logo

reklam

İnsanlığın Ahlakı Olan (Doğruluk)


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

İnsanlığın Ahlakı Olan (Doğruluk)

 

İnsanlığın ahlakı olan doğruluk, yeryüzünün en güzel dinlerinden olan İslam dinimizin getirdiği olduğu ölçüler noktasında, insanların günahlarıyla beraber kirlenmiş olan gönüllerini tertemiz hale getirmekle beraber, dünya’nın içerisine dalmış olan ruhunu uhrevi olan hayata döndürür. Dünya’yı ahiret hayatına, ahiret’i de dünya hayatına tercih etmeden her ikisini de Cenabı Allah’ın razı olacağı yaşantıya çevirmektedir. Bu sebeple de bizlere sunulmuş olan bu ilkeleri benimsemeli ve hayat düsturu haline getirmeliyiz. Bu düsturların da başında gelen doğruluktur.

 

Yalancılığın, yalan konuşmaların tüm zıtlıkları doğrulukta yatmaktadır. Doğruluğun zıddı yalancılıktır. Doğruluk, doğru olmak, doğru konuşmak yalancılıktan yıkanmış ve de arınmış olmak demektir. Doğruluk, hayır işlemektir. Doğruluk, insanlığı iyiliğe sevk eder. Tam tersi olan yalancılıksa insanlığı kötülüklerin içine sevk eder.

 

Yeryüzünün son Peygamberi olan Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır.

 

“Şüphesiz ki sözde ve iş’te doğruluk hayra, üstün iyiliğe ve de üstün kişiliğe yöneltir. Bununla beraber iyilik de insanlığı cennete iletir. İnsan doğru söyleye söyleye Cenabı Allah katında sıddik (doğrucu) olarak kaydedilir. Yalancılıksa, insanı yoldan çıkmaya sürükler. Yoldan çıkmaksa cehenneme götürür. İnsan yalancılığı kendisine meslek edinince Allah (c.c) katında çok yalancı diye yazılır.”

 

Doğruluk her ne kadar önemliyse doğru insanlarla beraber olmakta bilhassa o kadar önemlidir. Yeryüzündeki yaşam yalnız başına yaşanılacak tarzda yaratılmamıştır. Yeryüzündeki birliktelik aksine kaçınılmazdır. Yeryüzündeki bu birlikteliklerin en güzel şekilde devam etmesinin de en doğru yolu doğruluktan geçmektedir. Doğruluk, insana cenneti kazandırdığı gibi, tüm güzel kazançların da sebebidir.

 

Doğrulukla ilgili Cenabı Allah (c.c) Kutsal Kitabımız olan Kur’an-ı Kerimde şöyle emretmektedir.

 

“Ey iman edenler! Yüce Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.”

 

“Ey iman edenler! Cenabı Allah’a karşı saygılı olun ve özü de sözü doğru olanlarla beraber bulunun.”

 

Doğruluğu kendisi için hayat haline getirmiş olan insanlar için kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerimde şöyle müjdeler bildirilmektedir.

 

“Şüphesiz ki, Cenabı Allah bizlerin Rabbi’dir. Rabbimiz yüce Allah’tır deyip, sonrasında dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, sizlere vad olunan cennetle sevinin! derler.”

 

İnsanlığın ahlakı olan doğruluk, hayatın en temel ilkesidir. Dünya hayatının ve öldükten sonraki ahiret hayatının güzel bir şekilde geçirilmesine vesiledir. Doğruluktan yana olmayan insanların, doğruluk yolunda yol almayan insanların sonu her daim hüsranlıktır.

 

Doğruluk, güvenilir olmak ve de emin olmak demektir. Doğru olan insana güvenilir. Lakin yalancının güvenilirliği yoktur. Ayrıca yalancıdan asla emin olunmaz.

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) hadisi şeriflerinde Müslüman’ı şöyle tarif etmektedir.

 

“Müslüman bir kimse, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”

 

Doğruluğu öğrenmek isteyenler için Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) en büyük örnektir. Ki, Efendimizden daha güzel bir örnekte yoktur. O’nun hayatının hiçbir noktasında yalanlara rastlanılmamıştır. Öyle ya sadece ona inanan Müslümanlar değil, ona inanmayan gayrimüslimler bile onun doğruluğunu en iyi şekilde tasdik etmiş olup kendisine Muhammedü’l Emin demişlerdir. Bu nedenle İnsanlar Efendimizin yolunda gittiği sürece doğruluktan asla ayrılmayacaklardır. Doğruluk, cenneti kazandıran en güzel şeydir.

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır.

 

“Her kim ki yalan konuşmayı ve yalan ile dolanla iş yapmayı terk etmezse, Cenabı Allah o kimselerin yemelerini de, içmelerini de bırakmalarına hiçbir zaman kıymet vermez.”

 

Unutulmamalıdır!

 

Ahlaki olan ilkelerin tamamı yapılan ibadetlerin tamamlayıcıdır. İmanın kemale ermesine vesile olmasıdır. Ahlaken de olgunluğa erişmenin yoluysa İslam dininin koymuş olduğu ilkelere uymaktır. Bu sebeple ibadetlerimizi korumak, imanımızı ahlaken kemale erdirmek için ahlakımızı her daim doğrulukla beraber güzelleştirmemiz gerekir.

 

Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyuruyor.

 

“Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak. Zira gönül, (sözde ve de işte) doğruluktan huzur, yalandan da kuşku duyar.”

 

Yücelerin en yücesi olan Cenabı Allah; sözü ve özü her daim doğru olanlardan eylesin. Yalana, dolana ve de yanlışa saptırtmasın. İşlediğimiz tüm hatalarımızın, yanlışlarımızın, kusurlarımızın bağışlanmasıyla dileğiyle,

 

Doğruluktan ayrılmadığınız güzel günler diliyorum.

 

Vesselam…

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
290 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2