logo

reklam

İnsanoğlu Yaşamındaki Ahlakdışı ve Yasadışı Noktalar


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

İnsanoğlu yaşamındaki belli ve yazılı yaptırımları içerisinde barındırmakta olan kurallara yasa denilmektedir.

İnsanoğlunun yaşamında ahlak dışı ve de yasa dışı birçok nokta bulunmaktadır. Bu yasaların, mevcut olan düzenlerin sürekli olarak devam etmesi için ezilen insanlarla ezen insanların arasına getirilmiş olan suni bir dengedir. Bu ahlak dışı ve yasa dışı olan yasaları ezenler meydana getirip oluşturmuşken, ezilenler için yaşamın da yasa dışı olduğu büyük bir gerçektir.

Bu yasalar karşısında herkesin belirli hakları vardır, fakat haksızlıklara karşı çıkmak haricinde.

Hepimizin bilmesi gereken şey de şudur: Yasaların, sadece ezilenlerin sus payı olduğu gerçeğidir.

Bilirsiniz ki düşünmek de, düşünce özgürlüğü kapsamında yerini almaktadır.

Nezarethaneler, okullar, hapishaneler, aileler, karakollar bilirsiniz ki devletin emniyet supaplarındandır. Bir makale yazmak, bir insanın ifade özgürlüğü kapsamındadır. Sansürlerin ve de oto sansürlerin de devletin emniyet supaplarındandır.

İnsanoğlunun yaşamındaki ahlak dışı ve de yasa dışı olan noktalardan bir tanesi de sanırım şarkı dinlemektir. Şarkıların söylenilmesi yasal olduğu bu ülkede, dinlemenin suç olduğu gerçeğini de kendi içerisinde barındırmaktadır.  Şarkıların dinlenilmesi yasal olduğu durumlarda ise şarkı söylemek suç olmuştur.

İnsanoğlu yaşamındaki ahlak dışı ve de yasa dışı olan noktalardan bir diğeri sanırım politika ve siyasetteki yalan söylemlerdir. Politika da ve siyasette yalan söylemler fazlasıyla serbest olup adeta başarıya götüren bir durumdur. Öyle ki yalanın becerilmediği durumlarda, az yalanla yetinmenin de başarısızlıkla sonuçlandığı gerçeği görülmektedir.

İnsanoğlu yaşamında ki bir diğer ahlak dışı ve de yasa dışı nokta da şudur ki çok yanlıştır.

Bu ülkede yaşayan herkes Türk’tür denilmesi.

Hepimizin bildiği şöyle bir gerçeklik vardır. İslamiyet hoş görü dini olduğunu biliyoruz. Tabi burada İslamiyet dışına çıkmak hoşgörüsüzlük olarak vurgulanmaktan da geri kalınmamaktadır.

Bizlere Yüce Yaradan tarafından verilen suyu 50 kuruşa satın alıp içmek, Yüce Yaradan’ın evi olan camilerin tuvaletlerinde 1 TL’ye işemek yasal ve ahlaki olan mıdır?

Suyu caminin çeşmesinden para vermeden içebilmek sonrasında bedavaya caminin arka duvarına işemek ahlak dışıyla beraber yasa dışı bir durum mudur?

Bilirsiniz ki mülkiyet adeta bir hırsızlıktır. Hırsızlığın da suç olduğu gerçeği vardır. Burjuvazinin emekçilerden, işçilerden “çaldıkları” milyon dolarların hırsızlık olmadığı bir ülkede, adeta artı değer taşıdığı yasadığı ve de ahlak dışı bir noktanın olduğu gerçeğidir. Tabi tam burada tam tersi de olmaktadır. Bir fabrika işçisinin kendi iş yerinden bir anahtarı çalması iğrenç bir hırsızlık damgası yediği gerçeği de gözlerden kaçmamaktadır.

İnsanoğlunun yaşamındaki bir diğer yasa dışı nokta şudur;

Sendikalara üye olmak, tüm işçilerin belirli bir hakkıdır. Tabi burada ilginç olan şudur ki; işçi sendikalarına üye olmamak şartıyla denilmektedir. Serbest olan işçilerin, emekçilerin adeta patron sendikalarına üye olması gerçeği de gözlerden kaçmamaktadır.

İşçilerin, emekçilerin grevlere çıkmaları bir hak olarak görülmektedir. Fakat üretimi durdurmak suçtur gibi yasa dışı ve de ahlak dışı bir noktayla da karşı karşıya kalınıyor.

İnsanoğlu yaşamında o kadar ahlakdışı ve de yasadışı olaylar görülmektedir ki adeta yaşadığın ve de nefes aldığın o ülkeyi terk ettirilmeye çalışılmaktadırlar.

Bütün insanların sağlıklı bir yaşam haklarının olması yasal güvence ile koruma altına alınmış deniliyor. Lakin hastalanmak bir suç olmuştur. Öyle ki yoksul insanların arasında olup ve de hastaysanız bilin ki her zaman tedavisizlikle cezalandırılırsınız.

İnsanoğlunun yaşamında ki bir diğer durum da eğitim hakkı ile ortaya çıkan yasa dışı ve ahlak dışı noktalar.

Bilirsiniz ki eğitim hakkı tüm insanların hakkı olup, yasal güvence altına alınmış bir durumdur. Tabi yasal güvence altına alınmış bir eğitim de bilimsel, parasız ve anadilinde eğitim gibi hakların istenmesi sonucunda eğitimlerinden men edilmek ve de cezalandırılmaları yaşatmak da yasa dışı ve de ahlak dışı uygulamaların gerçekliğini de ortaya çıkarmaktadır.

İnsanoğlu yaşamındaki bir diğer ahlak dışı noktayı da şöyle açıklamak isterim:

Sömürülmeleri, ezilmeleri, her zaman ikinci cins olarak görülmeye razı oldukları sürece kadınların yaşama hakları var görülmektedir. Tabi ne zamana kadardır diye sorulduğunda şöyle diyebilirim; Ta ki kocasının, abisinin, ailesinin ya da bir başka kişi ya da kişiler tarafından öldürülmelerine kadar ki zamana kadardır.

Bilirsiniz en ahlak dışı olan noktalardan bir tanesi tecavüzdür.

Ailelerin, devletlerin ve de imamların onaylarının alındığı sürece tecavüzlerin yasal olarak suç olmadığı ahlak dışı bir nokta olarak ortaya çıktığı da gözlerden kaçmamaktadır.

Tabi burada şuna da değinmek gerekir.

Yazıların olmadığı yani yazısız bir şekilde olan yasaların ortaya çıkmasına da ahlak denilmektedir. Buradaahlak, yasaların bir değer yargısı olmasıdır. Yasallıktan yana olanın doğrusunu bir de yasal olmayanın yanlışını onaylamaktadır. Yasal olanların ahlaklı olmasıyla beraber, yasa dışı olanların ahlaksız olduğu da görülmektedir.

Ahlakın, mevcut düzenlerin sürüp gitmeleri için adeta ezenlerle birlikte ezilenlerin arasına çekilmiş olan suni bir dengedir.

Son olarak şunu belirtmek isterim;

Ahlakı ve de yasaları ezenler belirlemişken, ezilenler için de yaşamın yasa dışı ve de ahlak dışı olduğu gerçeğidir.

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

Share
425 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
UA-36507442-2