logo

reklam

İÇİ BOŞ KUMBARALAR GİBİYİZ


facebook
Hatice ERTÜRK
eflatunyagmur@hotmail.com

Teknolojinin ve akabinde iletişimin artması ile bilgiye ulaşmak da çok kolay bir hale gelmiştir. Psikolojik, edebi, insani, ahlaki, etik düşünce ve davranış kalıpları çoğalmış ve yaygınlık kazanmıştır. Artık internet sayesinde insanlar bilmedikleri hemen hemen her şeye çok kısa sürede ve meşakkatsizce ulaşabilme lüksüne erişmişlerdir. Ayrıca telefonlar sayesinde insanlara ulaşma, konuşma, iletişim kurma pratikleşmiş ve kolaylaşmıştır. İnsanlık bu konularda altın çağını yaşıyor demek hiç de yanlış bir ifade olmaz. Gelgelelim insanlar bunu doğru şekilde kullanıyor mu kullanmıyor mu, bu nimetlerden gereğiyle ve gerektiğince istifade edebiliyor mu bu herkesin farklı fikirde olabileceği ucu açık bir konudur.

 

Kendi penceremden bakacak ve değerlendirecek olursam. Kimi insanın bunları öğrenmek, bilgi edinmek, kendini geliştirmek, insanlarla olan bağlarını canlı tutmak ve sosyalleşmek gibi makul gerekçelerle ve doğru şekilde kullanırken Kiminin (çoğunluğunun) oyalanmak, gerçek yaşamdan kaçmak, gönül eğlendirmek, sorumluluklarını unutup vakit geçirmek gibi boş amaçlar doğrultusunda kullandığını görüyor ve düşünüyorum. Yani kimisi avantajına kimisi dezavantajına talip olmuş. Kimisi olması gerekenin, Kimisi olmaması gerekenin alıcısı olmuş.. Doğru mu yapıyorum yanlış mı diye sorgulamadan üstelik. .

 

Benim özellikle değinmek istediğim konu böyle bir bilgi ve bilim çağında, bilgiye bu kadar kolay ulaşıldığı halde cahil kalınması, ilimin ve bilimin artacağı yerde cehaletin yayılması ,iletişim bu kadar kolay ve zahmetsizken dolayısıyla insani ilişkilerin çok sağlam olması beklenirken kopuk, dengesiz, zayıf olması insani değerlerin gün geçtikçe artmak yerine azalması hatta giderek kaybolması gibi hiç de uzak olmadığımız mevzulardır.

 

Şöyle ki internette hemen hemen herkesin ünlü bilgelere, psikologlara, yazarlara ait güzel ve doğru sözleri, anlamlı ifadeleri, doğru düşünce ve davranış kalıplarını yazıp, alıp, paylaşıp, kaydedip, ezberlemesi fakat çoğunluğun bunları anlamaya çalışma, hayatına geçirme konusunda hiç bir çaba göstermemesidir.

 

Bilgiyi tüketmesi fakat sindirememesidir .Buradan kendime ne kapabilirim, ne alabilirim, ne anlatılmaya çalışılmış, bunları hayatıma geçirirdiğim takdirde bana ne gibi yararları olur tarzında düşünmek yerine hiç de üzerinde durmaması, manasına ulaşamamasıdır. Paylaşılan ve yayılan bir çok içerik düşünüldüğü ve anlaşılmaya çalışıldığı takdirde gerçekten anlamlı ve geliştirici, akla yaktın ve besleyicidir. Çoğumuz ezberci zihniyete sahip olduğumuz ve içselleştirme kavramından habersiz olduğumuz için bunları dilimize pelesenk etmenin ötesine gidemeyiz ne yazık ki Okuma, anlama, hatta dinleme tembelliği almış başını gitmiştir.. Üstelik bir de bir çok doğru ve güzel söze amaaan klişe der geçeriz. Doğrudur klişe olan çok şey var fakat önemli olan klişe dediğimiz şeyleri gerçek anlamda öğrenip öğrenmediğimiz, uygulayıp uygulamadığımız. Biz bunlara daha önce duyup duymadığımız ya da görüp görmediğimiz şeklindeki bakış açısı ile değil Ben bunları ne kadar uyguluyorum, ne kadar hayatıma geçiriyorum bakış açısıyla bakmalıyız ki bizim için klişe olup olmadığı net bir şekilde görülsün.

 

Ben de yazılarımda genellikle güncel konuları, bilinen şeyleri, basit fakat gözden kaçan noktaları ele alıyorum. Anlaşılabileceği oranda yazıp insanlara faydalı olmaya çalışıyorum. Şimdi anne babaya saygıyı bilmeyen, hata yaptığında kabul etmeyen, teşekkürü özürü gönül almayı bilmeyen, imani yönden zayıf ve dar görüşlü insana, zihniyeti yanlış bilgilerle boş ve gereksiz şeylerle dolu insana ben nasıl ve ne için akademik konular anlatayım neden kavrayışının üstünde şeylerden bahsedeyim. Bu insan sıfırın çarpan kuvvetini bilse ne olur bilmese ne olur, dünyada kaç ülke olduğunu, başkentleri, iklimleri, kaynakları bilse ne olur bilmese ne olur kendi iç dünyasından bihaberken. Hiç çocuk emeklemeden yürür mü, gereğince ve yavaş yavaş beslenmeden büyür mü?

 

Ne olur bırakalımm artık şu her yere, her konuya, her alana sirayet etmiş ezberciliği. Bırakalım artık insanlara laf yetiştirmek ve bilmiş görünmek için bilgi edinmeyi. Bırakalım Sayın Doğan Cüceloğlu’nun ifadesi ile ‘MIŞ GİBİ YAŞAMA’ yı, her şeyi biliyormuş gibi, her şeyden haberdarmış gibi, çok harika ve mükemmelmiş gibi hal ve tavırlar içinde olmayı. Bırakalım başka insanların fikir ve düşüncelerini sırf entellektüel görünmek için özümsemeden ve hissetmeden bize ait bir düşünceymiş gibi zikretmeyi. Bırakalım iletişim araçlarını vakit geçirmek maksadı ile kullanmayı.

 

Çok iyi ezberlenmiş fakat bir türlü yaşama geçirilemeyen doğru davranış kalıpları ile doluyuz hepimiz. Bilen ama yapmayan insanlarla dolu ülkemiz. Sık duyduğu şeyleri önemsemeyen düşünme ve anlama zahmetinde bulunmayan kolaycı, tüketici, yüzeysel insanlara dönüşüyoruz hepimiz. Her yerde sevgi, saygı, incelik, nezaket, iffet, sabır gibi bilgiler dolaşırken tam tersi duygu ve düşüncelerle tepkilerle donanmışız. Tepeden tırnağa en küçük kurumdan en büyük kurumlara kadar olan aksaklık, bozukluk, çarpıklık nereden kaynaklanıyor sanıyorsunuz.

 

İmkan çok fakat doğru kullanan pek az. Böyle zenginlikler ve lüks yaşamlar içinde, bilimin teknolojinin durdurulamaz şekilde aktığı bir dönemde, körelen maneviyatımız, körleşen duygularımız var. Ne yazık ki içi boş kumbaralar gibiyiz. Dıştan albenisi olan içi kof meyveler gibiyiz. Lafta allame-i cihan hal ve tavırda yaşantıda sınıfta kalmış bir haldeyiz. Bunları görebilmek ve bilimin teknolojinin imkanlarını gerektiği şekilde kullanıp kendimizi geliştirmek, yenilemek temennisi ile.
Hatice ERTÜRK

Share
235 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
UA-36507442-2