır. Kadın, ‘’bir Yahudi’yi günaha sokmuş’’ olduğu için ne olursa olsun birinci dereceden suçlu sayılmaktadır. Nitekim Maimonides, Yahudi olmayan tüm kadınlar için ‘’N. Sh. G. Z.’’ kısaltmasını kullanır. Kelimenin anlamı ise şudur.’’ Kirli, köle, Yahudi olmayan, fahişe’’.

 

*Yahudiler ile Yahudi olmayanlar arasında mal- mülk ilişkisi hakkında Talmud’un ilginç hükümleri vardır. Eğer bir Yahudi kayıp bir eşya bulur da onun sahibinin bir Yahudi olduğunu fark ederse bunu sahibine geri vermekle yükümlüdür. Eğer malı yitiren kişi Yahudi değil ise, malın verilmemesi emredilir. Bir Yahudi olmayana hediye vermek ise kesin olarak yasaklanmıştır.(Ancak hahamlar Yahudilere maddi kar getirecek hediyelere, başka bir deyişle rüşvete izin verirler.) Alış- veriş sırasında Yahudi olmayanlara dolaylı yoldan hile yapmak meşru sayılır.

 

Bu saydıklarımız, yalnızca birkaç örnektir. Yahudi geleneklerinin bu geleneksel ‘’ şeriat kitabı’’ araştırıldığında, buna benzer daha çok safsata hükme rastlamak mümkündür. Ancak birkaç örnek bile, Yahudi ideolojisinin içeriğ hakkında fikir sahibi olmak için yeterlidir.

 

Dikkat edilirse, bu hükümlerin bir kısmı Muharref Tevrat ve Eski Ahit’in belli bölümleriyle dahi çelişkilidir. Bunun nedeni, Yahudi ideolojisinin, Muharref Tevrat’ın ve Eski Ahit’in diğer kitaplarının hükümlerini de kendi düşüncesine göre yorumlayıp, çarpıtmakta bir sakınca görmemesidir.

 

Örneğin, Hz. Musa’ya verilen ‘’ON EMR’’ den sekizincisi olan ‘’Çalmayacaksın’’ hükmü,’’bir Yahudi’yi çalmamak’’ (yani kaçırmamak ya da rehin almamak) konusunda konulmuş bir yasak olarak açıklanır. Hükmün mal değil de insan ‘’çalmak’’ şeklinde yorumlanmasının nedeni, ‘’ON EMİR’’in yalnızca ölümcül suçları içerdiğine dair Talmut yazarlarınca yapılmış bir kabuldür. Öte yandan, Yahudi olmayanların rehin alınması zaten Talmut tarafından izin verilen bir eylemdir.

 

‘’Kardeşini kendin gibi seveceksin’’ hükmünün yorumlanması da ayni şekildedir. ‘’Kardeşler’’ yalnızca Yahudilerdir. Nitekim bir Yahudi genel olarak Talmut tarafından bir Yahudi olmayanın hayatını kurtarmaktan alıkonulur. Açıklaması da şöyle yapılır; ‘’çünkü o senin kardeşin değildir’’.
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı, gazeteci-Yazar.

Share
1074 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Milletin Akıl ve Feraseti Darbeye Dur Dedi

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Akıl, düşünme, muhakeme ve doğruyu yanlıştan ayırma melekesi olmakla beraber, bunun fert olarak herkeste aynı olması gerekmez. Burada esas olan aklı iyi ve yerinde kullanabilmektir. Bu da aynı zamanda bir metot ve yöntem bilim işidir.   Akıl, ister Descartes’in dediği gibi bazı fikirleri ister birlikte getirsin, isterse getirmesin; bu meleke eşya ile münasebetlere girdikçe yani tecrübe kazandıkça gelişir; muhteva kazanır. Mühim olan bu muhtevayı nasıl ve nereden kazandığıdır. Aklın çalışması, zihnin faaliyeti demektir. Zihnin çalışma...
  • ŞİKE MEDYAYA DÜŞTÜ “Urfaspor’a yapılan haksızlığın bedeli ödenmeli”…

    21 Temmuz 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, Şanlıurfa, SÜRMANŞET

    Spor bir moral, bir beraberlik, bir milli duruş ve dayanışma kültürüdür. Şanlıurfa nın 1969 dan bu yana profesyonel futbol liglerinde oynayan futbol takımı Urfaspor, maalesef uzun yıllardır siyasi entrikalara ve ikballere alet ve kurban edilmektedir. Spor bedensel fonksiyonlara kolaylık ve sağlığa zindelik ve enerji katan, kural ve centilmenlikle bütünleşmiş hareketler organizasyonudur. Şanlıurfaspor 2016-17 dönemi Futbol Federasyonu lig maçlarında istenilen başarıları elde edememesine rağmen, yinede Şanlıurfa halkı tarafından sevgi ve...
  • BİNDİRİLMEDİĞİ TRENE MAKİNİST OLDU

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile tanışıklığımız, Şanlıurfa SSK Başhekimliği döneminde başarılı hizmetlere imza attığı yaklaşık 20 yıl öncesine dayanır. Anadolu Ajansı’ndan 1998 yılında emekli olduktan sonra Şanlıurfa’ya dönüp çıkardığımız yerel gazetede Fakıbaba’nın güzel çalışmalarını sık sık kamuoyuna duyurduk. 2004 yılında AK Parti’nin Şanlıurfa Belediye Başkan adayı olduğunda da yine Fakıbaba’nın yanındaydık. O zamanlar aramızdan su sızmıyordu. Ta ki belediye başkanı seçildikten sonra bir köşe yazarımızın yaptığı el...
  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
UA-36507442-2