logo

reklam

İnsanoğlunun Ayıbı! Mültecilerin Ölü Bedenleri Kıyılarda


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

İnsanoğlunun en büyük, en kötü ve de en nankörce ayıbıdır mültecilerin ölü bedenlerinin kıyılarda görülmesi…

 

Ölü bedenleri kıyılarda bulunan o tertemiz insanlar, hayatlarını kurmak umuduyla beraber çıkıyorlar o zorlu yollara. Büyük risklerin olduğunu ve de bu riskli olan yolculukta ölümün de olduğunu bile bile…

 

Göçmenlerin acı fotoğrafları, deniz kıyısının etrafına vurulmuş olan o acı veren ve de yüreklerimizi parçalayan görüntüler her gün gelmeye devam etmektedir.

 

İnsanlığımız ölüyor…

 

Tek dişi kalmış olan “medeniyete” yolculuk yapan ve de her daim ölümü göze alarak yolculuk yapan mazlumların fotoğrafları her gün gelmeye devam ediyor. Bu acı fotoğraflar biz insanları ciddi manada kahrediyor. Kıyılara vurulan balinalara verilen özenin, verilen değerin bu mazlum insanlara gösterilmemesi de ayrı bir boyut. Balinalara gösterilen o ilginin Suriyeli, Tunuslu, Iraklı, Libyalı, Mısırlı, Afrikalı, Somalili ve binlerce mazlum göçmenlerin daha rahat bir yaşamın olması umuduyla ölümü göze alarak zorlu olan denizlere açılıyorlar.

 

Kimileri annelerinin kucağında, kimileri suda işkence çekerek can vermektedirler. Kimileri de denizin derinliklerinde nefessiz bir şekilde kalıp, ölü bedenleri denizlerin kıyılarına vuruyor.

 

İslam devletlerinin, İslam milletlerinin, Müslümanım diyen insanların, bu evlatların kıyıya vurulan küçücük bedenleri hiç mi sizlerin vicdanlarını sızlatmıyor? Hiç mi insanlığınızdan utanmıyorsunuz? Hiç mi insanlık kendisinden utanmıyor? Hiç mi yürekleriniz sızlamıyor?

 

Ey insanlık bu meseleleri politik okumaya kesinlikle ama kesinlikle okumaya çalışmayın ve de politik bakmayın. Kıyıya vurulan bütün ölü bedenler tertemiz masum çocuklardır. Onların hiçbir suçu, onların hiçbir günahı yoktur.

 

Dillerin, dinlerin, kimliklerin ve de ölümlerin ayıramadığı o tertemiz, masum çocukların bedenlerini sizler nasıl olur da ayırıyorsunuz? Sizler bu ölü bedenler üzerinden nasıl olur da kamplaşıyorsunuz?

 

Sizlerin insanlığından utanıyorum!

 

Bunlar tertemiz, günahsız masum çocuklardır. Bunlar Yüce Yaradanın emanetidirler.

 

Kıyılara vurulan ölü bedenleri görüp de vicdanlarınız sızlamıyorsa insanlığınızı bir kez daha gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum. Bizler şunu çok iyi biliyoruz ki; sizler kendi çocuklarınızın ölü bedenlerini kıyılara vurulduğunu gördüğünüz zaman da uyanacaksınız ki o zaman da insanlığınızı tamamen kaybetmiş olacaksınız.

 

Kıyılara vurulan ölü bedenler bizim çocuklarda olabilirdi. Bunların hepsi insandır. Sizlerde insanlığınızı sorgulayıp birazda daha farklı bir boyutta bakmanızı isterim.

 

Unutmayın ki hiçbir ölüme ne politik, ne de siyasi bakılmamalıdır!

 

Sizleri vicdanınızla baş başa bırakıyorum.

 

İnsanlığınızdan utanmayacak şekilde, güzel bir yaşam diliyorum sizlere.

 

Hoşçakalın…

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
763 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2