logo

reklam

İSRAF YAPMAYI EN KISA ZAMANDA TERK ETMELİYİZ


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

İnsanımıza, hemen yanımızda yaşanan savaş ve mülteci olaylarındaki acı gerçekler, ibret olmamaktadır. Komşularımızın yaşadığı, susuzluk ve açlık sınavı sonrasında yaşanan ölümler de, bazılarının gözünden kaçmaktadır. Arkasından mültecilerin yaşadığı, dram, ortadadır. Bu dram apaçık ortada iken; israfın zirvesinde olmak, hangi akılla izah edilebilir. Bugün, resmi rakamlara göre; İsrafın bedeli, Ülke bütçesinin dörtte birini oluşturmaktadır. Gerçekten çok korkunç bir rakam. Kısacası, biz kendi, kendimizi fakir yapıyoruz. Bir de bu açıkların kapatılması için; iç veya dış borçlanma ile aldığımız paraların faizini de düşünürseniz, gerçekten yürekler acısıdır.

 
Ülkemizde, kısa aralıklarla da olsa; sık,sık seçim yapılmasının da bir israf olduğu fikrini taşıyorum. Bence, vekil seçimleri beş yılda yapılmalıydı. Bu sürenin dört yıla indirilmesini israf olarak görüyorum. O nedenle; seçimin heyecanının fazla olmadığı fikrindeyim. Dolaylı olarak; israfı körüklediğimiz, fikrini taşıyorum.

 
Dünya üzerinde hakimiyetini kurmuş olan; vahşi kapitalizm, bütün gücü ile, insanları her alanda, kuşatma altına almıştır. İnsanlara önerilen ve dayatılan alış, veriş çılgınlığıdır. Sürekli, üretmeden, gelir düzeyine bakmadan, tüketmeyi emretmektedir. Çağımızın bu konudaki, para imparatorları; kapitalizmin bütün silahlarını kullanarak; insanları adeta; esir almıştır. Dayatılan tek şey, tüketmek ve arkasından israf etmektir. Bu uğurda ne kaybettiğinizin önemi yoktur. Reklam, silahı gibi, etkin her türlü silahı kullanmaktadırlar. Bu silah ile; evinizin içerisinde; çocuklarınızla, ebe beyinler arasında soğuk savaş çıkartmaktadır. Doğal olarak; her türlü kültür özelliklerini de; size zaten yaşama biçiminizle birlikte dayatmaktadırlar. O kültürün esiri olmanız için; ellerinden gelen, çabayı sarf etmektedirler. Bu konuda casino online savunmasız olan insanlarımız, çok basit bir şekilde, kaybeden taraf olmaktadırlar.
İsraf konusunda; genç nesillerimizin yeteri kadar, bilgilendirildiği fikrinde değilim. Sorumsuzca, her alanda alabildiğine israfa devam etmektedir. Üretmekten haberi olmayan genç nesillerin çoğu; bir tüketim çılgınlığının, israfın esiri olmuş, durumda gözükmektedirler.

 
Yüce Ramazan Ayında; açlığın ne demek olduğunun toplumun büyük bir kısmı tarafından bizzat yaşanırken, bu kadar yiyecek israfı için; biraz daha dikkat diyoruz. Nerede olursak olalım önümüze yiyeceğimiz kadar ekmek almalıyız. Tükettiğimiz, israf ettiğimiz, tüm nimetler insanlığın ortak malıdır. Hakkımız olmadığı halde, o nimetleri sorumsuz bir şeklide tüketmeye hakkımız, yoktur. Bu resmen hırsızlıktır. İnancımıza göre; zaten bu davranışlar haram olarak kabul edilmiş ve israf yasaklanmıştır. Yüce Yaradan, bunu açıkça yasaklamıştır. Etrafımızdaki, bir çok insanın; bizim israf ettiğimiz nimetleri elde etmek için; ne çabalar harcadığını düşünmeliyiz. Kimi zaman israf ettiğimiz, yiyecek ve içeceğin; bunların yokluğunu çeken insanlar için; bir hayal olduğunu aklımızda tutmalıyız. Burada sadece yiyecek, içecek israfından bahsettiğimiz için; diğer alanlarda yapılan israf çılgınlığına başka zamanlarda değiniriz.

 
İsrafı engellemekle kazanacağımız şeyleri saymakla bitmez. Bunların yanında, en başta geleni; bana göre de en önemlisi sosyal alandaki paylaşımdır. Paylaşım, insani ilişkileri güçlendirecektir. İnsanlar arasındaki gelir dağılımındaki makas biraz olsun kapanacaktır. Gelirler arasındaki farklılıklardan dolayı kimse, kimseye kem gözle bakmayacaktır. Böylece sosyal bir barış ve huzur ortamı kendiliğinden gelişecektir. Kardeşlik hisleri daha yaygın bir hale gelecektir. Sosyal hayatta; buna bağlı olarak sosyal içerikli suçlar azalacaktır. İnsanların birbirine karşı olan sevgi ve muhabbetleri artacaktır.

 
Toplumda, fitne ve fesat amaçlı, insanların bu alandaki yaptıkları çalışmalar boşa çıkacaktır. Bu alan ile ilgili, istismar olayları ortadan kalkacaktır. Faydası saymakla bitmez… Sürekli tüketen bir toplum, eğer bir ürünün ne kadar zorlukla üretildiğini bilmiyorsa; asıl felaket o zaman başlamış demektir.
Ülkeyi yönetenler olarak; bu konuda gerekli özeni gösterip; sosyal barışın temini adına, gelir dağılımı arasındaki uçurumu yok etmenin çabalarını göstermelilerdir. Hayata geçirecekleri, planlarla bunu önlemek zorundadırlar. Alınacak tedbirlerle, insanların beslenme kalitesini yükselterek; insanların aşırı derecede israf yapmasının önüne geçmeliyiz…

 
İsraf yapmak, çok büyük bir umursamazlıktır. Bu durum, çok büyük boyutlardadır ki; anlatmaya kelimeler, ifadeler, yetmez.

 
Şu önemli hatırlatmayı da mutlaka yapalım. Bütün bu yiyeceklerin soframıza geldiği süreçte; kimlerin emeği olduğunu, bir maddi karşılığı olduğunu unutmayalım. İsrafa devam ettiğimiz sürece; hem çiftçi kardeşlerimizin emeklerini hiçe sayıyoruz. Hem de cebimizdeki paramızı boşa harcamış oluyoruz. Emekte para da boşa gidiyor.
İsraf ederken bir kez daha düşünelim. Çevremize ve insanlara karşı saygılı olalım. Tükettiğimiz, her yiyeceğin insanlığın ortak tüketilmesi için; yaratıldığını unutmayalım. İsraf azıcık akıllı düşünen bir insanın, yapacağı bir eylem değildir. O nedenle kendimizi bu anlamda kontrol etmekte fayda vardır. Yaptığımız, israfın aynı zamanda bizlerin, Vahşi kapitalizmin, esiri olma yolundaki serüvenimizi, hızlandırdığını unutmayalım…

Share
474 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
  • HALKTAN KORKAN HALK (!) PARTİSİ

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Türkiye’nin ufkunu açacak Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmeler sırasında CHP’nin nasıl agresif pozisyon aldığını cümle alem televizyonlardan canlı canlı ve maalesef ibretle izledi.    Meclis kürsüsünü kırmalar, yaralamalar, ısırmalar, kelepçemeler derken TBMM adeta Tayland meclisine çevrildi. CHP, Anayasa değişikliğine “Rejim değişiyor” gerekçesiyle karşı çıkıyor. Yeni Anayasa paketinde topu topu 18 madde var, oysa bu maddelerin hiçbirinde rejimin yani Cumhuriyet’in değiştirilmesiyle ilgili hiçbir ifade yok… İşin aslı rejim değil me...
  • ALLAH’ın RIZASI

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ALLAH RIZASI İÇİN YAPILAN İŞ Mekke-i Mükerreme'de paramı kaybetmiştim. Para bekliyordum, lâkin henüz gelmemişti. Mâlum, haccın bir rüknü olarak belli bir vakitte saçını sakalını kısaltman icap eder. Bir berbere girdim. Bir müşterisini tıraş ediyordu. Utana-sıkıla *"afedersiniz; param yok, Allah rızası için saçımı-sakalımı düzeltebilir misin"* diye sordum. Berber beni bir an süzdü, sonra tıraş ettiği adamın yanındaki boş koltuğu gösterip, "buyurun, oraya oturun" dedi. Tıraş ettiği adama "müsaadenizle sizi bekleteceğim biraz;...
UA-36507442-2