logo

reklam

İMAM..


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Bir imam efendi varmış namazını tadil-i erkana uyarak kılmaya çok dikkat edermiş cemati hayranmış imam efendiye. Birgün öğle namazı kıldırırken cemaate imam efendi tam öğlenin sünnetinde sağına selam verirken yaşlı ak sakallı bir ihtiyar görür sola selam verir hemen sağına döner bakar ihtiyar yok… Farza geçer hemen. Farz namazda da aynısı olur. İmam efendi şaşkındır son sünnete durur tam sağa selam verecek ihtiyar yine orda. Sola selam vermeden sorar ‘Amca sen kimsin necisin hep namazda sağa selam verirken varsın sola selam verip geri baktığımda yoksun? ”der. İhtiyar adam ”Eğer beni merak ediyorsan; Pesine cematini de al bir karanlık sokak var orayı geç. Ordan korkunç mu korkunç bir sokak var orayı da geç. Ondan sonra yeşil bir kapı çıkacak önüne. O kapının üzerinde ”LAİLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULALLAH” yazıyor. O kapıdan gir beni orada bulacaksın, kim olduğumu ancak ozaman söylerim”demiş… İmam efendi hemen cemaate dönüp ”benim başımdan böyle böyle bir iş geçti hadi benle geliyomusunuz ”der…cemaat çok sevdikleri imamlarını yanlız bırakmazlar…önce karanlık sokaktan geçerler.. Korkunç sokağa gelince imam efendi arkasına bir bakar ki cemaatten kimse kalmamış sokak o kadar korkunçmuş ki hepsi kaçmışlar. İmam efendi o sokaktan geçmiş yeşil kapıyı görmüş kapı ki güzelliği gözlerini kamaştırmış üzerinde”LA İLAHE İLLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULALLAH” yazıyomuş. Hemen içeri girmiş içerisi okadar güzelmişki İmam efendi büyülenmiş ihtiyar adam orada bir koltukta imamı bekliyormuş…İmam efendi hemen sormuş”’ dediklerini yaptım dediğin sokaklardan geçtim fakat cemaatim korkunç sokağa gelince beni bırakıp kaçtılar şimdi de bana sen kimsin” der. Yaşlı adam gülümseyerek İmam efendiye ” Ben Azrail(a.s)im ve sen öğlenin daha sünnetinde sağa ilk selam verdiğinde beni gördün ya işte ozaman tereğayından kıl çeker gibi ruhunu bedeninden aldım. Ama sen bunu anlayamadın bile…Karanlık sokak varya orası senin tabutun cemaat seni omuzlayıp getirdi sonra o korkunç sokağa yani kabrine koydular imanın o kadar kuvvetliki hakkıyla kıldığın namazlar yaptığın görevin oradan hiç korkmadan geçirdi veeeee burasıda CENNET-İ ALA dilediğingibi yaşa ”demiş…

Share
276 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hayatın ve Evrenin Kökeni Konferansı-II

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı bir konferansa katılmış, değerli konuşmacıların bilimin ışığında verdikleri yaratılışın açık delillerini sizlerle paylaşmıştım. 21 Mayıs’ta ise Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerler Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı’nın birlikte düzenlediği Hayatın ve Evrenin Kökeni konulu Uluslararası Konferans dizisinin ikincisine katılmak nasip oldu. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yürüttüğü vakıfların tertiplediği bu ikinci konf...
  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
UA-36507442-2