logo

reklam

Hoşça kal Gözüm, Hoşça kal Ankara’m!


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Hoşça kal gözüm, hoşça kal Ankara’m, hoşça kal sevdiklerimizi bizden alan alana…

 

*

 

Ankara’da ki sivil insanlara yapılan saldırıyı duyduğum anda, vicdan ve de izan sahibi olan tüm insanların içinde ne gibi duygular uyanıyorsa, benim yüreğimin derinliklerinde aynı buruk, aynı üzüntülü, aynı parçalanmış duygular uyandı.

 

*

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin karşılaştığı en dehşet verici saldırılardan bir tanesi ile karşı karşıya kalındı. Yüreklerimizden ziyade bedenlerimiz yeniden parçalandı; acılarımız yeniden ve yine tazelendi. Kaos ve panik havasıyla birlikte Türkiye adeta yangın yerine çevrilmek istenmektedir.

 

*

 

Dehşet verici duyguların ve üzüntülerin en kötü olan adeta birbiri içine kenetlenmiş olan iki duygu. Türkiye Cumhuriyeti ülkemizin ve de bütün insanlarımızın geleceğine ilişkin olan o derin kaygılar.

 

*

 

Bu güzelim Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi coğrafyasını, kardeşliğini, dostluğunu, insanlığını, Müslümanlığını adeta lime lime etmek, her geçen gün bir kez daha parçalamak, bir kez daha bombalamak, bir kez daha kanatmak istiyorlar. Çocukların ellerine verilen oyun hamuruna benzer şekilde istedikleri gibi şekli vermek, istedikleri gibi at koşturmak istiyorlar. Bütün ölümlerimize, bütün ölülerimize, bütün farklılıklarımıza, bütün kavgalarımıza rağmen her seferinde yarattığımız “biz’i” bizlere unutturmak istiyorlar. Ülkemizin onca güzelliğini, yaşadığımız güzelliklerimizi, kardeşlerimizi, Müslümanlığımızı bizlerin elinden almak ve de parçalamak istiyorlar!

 

*

 

Hoşça kal Ankara!

Ankara! Sen ki her daim gri tonunun renginden olan nadide bir şehirdin. O vicdansızlara, o haysiyetsizlere, o zalimlere, kendini bilmezlere neden izin verdin seni kapkara bir dumanla kaplamalarına? Renk cümbüşü olan Ankara! Senin o renkli cümbüş hayallerine yakışmadı siyah kırmızı. Neredesiniz, neredesiniz, güvende misiniz, sağ mısınız soruları hiç bu kadar derin bir endişeyle sorulmamıştı hiç kimseye. Yüzümüzdeki derin korkularla yüreklerimizde de patlar oldu her bomba haberleri. Yalnızca bir şehirde sadece ve tek bir hüzünle öncelikle sevdiklerimizin sonrasında da hiç tanımadığımız mazlum insanların isimlerini bilmediğimiz insanların derdine düşer olduk. İçimiz korkuyla kaplandı. Ya aradığımız kişi ya da kişiler bizlere cevap vermezse? Ya bizler onlara ulaşamazsak? Ya bizler elimizde ki telefonla arayamazsak bir gün hiç kimseyi? Önce kapkara bir duman, sonra cehennem ateşinden bir kızıl, sonrasında yürekleri parçalarcasına olan çığlıklar, kapkara zift gibi bir karanlığa kapanan o renkli gözler. Sessizlik, bir an sessizlik, derinden bir sessizlik. Bu ölüm değil. Bu ölümden de beter bir şey. Bu derinden derine bütün damarlarını kemiren bir vahşi. Bu zifiri karanlığın o siyahın ölüm tonu. Hayattayız lakin derinlerde bir yaramız, kanayan bir yanımız var. Kötünün iyisi miyiz bizlerde? Buna da yaşamak denirse! Karanlığın ardından yaşamak denirse buna. Bizler ölmedik, bizler o duraklarda durmadık, bizler sağ kaldın lakin siyah ve kapkara bir dumanla kaplı olan bir yürekle baş başa bırakıldık. Ankara, bilir misin sana gri rengin tonu daha çok yakışıyordu. Kırmızı da paramparça olmuş olan bedenlere değil sadece ve sadece birinin yüzünü güldürecek olan güllere!

 

*

 

Bombalarla masum gencecik fidanların kanlarıyla inşa edilmeye çalışılan “korku ortamlarının” mimarileri o kanlı ihale üstlenicileri itaat edilmesini istiyorlar. Korkuya itaat edilmesini…

Bu savaşlara hep birlikte umutlarımızı her geçen güne nazaran daha çok yeşerterek, filizlendirerek, hep beraber koruyarak, savaşlara, bombalara inat barışın gerçekliğini yücelterek kazanalım. Ve sadece böyle bir şekilde huzura eriştirebiliriz bitmek bilmeyen kaoslara kurban verdiğimiz masumların ruhlarını.

 

*

 

Yüreklerimizi her daim parçalayan, yurdumuzun, topraklarımızdaki birlik ve de bütünlüğüne yönelik gerçekleştirilmiş olan her türlü olayları derin bir şekilde kınar, yaşamlarını kaybetmiş olan insanlara Cenabı Allah’tan rahmet, yaralanmış ve de yaralı olarak hastanelerde tedavi altında olanların tümüne acil şifalar dilerim.

 

*

 

Hoşça kal iki gözüm, hoşça kal Ankara’m, güzellikler içerisinde kalman dileğiyle…

Yaşasın ölümsüz bir dünya!

Sevgiyle Kalın…

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

Share
535 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
UA-36507442-2