logo

HÜRRİYET SEÇİMLERLE HÜR OLDUĞUNU GÖSTERİR


facebooktwitter
Abdurrahman YEŞİLDAĞ
abdurrahmanyesildag13@gmail.com

Genel seçimlere iki ay kadar bir süre kalmışken Siyasi çekişmeler her geçen gün daha hareketli, rekabet ortamına açık ve seçim vaatleri ile devam etmektedir.Tabiki çalışan kesimin gözü kulağı Hükümetin yapacağı çalışma hayatı ile ilgili müjdelerde.Özelikle özelleştirme mağduru olan ve çalıştıkları kurumlarında herhangi bir özlük hakkına sahip olmayan 657 nin 4/ c statüsüne göre çalışanlar. Artık sesimiz duyulsun diye Hükümete seleniyorlar,seçim öncesi müjdeli haberler bekliyorlar.Taşeron çalışanlarda her defasında, çözülecek denen kazanımlarının bir an önce netliğe kavuşturulmasını istiyorlar.

Sözün kısası bütün çalışan kesim acil olarak Hükümetimizden müjdeli haberlerle mağduriyetlerinin bir an evel giderilemsini talep ediyorlar.Bir yandan ekonomi ile ilgili planlar açıklanırken diğer taraftanda, Partilerin aday belirleme süreçleride aynı hızla ve titizlikle devam etmesi bunun diğer önemli tarafı.                                                         Tabiki burada bütün siyasi partilerin önemle üzerinde durduğu ve partiler için hayati önem taşıyan bir mesele olan adayın kim ve nasıl birisi olacağı.Burada gerçek olan bir şey Ak Partiye aday başvurusunun tarihi rekorlara imza attığıda bilinmektedir .Ön seçimler derken stk ların görüşü ve teyamül yoklamaları derken.Taktiksel hareketler ardı ardına yeni mobile casino eklentilerle sürece dahil olmakla birlikte. Dikat çeken bir husus ki bu daha önceki seçimlerdede aynen olduğu gibi bazı partilerin zayıf oldukları bölgelerde yine muhalif bir partiyle bir birlerinin adaylarını desteklemeleri.Yani seçim öncesi itifaklar.Bilinen bir şey varki seçimler bir yarıştır.Yarışın kazananı ise halk nazarında en iyisidir.

Bu seçimin Türkiye Cumhurriyet Tarihin nin gelmiş geçmiş en önemli seçimi olduğunu bilmeyen kalmamıştır.Tabiki burada siyasi partiler aday belirleme süreçlerinde gönülleri fetih edebilecek karizma ve hitabete sahip,Halkın dilinden anlayan ve halkın içinden. Bir nevi akilane aday olmasına dikkat etmeleri gözlerden kaçmıyor.Özellikle çözüm sürecinin baş aktörü ve mimarı olan Ak parti diğer seçimlerde nasılki zaferlerle çıktıysa .Bu seçimin daha da önem arz etiğinin hesabını yaparak.Başkanlık sistemine geçebilinmesi için seçimden dörtyüz vekille çıkması gerektiğini ve Bir tek oyun bile önemini her platformda anlatmaktadır.Artık anlaşılan bir şey varki Partiler vekil seçerken bu vekilin seçildiği partisinin tüzüğüne akdine bağlı kalması önem arz etmesi kadar.Aynı şekilde bir nevi seçilecek kişinin seçildikten sonra işine gelmediği zaman ve kimseye hesap vermeden. Bütün planları alt üst edip, Kendisine oy veren seçmenin kendisini temsil etmesini istediği fikri zikri ve desteklediği partisinden istifa edip. Bağımsız yada başka partiye transfer olmasının önüne geçmek için bir yol buluna bilse hiçte fena olmayacaktır.

Burda bir şeye dikkat etmek gerekli olduğunu söylemek isterimki.seçilen her kim olursa olsun halka hesap vermek zorundadır.Eskiden seçilene kadar seçildikten sonra halkın seçtiği mebus kimseyi tanımazdı ki bu filmlere bile konu olmuştu.Diyoruzki mademki adaysın o zaman o partinin akdine sadık kalmalısın ve birer mihenk taşı misali projelerinle çalışmaların ve hizmetlerinle gözleri ve gönülleri doldurmalısın.halkın sana verdiği oy desteğini hakkıyla kullanmalısın yoksa bu bir vebaldir.

Ve diyoruzki;                                                 Konuşmaya değer olanlarla konuşmazsan,insanları yitirirsin.Konuşmaya değer olmayanlarla konuşursan, sözcükleri yitirirsin.Bilenler ne insanları yitirirler,nede

sözcükleri…(Konfüçyus)

 

abdurrahman YEŞİLDAĞ

 

Share
650 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2