logo

reklam

İnsanlık


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

(Uyarı :Bu kısa yazı nefse hoş gelmeyecek sözler içermektedir.!)

Her birimiz; kadını ve erkeği ile, âlimi ve câhili ile, zengini ya da fakiri ile her an hataya ve günaha düşebilecek acizleriz.
Bu potansiyel her birimizde belli oranlarda mevcut iken, insanlara tepeden bakan göz olmaya özenmeyelim, o muhtemel hata ve günahlara düşmemek için çabalayalım ve dua edelim.

İşte Kainat’ın en akıllı, en ihlas sahibi, Allah’a en sevgili olanı, ve en temiz olanı Efendimiz aleyhisselâtu ve’sSelâmın bu konuda hepimizin nefsine tokat niteliğinde buyurduğunu dinleyip ders alalım, kendimize gelelim inşaAllah.

Resulullah (aleyhisselâtu ve’sSelâm) , Ümmi Seleme (r.a) anneciğimizin evinde bulunduğu bir gece yarısı uykudan kalkıp evin karanlık bir köşesinde dua ve ağlamakla ,Allah’a yalvarıp yakarmakla meşgul oldu.
Ümmi Seleme annemiz, Efendimiz’i yatağında görmeyince, kalkıp onu aramaya koyuldu.
Bir de baktı ki Resulullah (aleyhisselâtu ve’sSelâm), evin karanlık bir köşesinde durup ellerini göğe kaldırmış, ağlayarak Allah’a şöyle yalvarıp yakarıyor:

“Allah’ım! Bağışladığın nimetleri benden esirgeme. Beni, düşmanların gülüş vesilesi kılma, kıskançları bana musallat etme.
Allah’ım! Beni kurtardığın kötülük ve çirkinliklere geri çevirme.
Allah’ım! Beni hiçbir zaman ve hiçbir an kendi başıma bırakma; kendin beni her şeyden ve her afetten koru.”

Ümmi Seleme annemiz Resulullah (aleyhisselâtu ve’sSelâm)’ın bu durumunu görünce, ağlayarak kendi yerine döner.
Resulullah (s.a.v) Ümmi Seleme’nin ağlama sesini duyunca, ona doğru gidip ağlamasının sebebini sorar.
Ümmi Seleme:(r.a)

“Ya Resulullah! Senin ağlaman beni ağlattı. Sen neden ağlıyorsun? Siz Allah katında olan onca büyük makam ve yakınlığınıza ve Allah’ın geçmiş ve gelecek bütün kusurlarınızı affetmesine rağmen Allah’tan böyle korkuyor, sizi düşmanların gülüş vesilesi kılmamasını, kurtardığı kötülük ve çirkinliklere geri çevirmemesini, bir an bile kendi başınıza bırakmamasını istiyorsunuz, o halde vay bizim halimize!” der.
Resulullah (aleyhisselâtu ve’sSelâm) ona cevabında:

“Nasıl korkmayayım, nasıl ağlamayayım, nasıl kendi akıbetimden endişelenmeyeyim, nasıl kendi makam ve mevkime güveneyim! Oysa ki Allah Teala, Hz. Yunus’u (a.s) bir an kendi haline bıraktı ve onun başına, gelmemesi gereken şeyler geldi!” buyurdu.

Demem o dur ki, önümüzde çetin virajlar ve üzerimizde bu yollarda kaza yaptırabilecek çok sayıda zaaf ve acemiliğimiz mevcut iken, kendimizi evliya gibi göstermemize ya da diğer insanlara caka atmamıza lüzum var mıdır ?

Hayırlı ve huzurlu akşamlar cümleten.
Selam ve Dua İle.

Share
90 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÖYLEMELİ SÖYLENMEMELİ

    28 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sızlanma, sızıltı, yakınma, hoşnutsuzluk belirten söz veya yazıların tümüne şikayet diyoruz. Şikayet, ilgili yetkililere duyurulup takip edilirse giderilebilir. Yoksa birey şikayetini kendi kendine yapar veya dedikodusunu yaparsa bu söylenmek olur, şikayetin giderilmesine de katkısı olmaz.        Millet olarak ne hikmetse çoğumuz şikayeti sevmediğimiz gibi, yapanı da hoş karşılamayız. Bazen kınayanlarımız bile olur. Şikayetlerimizi ilgili yetkililere iletip giderilmesine çalışmak yerine, söylenmeyi tercih ederiz. Hele o gün için ucu bize d...
  • Hanımların işi kolay

    27 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hanımların işi kolay İstanbul Evliyasından Seyyid Ahmet Mekki Efendi hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde; - Ahirette Müslüman hanımların işi kolay, buyurdu. - Neden efendim? dediler. - Çünkü onların hesabı, beylerinden sorulacak ahirette. - Her hanımın mı efendim? - Hayır. Sadece beş vakit namazını kılan, orucunu tutan, kocasına itaat eden ve tesettüre riayet eden hanımların hesabını kocaları verecek. - Hikmeti ne acaba efendim? - Çünkü erkekler, hanımlarından mesuldür. Ama hanımlar, erkeğin g...
  • Muteber olan, sondur

    26 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Muteber olan, sondur Fas Evliyasından Muhammed bin Ömer hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı ahbabına; - Ölüm ne genç dinliyor, ne ihtiyar. Hepimiz, adım adım bu son noktaya yaklaşıyoruz. Muteber olan da, sondur, buyurdu. Ve izah etti: - Yani mühim olan, “imanla ölmek”tir. İnsan son nefesinde, “Allah!” diyeceği yerde, “Aman doktor, kurtar beni!” derse, imansız gidebilir mâzallah. Bir kişiyi kurtarmak Sohbetin devamında; - Bir kişiyi Cehennemden kurtarmak, Peygamberlik görevi yapmaktır, buyurdu. Ama “Allah için” yapmalıdır ...
  • Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur

    25 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Genelde Kıbrıs’ın yakın tarihi, özellikle de 1950-1974 arası beni çok ilgilendiriyor. Kıbrıslı Rumların sapıttığı ve asırlardır adada yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türklere rağmen, Türkiye’yi de yokmuş gibi farz ederek adayı Yunanistan’a bağlamak için yaptıkları çılgınlıklarla doludur bu çeyrek asırlık dönem.  Bunların içinde en dikkatimi çeken Polikarpos Yorgacis’dir. 38 yıllık kısacık hayatı, 15 Mart 1970 tarihinde Yunanistan’dan gelen suikast timinin kendisini Haspolat ovalarında infaz etmesi ile sonra ermişti.  Sağlam bir EOKA’cıydı Yor...
UA-36507442-2