logo

reklam

İçimizdeki Abdullah Cevdetler!


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

Son yıllarda milli şuura sahip olmayan, benliğinden ve özünden uzaklaşmış, milli meselelerde bile milli bir duruş ortaya koyamayan yığınları görmek üzücü ve bir o kadarda düşündürücüdür!

Sözde Ermeni Soykırım meselesi gündeme getirildiğinde,  “Ermeni soykırımı yapıldı” diyerek ülkesini ve tarihini kirletme yarışına girenlerden…

Bayır Bucak Türkmenlerine, MİT Tırlarıyla silah gönderen ülkesine operasyon çeken ihanet çetesi ve yanında yer alanlara …

Türkmenlere gönderilen MİT Konvoyunu durduran hainlerin servis ettiği görüntü ve bilgileri yayınlayanlardan…

Ülkesini Batı’ya Jurnalleyen gazeteci, siyasetçi ve sanatçılara…

İsrail, ABD ve Küresel güçlere hizmet eden sözde aydınlardan…

Ülkeye ve Milletimize yönelik tertiplenen her operasyon ve terör eyleminde, tertipleyenleri değil de ülkesini sorumlu tutanlara…

Suriye’nin Bayır Bucak bölgesinde, Türkiye sınırı yakınında bir savaş uçağı, Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle angajman kuralları çerçevesinde vurularak düşürülmesini bir milli mesele olarak görmeyen, Rusya’nın yanında olup ülkesini suçlayanlara kadar hepsi apaçık bir gaflet, dalalet hatta ihanet içindedirler!

Burada bahsettiğim veya konu edemediğim, milli bir duruş sergilememiz gereken birçok olayda ülkesinin yanında değil de dış mihrakların ve yabancı ülkelerin yanında olduğunu açık açık yazan, söyleyen insanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

Gerek MİT Tırları ihanetinde, gerekse son yaşadığımız krizde toplumun her kesiminden Türkiye’yi eleştiren, Rusya’yı haklı çıkarmak için gayret gösterenlerin ülkeyi ne denli zor duruma düşürdüklerini, nasıl bir ihanet içinde olduklarını üzüntüyle izliyoruz!

Türkiye, Rus uçağını düşürüyor. HDP/PKK-Beyaz Türkler-Paralel İhanet çetesi, sanatçı ve birçok siyasetçiden Türkiye’ye eleştiri, Rusya’ya destek geliyor! Ülkesini sevmesi, milli ve manevi değerlere düşkün olması beklenen binlerce Türkiye Cumhuriyeti genci,‘Twitter’ ve vb. paylaşım sitelerinde Türkiye aleyhine paylaşımlarda bulunuyor. Kendi ülkesini yerden yere vururken Rusya’ya destek içeren ifadelerde bulunuyor.

Dış mihrakların maşası haline gelmiş. Yaşadığı topraklara ve onun değerlerinden uzak, topraklarının kıymetini bilmeyen, yabancılaşmış, başka güçlerin çıkarlarının taşeronu, piyonu, oyuncağı olmuş bunca insanımız ne zaman türemiş? Tam da bu soruyu kendime sorarken birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz Milli Mücadele dönemi gözümün önüne geldi! O dönemde de ülkesine yabancı, Batı sevdalısı ve ülkesinden ziyade hayranlık duyduğu ülkelerin hizmetinde olan bir gazeteciyi hatırladım. Kendisi o dönem materyalist felsefenin ve batıcılık akımının önde gelen ismi, Avrupalılaşmaktan ateizme kadar toplumun değerlerine muhalif görüşleriyle ve ülkesine ihanet etmesiyle simge olmuş bir isimdi!

Bahse konu kişi; Azılı bir Abdülhamid düşmanı, İngiliz Muhibler Cemiyeti kurucusu, İctihad Mecmuası’nın sahibi…Millî Mücadele’ye katılmadığı gibi, İngilizlere ajanlık yaptığı ileri sürülen, “Târih-i İslâmiyet” adlı kitabı ile İslâm karşıtlığında zirve yapan; “Türk ırkının ıslahı için Avrupa’dan damızlık erkek getirilsin” diyebilecek kadar ileri giden, Çanakkale zaferinin ardında, işgal kuvvetlerini kastederek: “medeniyet kapımıza kadar geldi, biz geri teptik” diyecek kadar aidiyetini kaybetmiş olan dönemin ‘önemli’ gazetecilerinden biri olarak kabul edilen Abdullah Cevdet’ten başkası değildi.

Abdullah Cevdetlerin çoğaldığı ülkemizde geleceğimizden endişe etmeliyiz! Endişe etmeliyiz ve hangi etnik köken ve inanç aidiyetine sahip olursa olsun, yaşadığı topraklara ve onun değerlerine sahip, topraklarının kıymetini bilen, kendi halkına ve değerlerine yabancılaşmamış, onun geleceği için fedakârlık yapabilen ve bireysel çıkarlarını ülke ve millet çıkarlarının önüne koymadan ülke ve millet çıkarlarıyla buluşabilme bilincini, becerisini ve duyarlılığını gösterebilen, entrika ve oyunlara gelmeyen, başka güçlerin çıkarlarının taşeronu, piyonu, oyuncağı olmayan… ülkesini her türlü vesayetten uzak tutan, oynanan oyunların farkına varan; hiçbir güç karşısında eğilmeden, başı dik onurlu durabilen… tüm mazlumların yanında olan, küresel dünyanın ikiyüzlülüğüne, çifte standardına hayır diye haykırabilen yerli ve milli bireyler yetiştirmek için çaba sarf etmeliyiz.

Allah, memleketimizi içimizde bunca Abdullah Cevdetlerin bulunduğu bir dönemde savaştan muhafaza etsin.

Mehmet Zengin

30/11/2015

Share
1715 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

İçimizdeki Abdullah Cevdetler!” için 4 Yorum

  1. ismail : diyor ki:

    Türkiye bunca haine rağmen yükselişini sürdürecektir. Tıpkı Kurtuluş Savaşı döneminde örnek olarak verdiğiniz Abdullah Cevdet ve benzeri satılmışlara rağmen Kurtuluş Savaşı’nda zafere ulaştığımız gibi….

  2. Ayhan YAĞIZ : diyor ki:

    Dostum yazını Çoook beğendim tebrik ederim
    Gündeme parmak basmışsın

  3. Serhat : diyor ki:

    Tespitlerimize katılıyorum… Eğitim sistemimiz sorgulanmalı.

  4. Fatma : diyor ki:

    Rus turist gelmeyecek,aç kalacağız….AK PARTİ’YE 49.5 oy verenlere bu müstehaktır diyen ve Rusya’nın Erdoğan’ı iktidardan düşürecek hayali kuran ve böylece yıllardır başaramadıklarını düşman eliyle başaracak olmanın mutluluğu ve hayaliyle bekleyen gezici hainlerden midem bulanıyor!!!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Peygamberimiz Hz.Muhammed(sav)

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ► Hazreti Peygamber (s.a.v.) Fitneyi Haber Verirken, Bunun Fâsılalarla Kıyamete Kadar Devam Edeceği Hususunu Bilhassa Tebârüz Ettirir, Vurgular. Bu Noktanın Anlaşılmasında En Güzel Örnek, Huzetfe Tu’bnu’l-Yeman’dan Gelen Bir Rivâyettir; Aynen Aktarıyoruz: İnsanlar, Hazreti Peygambere (s.a.v.) Hep Hayırdan Sorarlardı. Ben ise, Bana da Ulaşır Korkusuyla Hep Şerden Sorardım. Bir Defasında: ▬ “Ey Allah’ın Rasülu; Biz Bir Câhiliyet ve Kötülük Devrinde Yaşadık. Allah Bizi Bu Hayırla, İslâm’la Müşerref Kıldı. Bu Hayırdan Sonra, Tekrar Herhângi B...
  • EN BÜYÜK DOKUNULMAZLIK HAKEMLERİN

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    EN    BÜYÜK     DOKUNULMAZLIK    HAKEMLERİN Mevcut  Anayasa  değişiklikleri gündemde iken; bir madde  de, futbol hakemlerine dokunulmasına yönelik, konsa da; biz de şu işten bir kurtulsak... Beklentimiz bu yönde idi. Amma olmadı… Hafta sonları Ülke gündemini en çok meşgul eden konu; futbol  maçları ve  hakemleridir. Verdikleri, vermedikleri kararlar ile; günlerce konuşulurlar... Ülkede bir çok konu olmasına rağmen; onlar hep bir numaradır. Kimse hesap soramaz... Koca, koca başkanlara ceza verilir, onlar kenarda; kıs, kıs gülerler...
  • Allah İçin..

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aşağıdaki iki hadise dikkat edelim. Çok mühim! (İyi işe vesile olan, hayatında ve öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) (Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) Şu halde, günah olan işlere yardımcı olmak, o günaha ortak olmak demektir. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti ...
  • NEREDE DEVLET – BURADA DEVLET

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gururlanmamak mümkün mü? Pazartesi gecesi (16.01.2017) saat 23:40 Reina katliamı sanığını Türk polisi, tek kurşun atmadan kimsenin burnunu kanatmadan, 20 dakikalık bir operasyonla dünyanın en iyi yetiştirilmiş 4 dil bilen DEAŞ’lı terörist (adına kurban ola) Abdülkadir Maşharipov’u hücre evinde, hemde suç ortaklarıyla canlı olarak yakalamıştır. Olaya, bir katil yakalama diye bakarsak gerçekten basit bir vakadır. Ama burda bir katil değil, dünya’yı rahatsız eden ve binlerce insanı katleden, yurdundan, yuvasından eden, dünya’yı yeniden dizayn etm...
UA-36507442-2