logo

İngilizler ve Batılı Ülkelerin Müslümanlar Üzerinde Strateji Oyunları


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Yaşadığımız evrende onca baskılara, onca zulme rağmen sindirmeye, canlılığını her daim en iyi şekilde korumayı başaran, en güzel şekilde yaşamını sürdüren, bütün insanlığa özellikle zulüm görenlere en güzel, en iyi umut olan ve de en parlak ışığıyla ufuk verebilecek olan din İslam dinidir. Bunun gerçekliğini, güzelliğini, doğruluğunu, nurunu ve de ışığını gören şeytan İngilizlerle beraber diğer batılı ülkeler bu yüzdendir ki, yüzyıllardır İslam’la birlikte Müslümanlarla uğraşmayı ve de onları bitirmeyi seçtiler.

 

İngilizler geçmiş zamanlarda Müslümanları bitirip yok etmek ve onları çökertmek için içten içe örgütler ortaya çıkararak Müslümanların içine sızmışlardır. İngilizlerin derinliklerinde gücü kendi ellerinde bulunduran şeytani kesimler Müslümanları kötüleyerek, kötü göstererek Müslümanları bitirmek için El Kaide, İŞİD ve daha birçok terör örgütlerini ortaya çıkararak “Müslümanların terörist olduğunu, Müslümanların teröristten farksız olduğunu, Müslümanların teröristlerle aynı olduğunu göstererek, bütün Müslümanları birden yok edelim” mantığı ile hareket etme stratejilerini geliştirdiler.

 

Geçmişte olduğu gibi şimdi yeniden “Müslüman eşittir terörist algısı” üzerinde İslam’ı İslam’la bitirerek Müslümanları birbirlerine kırdırtmaya çalışarak tüm dünyaya kötü tanıtmak istiyor ve de bunun üzerinde ciddi anlamda çalışıyorlar. Bu da en tehlikeli oyunlarından bir tanesidir. Bütün “Müslümanların” bunun farkında olmaları ve de ona göre adımları sağlam atmaları gerektiğini bilmeleri gerekir.

 

Teröristin, terörist, Siyonist ve Yahudi grupların dini, imanı olmadığı gibi, Müslümanların dini olan İslam’ı da çökertmek ve de bitirmek istiyorlar. Terör eylemini yapan, terörist grupların içinde olan kişiler zaten hiçbir şekilde Müslüman diyemez ve de Müslüman olamaz. Müslümanların kutsal kitabı olan Kuran’ı Kerim’e göre yalnızca bir insanı bile haksız yere öldüren kişi bütün dünyayı öldürmüş gibi olur. Bu sebeple kendi üzerlerinde bomba bulundurup bombaları patlatan ve yüzlerce canlının ölümüne sebep olanlar bir Müslüman değil adeta bir canidir. Dini imanı olmayan bir teröristtir. Yaptığı bu terörist eylemin karşılığı kutsal kitabımız olan Kuran’ı Kerim’e göre çok ama çok büyük bir günahtır ki (Maide Suresi 32’de) şöyle yazılmaktadır:

 

Kim ki bir nefsi yahut bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki yeryüzündeki tüm insanları öldürmüş gibi olur. Kim de o kişi ya da kişileri (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun! Elçilerimiz o varlıklara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. 

 

İngilizler, hakim millet sıfatıyla her daim cesur olan, her daim imanı güçlü olan, İslam dinine sahip çıkan, maddiyatı en kuvvetli olan Müslümanları elde etmek ve de onları parçalamak için her yolu denemek için yüzyıllardan beridir çeşitli senaryolar yazmakta ve de çeşitli planlar yapmaktalar. Bu planları ve de oyunları içerisinde bir yandan El Kaide, bir yandan İŞİD ve bir yandan da diğer örgütleri kurup, o grupların da Müslümanlardan olduğunu ve de Müslümanların ne kadar kötü olduğunu tüm dünyaya göstermek istiyorlar ki bununla beraber Müslüman’ı Müslüman’a vurdurtarak İslam’ı ortadan kaldırmak istiyorlar.

 

İngilizler yeryüzündeki tüm Müslümanları ortadan kaldırmak için şuan elinde bulundurdukları İŞİD terör örgütü ve diğer örgütleri özellikle doğuda ve de Ortadoğu’nun birçok yerinde kullanıyor. Bununla beraber her daim kullanmak istediği ve de kullanacağı da görülmektedir. Tek amaçları o şeytani örgütlerle beraber Müslümanları vurup İslam’ı yok etmektir. Türkiye’nin Güneydoğusunda ve Ortadoğu’nun özellikle de Müslümanların yaşamlarını sürdürdükleri birçok yerde İngilizlerin desteğiyle durmadan silahlı örgütler ortaya çıkmaktadır. Ki bu örgütleri de durmadan silahla besleyen ve de onlara destek olanlar İngilizlerdir.

 

İngilizler her seferinde Müslümanların terörist olduğunu, onları katletmeleri gerektiğini, hepsinin öldürülmesi ve de İslam’ı yeryüzünden silmeleri gerektiği stratejilerini savunur dururlar. 

 

Allah’ın, kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim’in ve de Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) düşmanları olan dinsizler İslam’a ve de Müslümanlara var olan şeytani güçleriyle her gün kötülemek ve de yıpratmak için çalışıyorlar.

 

Yurt dışından ülkemize gelen İngiliz ve de ABD ajanlarının özellikle de Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve de diğer bölgelere gelip İngilizler tarafından ortaya çıkarılan örgütlerin içine sızmaları da sıradan bir proje olmadığının göstergesidir. İngilizlerin Türkiye’ye ve diğer Müslümanların yaşadığı topraklara sızmaları, buralara gelip çalışmalar yapmaları hayra alamet değildir. Müslümanların yaşadığı topraklara gizliden gizliye sızarak kendilerine göre belirli faaliyetler içerisine girmeleri, İslam’a karşı İslam’ı ve de Müslümanlara karşı Müslümanları birbirleriyle çatıştırarak birbirlerini bitirmek için yapılan gizli projeleridir.

 

Öyle ya İngilizlerde bu yapılanlarının fark edilmediği kanaatindeler. Müslüman aleminin çoğu kendilerinin her daim inim inim inletmek isteyen, sürekli olarak ezmeye çalışan, paramparça ve de mahvetmek isteyen sistemin perde arkasındaki asıl unsurun şeytani gücü olan İngilizlerin pisliği olduğunu bilmemekte. Öyle ya göz göre yapılan o kadar şeytani oyunları da hayret edilecek şekilde bilmiyorlar. Hiçbir şekilde alakası olmayan noktalara yöneliyorlar. Bu sebepledir ki, İngilizlerin bu şeytani oyunlarına karşı bütün Müslümanları, tüm İslam alemini uyarmak gerekir.

 

Başta İngilizler olmak üzere birçok batı ülkesi yüzyıllardır Müslümanları yok etmeye ve Müslümansız bir Ortadoğu ve de Müslümansız bir dünya inşa etmeye çalışıyorlar. Bizler Türkler, Kürtler, Araplar yani tüm Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik için de bu Siyonistlere ve de İngilizlere karşı bir olursak onların yazdığı, çizdiği ve de oynadıkları oyunları en güzel şekilde bozacak bir başarı elde etmiş oluruz.

 

Unutmayalım ki, bizler bir olmadığımız zaman ve birlikte adım atmadığımız süre içerisinde ne Müslümanlığı ne de İslam’ı hiçbir şekilde ayakta tutamayız. Böylelikle İngilizlerin kölesi durumuna düşş, Müslümanlığın sonunu gösteren film şeridini izletir dururlar bizlere. (Allah Korusun!)

 

Milletin ve İslam dininin namus ve de haysiyeti ile hayat hakkı için bütün Müslümanlar bir olarak bu dinsizlere, bu Siyonistlere karşı hep beraber biz olarak, diri olarak sonuna kadar mücadele edilmesi gerekir.

 

Özetlememiz gerekirse, İngiliz ve batı ülkelerin tek hedefi, dinin temeli olan iman esaslarını bildiren kalem ve fıkhı yok etmekle beraber, İslam diniyle beraber Müslümanları ve İslamiyet’in emir ve yasakları olmayan kendilerine göre çizilmiş yazılmış sistemleri getirerek İslam’ı ve de Müslümanlığı sonsuza kadar yok etmek.

 

İslam dinini her daim yükseklere çıkaracak, Müslümanlığını hiçbir zaman Siyonistlerin kölesi haline getirmeyecek Müslümanlardan olmanız dileğiyle…

 

Rabbim, İslam dinini ve tüm Müslüman coğrafyalarını ve de topluluklarını bu kafirlerden korusun inşallah.

 

Amin!

 

Vesselam…

 

İnstagram: https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

 

Facebook:  https://www.facebook.com/YazarMehmetKizilkaya/

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

Share
2345 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2