logo

reklam

İslam Merkezi Olan Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi Coğrafyasına Sahip Çıkalım


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

İslam dünyasının merkezlerinden olan Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi coğrafyası tam bir kaos senaryosunun içerisinde yer almaktadır.

Öncelikle şunu unutmamamız gerekir. Ortadoğu İslam coğrafyasındaki olayları bugünkü haliyle hiçbir zaman gelip geçici bir durum olarak görmememiz gerektiğini belirtmek isterim.

Atlantik Okyanusundan Pasifik Okyanusuna kadar uzanan geniş kutsal coğrafyada farklı etnik çatışmalara, kanlı olan iç çatışmalara, özellikle mezhep savaşlarına ve de iktidar çatışmalarına yol açacak olan ciddi manada farklı olan planlar ortaya konulmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi coğrafyasında ciddi manada bir iç savaş çıkarmak, Amerika Birleşik Devletlerinin (ABD) ve Batı dünyasının son yıllarda kendi gündemlerinden hiç çıkarmadıkları ciddi ve de en önemli bir konulardan bir tanesidir.

Bu iç savaşın sonucunda kendi ülkemiz olan Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi coğrafyasını bir çok parçaya ayırıp, ayrı ayrı devletçikler oluşturarak, daha doğrusu farklı farklı eyaletlere ve de yönetimlere bölmek sömürgecilerin en üst noktalarında bulunan en önemli nihai hedeflerindendir.

Sömürgeci batılı ülkeler tam da bu noktada bu zamanda burada hedefledikleri ve de planladıkları oyunlarını bir bir gerçekleştirmek amacıyla bütün kozlarını bu kutsal coğrafyada öne sürmektedirler.

Yani daha öncesinde Irak’ta, Libya’da, Mısır’da ve Suriye’de oynanan oyunlar hiç şüphe yoktur ki, bugün bizim ülkemiz coğrafyasında, bizim topraklarımızda ve de toplulumuzda oynandığını net bir şekilde görülmektedir.

Özellikle Türk’ü Kürt ile, Kürt’ü Türk ile birbirlerine düşürüp, birbirlerine kırdırtma projeleri en önde ve de en önemli projelerinden bir tanesidir.

Bizler bunların farkında değiliz ama; bu tehlikeli oyunlar ciddi anlamda bağıra bağıra gelmektedir.

Sessiz ve de derinden derine ABD ve Batılı ülkeler tarafından sürdürülen bu projeler Türkiye Cumhuriyeti Ülkesini parçalayarak, istikrarsızlaştırıp iç savaşların içerisine sürükleme projeleriyle ciddi anlamda yol almaktadırlar. Belli bir süre sonrasında da ciddi anlamda şehir savaşları boyutuna getirmeye çalıştıkları büyük bir gerçektir. Bu boyuta getirilen savaşların da özellikle İslam’ın kalbine yönelecek olup, İslam’ı kendi içerisinde savaştıracaklardır.

Cenabı Hakk, bizlere doğru kararlar vermeye, doğru olan tercihlerde bulunmamıza yar ve yardımcı olsun inşallah.

Amin…

Esenlikler Dilerim…

 
“Mehmet KIZILKAYA”

Share
352 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hayatın ve Evrenin Kökeni Konferansı-II

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı bir konferansa katılmış, değerli konuşmacıların bilimin ışığında verdikleri yaratılışın açık delillerini sizlerle paylaşmıştım. 21 Mayıs’ta ise Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerler Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı’nın birlikte düzenlediği Hayatın ve Evrenin Kökeni konulu Uluslararası Konferans dizisinin ikincisine katılmak nasip oldu. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yürüttüğü vakıfların tertiplediği bu ikinci konf...
  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
UA-36507442-2