logo

reklam
29 Mayıs 2016

“İçeride ve dışarıda Erdoğan üzerinden Türkiye düşmanlığı yapılıyor.”

Uluslararası Medeniyet ve Siyaset Araştırmaları Merkezi, 27 Mayıs 18.00’de düzenlediği Memleket Meseleleri programlarının dördüncüsünde Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz’ı konuk etti. “Milletin Tarih Yürüyüşü ve Kırılma Noktaları” konusunun işlendiği programda Küçükyılmaz, geçmişten örneklerle günümüzde yaşanan siyasi olaylara farklı bir bakış açısı getirdi.1b90a24c-ff55-4eb0-a2c0-a4c99e29e06e

    Geçmişten kırılma noktalarıyla ilgili örnekler vererek başlayan Küçükyılmaz, şunları kaydetti:  ‘’Sultan Alparslan 1071 Malazgirt Muharebesinde var oluş mücadelesi veririken, her defasında isyanından dolayı  affettiği  kardeşi  Kavurd 4 kez devlete isyan etmişti. Sultan Alparslan bu devlet için ne denli uğraşırken kardeşi taht derdine düşmüştü.  Bu olay bugüne ne kadar benziyor değil mi? İşte bugün tarih nasıl kardeşi Kavurd’u değil de Sultan Alparslan’ı yazdıysa, yarın için de Selahattin Demirtaş’ı yazmayıp Tayyip Erdoğan’ı yazacaktır.

    Yine 1413-1420 li yıllarda Ankara Savaşından sonra düzeni  tekrardan sağlamaya çalışan Çelebi Mehmed’e karşı düzeni bozan Şeyh Bedrettin’in isyanınnı bastırılmasında ‘Halk İrfanı’ devreye girmiştir. 50 yıl sonrasında ise torunu Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederek  ‘Liderliği Kurumsallaştırmıştır – merkezileştirmiştir.’ Bugün de üzerinde tartıştığımız Başkanlık Sistemin de ‘Liderliğin Kurumsallaşması’ gereklidir.”

    Demokratik sistemimizin tarihsel gelişimini ana hatlarıyla anlatan Küçükyılmaz, sözlerine şöyle devam etti. “Bütün bu adanmışlığı, mefkureyi vs. temsil eden bir figür, bir kişi ortaya  çıkıyor. O da ‘lider’dir. Biz de lider eksenli bir millletiz. Bugün içinde bulunduğumuz süreç de ‘Liderliğin Kurumsallaştırılması’ sürecidir. Türkiye’de göreceli olarak yaklaşık 14 yıldır istikrar var. Bu istikrarın en önemli  sebebi, güçlü bir liderliğin olması. Fakat parlamenter sistemde güçlü liderliğin sürekli bir hal alması çok mümkün değil. 14 yıldır elde edinilen kazanımları kalıcı hale getimek gerekiyor. Bunun yolu da ‘Liderliğin Kurumsallaştırılması’dır.

    Şu günlerde Türkiye’nin çıkarları ile Tayyip Erdoğan’ın çıkarları örtüşüyor. Bu nedenle içeride ve dışarıda  Erdoğan üzerinden Türkiye düşmanlığı yapılıyor. Rusya ile kriz çıktığında içeridekilerin kıblesi Moskova’ya dönüyor. Abd’ye gittiğimizde Asala örgütü-Kemalistler-PKK ve FETÖ ekibi hepsi bir arada bizi protesto ediyorlar ve bir şuur bulanıklığı içerisindeler. Bu konuda İmam Şafii’nin güzel bir sözü var diyor ki: ‘’Fitne zamanı düşman oklarını takip edin o sizi Hak ehline götürecektir!’’

    Güçlü liderlik demokrasilerde %50 üzerinde oy alındığında karakterize oluyor. Dolayısıyla başkanlık sistemi bir parlementoyu da içermesi itibariyle parlementer sistemin bir üst sürümüdür. Bu sistem ile parlemento -asli işlevine-yasa yapma işlevine dönecektir.’’

    Küçükyılmaz program gününün önemi itibariyle 27 Mayıs 1961 darbesine de değindi. Küçükyılmaz: ‘’Bugün 27 Mayıs 1961 darbesi Türkiye’de bugünkü sistemi kuran darbedir. Bugünkü sistem, Mustafa Kemal sistemi değil 2. Cumhuriyetçilerin (Cemal Gürsel) sistemidir.’’ dedi.

    Küçükyılmaz: ’’80 darbesi ve 27 Nisan e-muhtıra meclisin bir türlü cumhurbaşkanını seçememesinden dolayı yaşandı. 27 Nisan 2007 de e-muhtıra yayınlandıktan sonra hukümet geri adım atmayıp, milleti hakem yaptı ve cumhurbaşkanının  seçimini halka bıraktı. Cumhurbaşkanını halk seçene kadar -10 Ağustos 2014- yasanın fiilen değiştiği anlaşılamamıştı. Bugünkü sistemde Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve Başbakanlığın çok güçlü olduğu  sistemde yürümek sıkıntı çıkarır. Zira ister istemez çift başlılık ortaya çıkar.

    Türk tipi başkanlık hakkında da konuşan Küçükyılmaz, “Türk tipi sistem: Başkanlığın üniter yapı ile beraber yürüdüğü sistemin adıdır. Eğer Başkanlık Sistemini halk istemezse partili cumhurbaşkanlığı konuşuluyor.  Bu sistem daha önce 1923’den 1961’e kadar uygulanmıştır.  Aslında şunu diyebiliriz:  M. Kemal’in getirdiği sistemi  1961 darbecileri çökertmiştir. İnşallah 27 Mayıs’ın benzerini Cenab-ı Hak bizlere yaşatmaz.’’ dedi.

    Konuşmalarının ardından katılımcıların sorularını cevaplayan M.Mücahit Küçükyılmaz’a, program sonunda kendisi adına Tema Vakfı’na diktirilen fidanların sertifikası UMSAM-Siyaset Kurulu Koor. Mert Ödeş tarafından takdim edildi.

Share
281 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2