logo

reklam
28 Şubat 2016

İnsanın İhtiyacı ‘Yığmak’ Değil ‘Vermek’


facebooktwittergoogle plus
Elif NİSA
elif.alaca@hotmail.com

… Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalanı.” Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz. (Bakara Suresi, 219)

Kur’an’a göre infak ibadetindeki ölçü, ‘ihtiyaçtan arta kalan’dır. Ve bu, cahiliye toplumundaki yerleşik uygulamadan tamamen farklıdır. Çoğu insan Neml Suresi’nde haber verildiği gibi azıcık verir ve gerisini kaya gibi sımsıkı elinde tutar.

İhtiyacından fazlasını infak etmeyerek, elinde tutan kimse, Allah’ın kesin bir hükmünü yerine getirmeyerek, ahireti açısından sorumluluk altına girer. Çünkü Allah’ın kendisini denemek için verdiği ve infak etmesini bildirdiği malı, cimrilik yaparak kendisine saklamaktadır.

Bir insan kazancının çok büyük bir kısmını infak etmiş olabilir. Fakat ihtiyacından fazlasını kendisine ayırıyor ya da ilerisi için saklamakta bir sakınca görmüyorsa, Kur’an ayetlerinde tarif edilen zorlu bir duruma düşmesi muhtemeldir. Cimrilik yapmak, malı yığıp biriktirmek, kişinin gelecek korkusu ve dünyayı ahiretten ön planda tutması sebebiyledir.

İnsandaki geleceğe dair endişelerin, korkuların nedeni,  Allah’a karşı duyulan güvendeki eksiklik, tevekkülsüzlüktür. Tevekkül, gerçekten de iman eden ve iman etmeyen insan arasındaki en büyük farklardan biridir. Müminin tevekkülle kavradığı sır,  her maddenin, her canlının, her varlığın Allah’ın kontrolü altında olduğu ve O’nun izni ve bilgisi dışında hiçbir şeyin gerçekleşemediği sırrıdır.

Tevekkül, sebeplere bağlı olup sonucu Allah’a bırakmaktır. Sebeplere bağlı olmak gerekir çünkü onları da Allah yaratır. Tevekkülsüzlük ise imanî zayıflıktan kaynaklanan önemli bir sorundur.

Dünya üzerindeki hiçbir canlı –insan hariç- biriktirmez. İhtiyacı ne kadarsa o kadarını alıp kullanır. Örneğin kuş, yalnızca yaşayabileceği kadar yer işgal eder, sadece doyacağı kadar yiyecek bulup yer. Diğer hayvanlar da genelde böyle; karınları acıkınca rızıklarını aramaya çıkarlar.

Ağaçlar oldukları yerde hiç kıpırdamadıkları halde, Rabbimiz onları mükemmel besleyip büyütür,  ihtiyacı olan topraktaki minerallere kadar rızıklarını verir. Kurt ise örneğin, hırsından dolayı, uzun süre aç kalabilir, yiyecek bir şey bulamayabilir. Doğaldır ki, ne hayvanın ne bitkinin insan anlamında bir aklı yoktur. Ancak, Allah onlarda bu şekilde tecelli ederek, tevekkülün önemini insanlara gösterir.

Bütün olayları meydana getiren Rabbimizdir. Allah’ın yaratmış olduğu her olayda müminler için bir hayır vardır. Küçük ya da büyük bütün olaylar, kesinlikle dinin çıkarlarına ve müminlerin ahiretine yarar sağlayacak şekilde yaratılır ve her şey bu plan dahilinde işler.

İnsanların büyük çoğunluğunun bu gerçeklerden uzak yaşıyor olması, onlar için basit amaçlar üzerine kurulmuş, basit bir ‘dünya’ oluşturur. Dünya nimetlerinden herkesten daha fazla yararlanabilmek için delice bir hırs ve yarış içinde, boş emeller peşinde koşuşturup durur insan. Bu anlamsız koşuşturmalar sürerken, zaman da akıp gider. Önce hastalıklar ve yaşlılık, ardından da insan yaşamının en kesin gerçeği olan ölüm gelip çatar. Ölümle birlikte geçiş yaptığı sonsuz ahiret hayatında ise insan, dünyadayken değer verdiği hiçbir kavramın artık bir anlamı olmadığını, yalnızca Allah rızası için yapılan salih amellerin iyi karşılık göreceğini kavrar.

… “Davranış (ameller) bakımından en çok hüsrana uğrayacak olanları size haber vereyim mi?” “Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar.” İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkar edenlerdir. Artık onların yapıp-ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız. (Kehf Suresi, 103-105)

 “Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar. Kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.” (Tevbe Suresi, 58) buyrulur Kur’an’da. Kendisine ihsanda bulunulduğunda hoşlanmak, verilmediği ve çıkar elde edemediği zaman gazablanmak bir münafık özelliğidir.

 “Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz; buna rağmen bazılarınız cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse, artık o, ancak kendi nefsine cimrilik eder. Allah ise, Ğaniy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır; fakir olan sizlersiniz” (Muhammed Suresi, 38) ayetinden anlıyoruz ki, “zenginim” diyen yalan söylemiştir; insan fakirdir.

İhtiyacı ayırırken de artakalanı verirken de vicdan devreye girer. Ancak insanın asıl ihtiyacı olan yığmak değil vermektir.

 “Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.” (Tegabun, 14)

Etiketler: » » »
Share
427 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh )

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    BÜYÜKLERİN AYAK İZİNDEN SAHABE HAYATLARI HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh ) Eshâb-ı kiramdan, ismi Sevban, künyesi Ebû Abdullah idi. Yemenli Hakemi bin Sa’d bin Himyer’in kölesiydi. Peygamber efendimiz satın alıp, âzad etmiştir. Doğum yeri Yemen olarak bilinmekte ise de, doğum târihi ve vefâtında kaç yaşında olduğu bilinmemektedir. Resûl-i Ekrem ( aleyhisselâm ) kendisini âzad ettiği vakit, “Seni âzad ettim, amma yine gönlümüz beraberdir. Sen bizim ehli beytimizden sayılıyorsun.” buyurmuştu. O da Peygamber efendimizin hizmetinden hiç ayrılm...
  • İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir   Yeryüzünün en son Peygamberi ve tüm insanlığın Peygamberi olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyurmuştur;   “Kişi sevdiğiyle beraber haşrolacaktır.”   Evet!   İnsanoğlunun yaratıldığı dünyada sevenleri ve sevdikleriyle beraber olduğu gibi, sonsuz olan ahiret hayatında da sevdikleriyle birlikte olması yücelerin en yücesi olan Cenabı Allah’ın hususi bir lütfudur. Ki bizler de beşer olarak da bunu istememiz gerekir. Neden mi? Çünkü var olan dünya hayatında bir de sonsuzluğu yaşa...
  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
UA-36507442-2