logo

İnsanların Çoğu…


facebooktwittergoogle plus
Elif NİSA
elif.alaca@hotmail.com

Toplumda, çoğunluğun yaşam şeklinin, uydukları ve uyguladıkları kuralların doğru olduğu gibi bir inanış hâkim. Adetâ bir ‘din’dir bu yaşanan. Bu ‘din’in mensuplarının, toplumun çoğunluğunu oluşturuyor olması, diğer insanları da yanlış yönlendirir. Oysa Kur’an “…Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (Hud Suresi, 17) ayetiyle, çoğunluğun yanlış yolda olduğunu haber verir bize.

Kur’an ayetlerine bakarsak; insanların çoğu kâfirdir. (Nahl 83), çoğu fasıktır (Maide 49), çoğu müşriktir (Rum 42), çoğu inkârcıdır (İsra 89), çoğu gâfildir (Yunus 92), çoğu şükretmez (Bakara 243), çoğu zanna uyar (Yunus 36), çoğu nankördür (Furkan 50), çoğu yalancıdır (Şuara 223), çoğu iman etmez (Bakara 100), çoğu Allah’a ortak koşar (Yusuf 106), çoğu haktan hoşlanmaz (Zuhruf 78), çoğu Kur’andan yüz çevirir (Fussilet 4), çoğu akletmez (Maide 103), çoğu ölüleri Allah’ın dirilteceğini bilmez (Nahl 38), çoğu Kıyametin geleceğine inanmaz (Mümin 59), çoğu Allah’ın mucize yaratabileceğini bilmez (Enam 37), çoğu Rızkı Allah’ın verdiğini bilmez (Sebe 36), yine insanların çoğu doğru olan dinin Müslümanlık olduğunu bilmez. (Rum 30)…

 Allah insanlara, haksız çoğunluğun hevalarının koyduğu kurallara uymamalarını ve Kur’an ahlâkını uygulamalarını buyurur. Ancak birçok insan, vicdanının sesine değil, onaylamıyor da olsa çoğunluğun yaşam tarzına ayak uydurmanın zorunlu olduğunu düşünür. Onlara göre, toplumun her bireyi bu kurallarla yaşamak zorundadır.

Kur’an ahlâkını gerçek anlamda kavramamış olan kişilere göre; Allah’ın buyrukları dışında da insanların uyması gereken bazı kurallar vardır. İnsan sosyal bir birey olduğuna göre bu kurallara uymak zorundadır. Toplum bireylerinin hoşnutluğu önemlidir ve “insanlar ne der, ne düşünürler, benim hakkımda şöyle düşünmesinler, böyle konuşmasınlar” gibi düşünceler endişe sebebidir.

Kur’an’da cahiliye olarak tanımlanan bu toplumun bireyleri eğitimli, kariyer sahibi kişiler dahi olsalar, Allah’ın kudretini ve büyüklüğünü tanıyabilecek akıl ve vicdana sahip değildirler. İnsanların çoğunun bu cahil yapıda olması ve diğerlerinin de bu çoğunluğun davranışlarını kıstas almaları, tüm toplumun cehalet batağında yaşamasına neden olur. ‘‘Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan şaşırtıp saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak ‘zan ve tahminle’ yalan söylerler.’’ (En’am Suresi, 116) ayetiyle bildirildiği gibi bu kişiler, zan ve tahminle hareket ederler ve insanları Allah’ın yolundan saptırarak kendi sapkın yollarına çekerler.

Farklı yollara sapan kimseler, kendileri gibi acz içindeki insanlara tabi olur, onların görüşlerini kesin doğru olarak kabullenirler. Vicdanlarını kullanmadıkları için, zamanla işitmeyen ve görmeyen kişiler haline gelirler. Ayetteki ifadesiyle bu kişiler, Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.” (Bakara Suresi, 18)

“İyilik çoktur, yapan azdır” buyuruyor Peygamber(asm). Kur’an ahlâkını samimi olarak yaşamaya çalışan insanlar için gerçek kıstas kendi vicdanlarıdır. Vicdanı kabul etmediği halde, insanlar tarafından kınanmaktan korkarak,  çoğunluğun mantığını kabullenmek büyük yanılgıdır. Vicdan, insanı doğruya yönlendiren sestir. Kişinin toplum tarafından kınanmaktan korkması ve vicdanının işaret ettiği doğrulardan kaçınması son derece akıl dışı bir davranıştır.

Kalben Allah’a yakın olmak isteyen insan,  vicdanını tam kapasite kullanır; aksi ise şeytanın ve sözcüsü olan nefsin fücurunu gözetmektir. Vicdanının önüne “çoğunluk böyle yaptığına göre doğru olan budur” mantığıyla set çeken kişi yanılgıdadır. İnsanların hoşnutluğunu önemsemesi ve toplumda kınanmaktan çekinmesi nedeniyle, insanın Kur’an ahlâkını yaşaması zorlaşır.

Kur’an, insanların büyük çoğunluğunun ‘alçaltılmış’ kılındığını, samimi iman sahiplerinin ise ‘üstün’ olduğu gerçeğini vurgular. Kur’an’ın ışığında yaşamayı seçen insan,  çoğunluğun yaşadığı sıkıntı ve karanlıktan kurtulur; Allah’ın dilemesiyle aydınlığa ve güzelliklere ulaşır.

İnsanların çoğunun -iman etmiyor olsa da- vicdanî olarak İslam’ın doğruluğuna kanaati gelir. Ancak iman etmek farklıdır, insanı farklı kılar. Mümin hayatını İslam’a, Kur’an’a, Allah’a adar. Hayatın sosyal yönlerini arka plâna iter.

Allah’ı hakkıyla sevmek çok önemli iken çoğunluğun bunu yapamaması çok büyük haksızlıktır, vicdansızlıktır. Gerçekten insan “zalim ve cahil”dir.

Allah’ın rızası dışında bir yaşam tarzını benimseyen çoğunluğa uyma mantığı insana kazanç değil, büyük zarar getirir. Din ahlâkından uzak yaşayan kişiler, çıkar kavgalarının ve düşmanlıkların yaşandığı dejenere bir toplum oluştururlar. Yaşadıkları huzursuzluk ise, ahirette onları bekleyen azabın başlangıcıdır.

İşte onlar, buna (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkar ederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (Hud Suresi, 17)

 

 

 

 

Etiketler: » » » » »
Share
488 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

İnsanların Çoğu…” için 1 yorum

  1. cemal yahya : diyor ki:

    teşhiler çok doğru tebrik ederim

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
  • Kötü Yöneticiler ve Zalimlikleri

    20 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Japon atasözünde şöyle güzel bir söz vardır; “Bin asker toplamak kolay olsa da onlara bir general bulmak çok zordur” der. Bir şirketin binlerce çalışanları olsa dahi iyi bir müdürün, iyi bir liderin, iyi bir üstün yoksa hem artan rekabet ortamlarında, hem çalışma durumlarında her daim başarısızlıklara ve adaletsizliklere imza atar dururlar.  Öyle ki her daim çalışan insanların hakları üstleri tarafından yenilmiş olup, üstleri tarafından her daim tehditler görecek ve çeşitli tehditlere maruz kalacaklardır. Her daim köleleştirme sistem...
  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
UA-36507442-2